''Doğuştan kaynaklı işitme kaybı, genetik olabiliyor. Ana rahminde annenin kullanmış olduğu bazı ilaçlar, kimyasallar, gıdalar veya konjenkteal yani organ gelişim aşamasındaki bir sıkıntıdan dolayı bebekte işitme kaybı olabiliyor. Bu bebekler, doğduklarında hiç ses duymuyorlar. Bunun, mutlaka hemen tespit edilmesi gerekiyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe ve Marmara Üniversiteleri'nde başlatılan 'Yeni Doğan İşitme Taraması' bu açıdan çok önem taşıyor. Bu tarama ile bebeğe doğar doğmaz bir saat içinde işitmenin olup olmadığı belirleniyor.
Bunun dışında cihaz, doğum sonrasında çok yüksek ateşli hastalık ya da uzun süreli sarılık hastalığı geçirilmesi sonucu işitme kaybı olanlara takılabiliyor. Menenjit hastalığı sonrasında çocuklarda işitme kaybı yaygın görülüyor.
Ayrıca, postringval denilen tüberküloz tedavisi görenlerde, öz bağışıklık sistemi bozukluğu bulunan hastalarda, ağır ilaç kullanımı sonrasında ve Behçet gibi kimi hastalıklarda da işitme kaybının ortaya çıkması sonucunda da biyonik kulak hastalara uygulanabiliyor.''
Göksu, biyonik kulağın takılabilmesi için hastanın mutlaka iç kulağında salyangozun ve işitme sinirinin bulunması gerektiğine işaret ederek, ''Salyangoz tam olmasa bile bir yere kadar sonuç alabiliyoruz'' diye konuştu.
BİYONİK KULAK NASIL TAKILIR?
Göksu'nun verdiği bilgiye göre, biyonik kulak takılması cerrahi bir işlem gerektiriyor. Biyonik kulağın iç yapısı, cerrahi operasyonla takılıyor.
İç parça, iç kulaktaki salyangozun içine döşenen bir elektrot özelliği taşıyor. Salyangoz açılarak ilgili elektrot deri altına gömülüyor. İç parça yerleştirildikten yaklaşık bir-iki ay sonra dış parçayı takılıyor.
Dış parça ise ses işlemcisi olarak görev yapıyor. Sesi alıyor, frekanslara ayırıyor, kablolara veriyor, kablodan radyo frekans enerjisine dönüştürüyor. Dışardan deri altına konulan ayrı bir bobin aracılığıyla ve iç kulağa döşenen elektrotlarla doğrudan sinir uçları uyarılıyor. Bu şekilde, hastanın sesi duyabilmesi sağlanıyor.
İç kulağı ve işitme siniri olmayan hastalara da biyonik kulak yerine ''işitsel beyinsapı implantı'' takılıyor.
Uygulama, beyin ameliyatını içeriyor. Hastanın kafatasında bir delik açılıyor ve beyin zarı kesiliyor. Beyincik itilerek, beyin soğancığının biraz aşağı kısmına elektrotlu cihaz takılıyor. Yani, elektrot doğrudan beyine saplanıyor. Elektrottun bağlantı ise iç kulağa takılıyor.
Biyonik kulak ile hastanın kelimeleri yani sözcüğü ayrıştırma oranı sıfırdan yüzde 70'lere çıkabiliyor. Beyin sapı implantında ise başarı implantın hastanın konuşmayı öğrendikten sonra uygulanmasına paralel olarak sıfırdan yüzde 70'lere çıkıyor. Dört yaştan önce uygulamanın yapılması halinde biyonik kulak kadar başarılı sonuçlar elde edilemiyor. Beyin sapı implantı takılan hastaların, kafasını çarpmamaya özen göstermesi gerekiyor. Çarpma halinde ise cihazın kırılma ve tekrar ameliyat olma durumu söz konusu olabiliyor.
haber5