Nazarı celbetmek

Hüseyin EREN

"En mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir Tarık-i hakikat, en makbul bir dua-i manevi, en kıymetli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en safi bir ubudiyet…"

İhlasın görüntüsü nedir, nasıl anlarız sorusunun cevabı Hafiz Ali'nın tavrında gizli, gerçekte gizlilikten çıkmış aşikarlaşmış!

"İhlas, şeytanın fark edemediği, meleklerin bilmediği, kul ile Allah arasında bir sırdır" şeklinde olduğu gibi "Allah'ı sevdiği kulun gönlüne verdiği sırdır" şeklinde tarif edenler de var.

Ne yaptı Hafiz Ali? Üstad Bediüzzaman, Hüsrev abinin kalemini övdü, Ali abi bundan erinmedi, gücenmedi, kıskanmadı hatta sevindi. Çünkü onun kalemi daha çok hizmet edeceğinden memnun oldu, nefsini değil hizmeti öne aldı.

İhlas böyle bir şey.

Kurtuluş onda, necat onunla; Hafiz Ali'nın akıbeti, Münker ve Nekir meleklerine verdiği cevap malum. Çok amel değil öz amel, ameli özleştirmek. Kabuktan maksat içteki meyve, öz; öz yoksa kabuk yakılır.

İhlası verecek Rahman ve Rahim olan Allah'tır; kula düşen eksikliğini hissetmek, bunu dert edinmek, bunun için cehdetmek, mücadele etmek, gayret etmek...

Böyle dert yoksa aynı hal devam eder, rutinleşir, sıradanlaşır; ibadetler öyle, dualar, zikirler, tesbihatlar, okumalar, sohbete gitmeler, camiye gitmeler öyle...

Ramazan ayı bunun fırsat zamanı; seksen senelik bir ömür içinde gizli, o ömrü bulmak o ihlas sırrını yakalamak büyük kazanç...

Üstad Barla Lahikası'nda Re'fet abiye yazdığı mektupta "Şuhur-u şelase çok kıymettardır; Leyle-i Kadrin sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte, en efdal şeylerle meşgul olmak lazım geliyor" der ve ona ne yapması gerektiğini söyler.

En efdal şey kişinin konumu, şartları zamanına göre değişir, o arayacak bulacak! Arayış, cehd, gayret...

Günlük hayatta ne derece ihlas içinde olduğunu anlamak isteyen, aynada kendine bakması yeterli. "İhlas Risalesi" bir ayna, onu kendine okuyan kendini görür, notunu verir, ona göre konum ayarlarını düzenleyerek yürüyüşünü sürdürür.

Böyle dert yoksa deva da yoktur. "İhlas Risalesini" okumak, hatta ezberlemek bile o dert edinmek nispetinde olur, çok okumak değil öz okumak, özü okumak, zamanın kadrini bilerek "kadir gecesine" erişmek, her gecede gizli "kadir hakikatini" bilmek ve yaşamak için okumak, düşünmek, tefekkür etmek... Zikir ve tesbihat, istiğfar ve tövbe ile süslemek...

Kur'an'la meşguliyeti çoğaltmak... Umulur ki Rabbimizin Rahmet nazarını celb ederiz vesselam.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.