Metin Arslan, Derviş Genç:
14. Daire, baraj projesinin alt ve üstyapı tesislerini Çevre Etki Değerlendirmesi’nden (ÇED) muaf tutan Başbakanlık genelgesinin yürütmesini durdurdu. Danıştay kaynakları, kararla Ilısu Barajı’nın yürütmesinin durdurulmadığını, baraj yapımında kullanılan, kum ve taş ocağı gibi tesisler için ÇED raporunun zorunlu kılındığını kaydetti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Ilısu Barajı projesinin daha hızlı ilerlemesi için 4 Nisan 2012’de genelge yayımlanmıştı. Genelgedeki talimatlardan biri de bütün altyapı ve üstyapı inşaatları için gerekli tesislerin ÇED sürecinden muaf tutulmasıydı.
Çevre ve Orman Bakanlığı, 14 Nisan 2011’de Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’ni yeniden düzenleyerek Ilısu Baraj projesini muafiyet kapsamına aldı. Bakanlığın ardından Başbakanlık da 4 Nisan 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan genelge ile projenin gerçekleşmesi için malzeme ocakları, bağlantı yolları, enerji nakil hatları gibi tüm alt ve üstyapı inşaatlarının da ÇED’den muaf tutulmasına karar verdi. Bunun üzerine, TMMOB Mimarlar Odası ve Peyzaj Mimarları Odası, geçtiğimiz mayıs ayında dava açarak genelgenin ilgili maddesinin iptalini ve yürütmeyi durdurma kararı alınmasını talep etti. Danıştay 14. Dairesi, odayı haklı bularak projeye ÇED zorunluluğu getirilmesine ve yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Başbakanlık, kararın tebliğini izleyen 7 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edebilecek. İtiraz halinde karar bu kez de kurulda görüşülecek.
Kararın son derece önemli olduğunu belirten avukat Emre Baturay Altınok, “Büyük bir çevresel ve kültürel yıkıma sebep olacak projenin artık çevre etki değerlendirmesi sürecinden geçmeden inşa edilemeyeceği anlaşıldı. Kararla sadece altyapı ve üstyapı tesislerinin değil enerji nakil hatlarının da ÇED olmadan yürümeyeceği ortaya çıktı. Kararın acilen uygulanması için girişimlerde bulunacağız.” dedi. Ilısu Baraj projesinin Dicle Nehri ile 12 bin yıllık Hasankeyf’i tehdit ettiğini ifade eden Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz ise baraj projesinin, ulusal ve uluslararası kanunlarla sözleşmelere tamamen aykırı olduğunu sözlerine ekledi.
Zaman