Hükümete şahin, askere güvercin!

Hasan CEMAL

Hükümetin anayasa değişikliğine ilişkin paketi genel olarak olumlu. Demokratikleşme ve hukuk devleti açısından bugünkü durumla mukayese edildiğinde artılar ağır basıyor.
Anayasa değişikliği ve referandumla ilgili olarak daha çok yazılıp çizilecek.
Ben önce bir konuya değinmek istiyorum.
Anayasa paketi çıkar çıkmaz, yargıdan son derece olumsuz sesler yükselmeye başladı.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Hakimlar Savcılar Yüksek Kurulu Başkan vekili Kadir Özbek, hükümetin öngördüğü anayasa değişikliklerini yerden yere vurdular.
Muhalefet sözcüleri de onlardan aşağı kalmadı.
Hep birlikte hukuktan, yargı bağımsızlığından söz ederek hükümetin ne kadar yanlış yolda olduğunu söylediler.
Olabilir.
Elbette herkes kendi görüşünü açıklayacak, kendi doğru bildiğini savunacak.
Başka türlü olmaz.
Ama bir nokta var.
Yargı ve muhalefet sözcülerini televizyonda dinlerken, dün sabah basında eleştirileri okurken bir an düşündüm.
Kendi kendime sordum:
Yargının bağımsızlığına, hukuk devletine bu kadar düşkün olanlar, asker söz konusu olduğunda neden suskunlaşıyorlar acaba?..
Kısaca anlatayım.
Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk hakkında dava açılmış durumda.
Bir ‘terör örgütü’ne üye olmakla suçlanıyor. Hakkında istenen ağır hapis cezası 5 ile 10 yıl arasında. Üstelik davanın bir numaralı sanığı...
Ama hâlâ görevinin başında.
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesine göre, Milli Savunma Bakanı tarafından görevinden alınabilir.
Ama kaç hafta geçti, alınmıyor.
Ayrıca, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ sürekli konuşuyor, Orgeneral Berk’i savunuyor, gazetelerin manşetlerinde dolaşan demeçlerinde Komutan’a kefil olduklarını açıklıyor.
Bir yanda iddianame... Bir yanda hukuk... Öbür yanda Genelkurmay Başkanı...
Genelkurmay Başkanı, hukuka saygılı mı?
Yoksa hiçe mi sayıyor?
Hukukun üstünde mi?
Bunun için mi, yargı üzerinde baskının daniskasını uyguluyor?
Ne düşünüyorsunuz?..
‘Terör örgütü’ne üye olmakla suçlanan, hakkında ağır hapis cezası istenen bir kişiyi, bir Komutan’ı kamuoyu önünde savunmak, ona kefil olmak, görevinde bırakmak acaba hukukun neresine sığıyor?
İddianame hazırlanmış, mahkeme kabul etmiş, dava açılmış... Genelkurmay Başkanı diyor ki:
“Biz bu iddianameyi beğenmedik, biz komutanımıza kefiliz!”  
Eee?..
Yargının yoksa askere iddianame beğendirmek gibi de bir görevi mi var? Sonunda kararı verecek olan mahkeme heyeti, yargıçlar değil midir?
Yoksa asker hukukun üstünde mi?.. Yoksa askerin kendi hukuku mu var?..
Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un gazete manşetlerinde dolaşan açıklamalarından anlaşılan o ki, asker kendini hukukun üstünde görüyor.
Öte yandan hükümetin anayasa değişikliği paketi ise, bazı bakımlardan askeri hukukun içine çekebilecek düzenlemeleri öngörüyor.
Acaba, yargının ve muhalefetin önde gelen sözcüleri, bu nedenle mi anayasa değişikliği paketine karşı çıkıyorlar?
Kıyameti koparıyorlar?
Eğer öyle değilse, Genelkurmay Başkanı’nın tutumuna hukuk devleti, hukukun üstünlüğü açısından neden karşı çıkmıyorlar?
Söz konusu asker olunca mı suskunlaşıyorlar?
Asker, hukukun üstünde mi?
Asker, hesap vermeyecek mi sivil yargı önünde?
Bu konuda neler düşünüyorsunuz Sayın Yargıtay Başkanı, Sayın HSYK Başkan vekili?..
Ne düşünüyorsunuz gerçekten?..

Milliyet

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.