Ne çeşit insan ne çeşit bakış ne çeşit nazar ne çok fikir ne çok hâl var... Renk renk, ses ses... Irklar da öyle değil mi kimi sarı kimi siyah kimi buğday rengi kimi başka renkte başka dilde, başka coğrafyada...
Durağan değil akışkan değişkenlik sürüp gidiyor, meslekler farklı meşrepler farklı, onlar da zaman içinde farklılık arz ediyor...
Kimisi o yolda kimi bu yolda, kimi onun peşinde kimi bunun, başka başka görünse de kök aynı, dallar farklı, çiçeklerin ucundaki meyve aynı!
Arı bal için kaç çiçek gezer? Sadece çama, sadece kestaneye giden de var, neticede hepsi bal!
Niyet ihlas, gayret...
Kimi çiçek balı sever kimi çam balı, kime ne!
"Gel onları seyreyle" yorumsuz, sessiz, sözsüz seyreyle...
İhtilaf kime ne kazandırır, samimi ittifaktan kim ne kaybeder? Ümmet bal bekliyor, hem de acil. Kudüs öyle, Keşmir öyle hatta dünyanın diğer yerleri!
Damla içinde derya saklı, bazen de derya damla içine gizlenir...
Bakışı 360 dereceye çıkarmak bütün renkleri görmektir, değişime şahitlik etmek... Ya 15 derece ne görür? Keza 30 derece, 45 derece... Ötesini inkar ederse mesuliyete bile girer, adaletten, hakikatten uzaklaşabilir...
Irk asabiyeti, meslek taassubu... Kin, kibir, çukurlara düşmek... Dereceleri düşürür, daraltır, çürütür...
Dünyada cereyan eden hadiseler, sokakların hali "Bir" de buluşmayı hatırlatıyor, ihtar ediyor, zorluyor!
Tenkis edici değil teşvik edici tenkide ihtiyacımız var hem de çok!
Esma-ül Hüsna bir tane değil çok. Hangi isme tutunursan kurtulursun, ondan diğer esmalara geçmek ittihadı sağlar, ahengi getirir, bütünlüğü gösterir...
Maksat Hak olan Allah'ı bilmek, sevmek, rızasını kazanmak... Af dilemek...
Lafz-ı "Allah" ismi azam, bütün isimler ve sıfatlar O'nda toplanır, bütün isimler ve sıfatlar O’nu tavsif eder...
"La ilahe illallah." İlah yoktur, sadece Allah vardır der... O’na giden kapı sonsuz, isteyen istediği kapıdan gider, "deme o niye öyle, bu böyle...”
Sidretül münteha boyutlarının bittiği nokta, mesleklerin, meşreplerin bittiği yer... Masivanın sonu, "İmkan"ın bitişi."
En büyük makam, "kulluk" makamı, "Abdühü ve Resuluhü" neyi hatırlatıyor?
Makam yarıştırmak, şerit sataşmalarına girmek muhabbeti, uhuvveti, ittihadı bozar, bal üretilmez, hal yaşadığımız hale dönüşür, şehirleri korumakta zorlanırız vesselam.