Şark Yıldızlarından Biri: H. Mirza Demir

Hülya YAKUT

Bazı insanlar, iz bırakır.

Ardında güzel söz bırakır.

İşte onlardan biriydi H. Mirza Demir ağabey.

İlk gençlik yıllarımın, hizmet kahramanlarından biri de oydu. Meral Akıncı abla, daha sonraları Dr. Nursel abla yönümü ve gönlümü Nurlara çevirmeme vesile olan iki hanım olarak hatıralarımda müstesna yer tutar. Bunu her fırsatta dile getiririm zaten.

Ama o yıllarda hanımlarla diyaloğ noktasında, hizmet erbabı hem tedbirli, hem temkinli idi.

Birebir sohbet edilmez idi.

Belki kolejli olmamdan, belki babamın tavrından, belki yazmaya meyilli oluşumun anlaşılmasından, H. Mehmet Uçar ve H. Mirza Demir abilerin yakın ilgi göstermelerinden biraz çekinerek, biraz şaşırarak, biraz da meraktan onları dinlemeye ve anlamaya çalışırdım.

Bazan kızardım da.

Kolejli olmamı tasvip etmezlerdi. Bu hususta babamı etkiledikleri sıkca vaki olurdu. Sancılı eğitim hayatımın müsebbibi olarak onları görsem de, samimiyet ve ihlaslarını hissederdim.

Bu yüzden saygım daha ağır basardı.

Kardeşimin sünnet cemiyetine Batman cemaati topluca katılmıştı. Babam “kılık kıyafetinize dikkat edin, beni mahcup etmeyin, ortalıkta gözükmeyin” deyince bunu emir telakki etmiştik.

Hatta hanım davetlilerle toplu bir fotoğrafımız var. O günün ruhunu adeta sabitlemiş gibidir. Kimi zaman bakıp bakıp gülümserim.

Biz başlarımızı örtüp, babamı mahcup etmeyelim demiş, göstermelik de olsa tesettüre girmiştik... de… Annem o günün ve halin cezbesiyle üç yaşındaki kardeşimin de başını kapatmıştı.????

Diyarbakır’a gelişlerinde misafirimiz olurlardı. Kimi zaman ailece, kimi zaman yanlarında gelen birileriyle.

Evimiz adeta kardeş evi gibiydi. Çekinmeden, teklifsiz.

Bu ziyaretlerde mutlaka benimle sohbet eder, anlatır anlatırlardı.

Aynı hakikatleri, ısrarla ve tekrarla anlatırlardı.

Şimdi düşünüyorum da, bıkıp usanmadan iman hakikatlerini anlatmaları boşuna değilmiş.

Yıllar sonra yolumuz Bursa’da kesişti. Yine ara ara görüşmelerimiz oldu. İftar davetlerim oldu. Değişen bir şey yoktu. Yaşı hayli ilerlemiş bile olsa Mirza abi anlatıyor, anlatıyordu.

İmanı, Muhammedi ahlakı, hizmeti, gayreti, sebatı, uhuvveti, muhabbeti anlatıyordu. Aziz Üstadımızı, O’nun izinden giden mübarekleri anlatıyordu.

İnsanın hayatına çok insan girebilir. Çok insanla yer, içer, teşrik-i mesaide bulunabilir. Ama müsbet manada çok az insan iz bırakır. İşte rahmetli Mirza abi onlardan biriydi.

Doğu bölgesinin hizmet kahramanları birer yıldız gibi gelip geçtiler.

İz bıraktılar. Gayretleri, cehdleri, sabır ve metanetleri, dirayetleriyle.

Söz bıraktılar. Unutamadığımız, belleğimizde halâ ter-u taze kalan.

Makamı nur, arkadaşı Üstad, şefaatçisi Peygamber (asm) olsun.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.