Bayramı taşımak

Hüseyin EREN

Bayram buluşmaları kaynaşmalar, ziyaretler, cemiyetlere katılmalar, bunun için mekan değiştirmek... Bedene ağır gelirken ruha ve gönle iyi geliyor, bir nevi tedavi olunuyor, latifeler arınıyor, zihin duruluyor... Her ne kadar sürpriz olumsuzluk yaşansa da!

Dikensiz olur mu?

Bazıları adeta nerede geleceği belli olmayan kurşun gibi ani refleksle savundun savundun yoksa yaralıyor, iyileşmesi bir kaç gün sürüyor; insaflı olmaya çalışır, kendinde suç ararsan... Aramazsan karşı tarafı suçlamakla enerjini harcar, vaktini öldürür, olumsuz hali yaşamayı sürdürür, günah yükünü arttırırsın!

Değer mi?

İçte acı yaşatıyor, gönül akışını bozuyorsa bir şeyler iyi gitmiyordur, tedavilik durum vardır, hoş hep öyle olmaz, insan değil miyiz, hele insafsız birine denk gelinmişse...

İşin içinden çık çıkabilirsen...

Uzaklaşmak bir çare, içten söküp atmak hiç de kolay değil, akışa bırakmak başka şeylerle meşgul olmak, ulvi işlere yönelmek...

Belki bizi manen yükseltir, miskinliği atar, teyakkuza getirir... Sabırla en az zararla atlatılmışsa nefsi gemlettiği, manevi mükafat geldiği, bir nevi ahiret sevincini erken yaşattığı vakıa...

Bu kıvama gelen hadiseler içinde terakki ediyor, "en makbulü kişinin kendini terbiye etmesidir" makamına erişiyordur. O niyet ve gözlükle bakıyorsa… Bakmıyorsa ondan şikayet bundan şikayet... Ömür badı heva gider...

Kurşuna hazırlıklı yaşamak...

Aküyü doldurmak, azaldığını fark edebilmek, bu inceliğe erişmek...

Hep bayram, hakiki bayram...

Ne ki o kıvamı kaybettiğimiz, ondan uzaklaştığımız vakıa, mutsuzluğumuz, huzursuzluğumuz ondan değil mi?

Dikkat, nazarlar önce kendine çevirmek, zikir, fikir, cehdini çoğaltlmak, ilim meclislerini zikir meclisleri devam etmek, halleşeceği, sohbet edeceği bir kaç arkadaş dost bulmak...

Rol model ağabeyler, büyüklere ruhen yakınlaşmak muhabbetle olur, fıtri akış kendini belli eder, o belli ediş gelinen seviye kadardır, hevesle olmaz...

Onlar elden tutar ancak uzatılan eli tutar, elimiz nereye uzanırsa oradan bir şeyler gelir... El, ayak, göz, gönlün kıblesi ne ise gelecek karşılık da ondan başka bir şey olmayacaktır...

Onun için ansızın gelecek kurşunlara hazır olmak, uyanık olmak, tedbirli olmak, onları savurmak... Bayramı geniş bir alana, uzun bir zaman yayar hatta ebediyete taşır vesselam...

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.