Hiperaktiflik yaramazlık mı, yoksa hastalık mıdır?

Hamide HATİPOĞLU

Bazı çocukların çok fazla hareketli ve yaramaz olduğunu görürüz. Bazı anne- babalar hangi yöntemi denerlerse de çocuklarının yaramazlıklarıyla baş edemediklerinden bahsederler.

İki aile bir arkadaşıma yemeğe gittik. Ben onlara daha uzak bir semtte oturduğum için daha az görüşüyorum. Ev sahibi aile ile daha resmi bir konumdayız. İkinci aile aynı apartmanda oturuyor, ev sahibi ile daha sık görüşüyor ve daha samimi idiler. Evin 5- 6 yaşlarındaki oğlunun yaptığı yaramazlıklar had safhayı ulaştı. Çocuğun saldırgan davranışları komşu bayan misafir üzerine daha fazlaydı. Bana fazla yaklaşamıyordu.

Anne baba, çocuğa:
- Oğlum yapma, etme, dur dediler, olmadı
Mantıklı bir şekilde konuşup ikna etmeye çalıştılar, olmadı.
İlgi alanını dağıtıp dikkatini başka yerlere; oyuncaklara, televizyona çekmeye çalıştılar olmadı.
Çocuğa defalarca uyardılar, o da olmadı.

Çocuğa kendi haline bıraktılar. Çocuğun olumsuz davranışının dozu her yöntemden sonra daha da arttı. Tükürükleri üzerimize yağmur gibi geliyor, arkasından eline geçirdiği oyuncaklar, sandalyeler, servis sehpaları havalarda uçuşmaya başlayınca anne-babanın bağırma ve çığlık sesleriyle film koptu. Gerisini hatırlamıyorum. Komşuları bayan eve gidince duş almak şart oldu dedi. Bende bir yerimiz yaralanmadan biz kalkalım dedim, müsaade isteyerek oradan ayrıldım.

Bu tür davranış gösteren çocukların genellikle hiperaktif olacağı düşünülmeli, uzman bir doktora götürülmelidir. Bu çocuklarda da genellikle dikkat eksikliği görülür.

Verdiğim seminere katılan iki anne vardı ve çok samimi idiler. Birinin çocuğu benim gözlemlerime göre hiperaktif davranışlar gösteriyordu. Çocuğun haftalık çalışmalarında da eksikler oluyordu. Dikkat eksikliğinin de olabileceğini söyledim. Konuşup paylaşımlarda bulunurken çocuğuna psikiyatriye götürmesini istedim. Anne benim tavsiyelerimi göz ardı edip çocuğunu İlköğretim birinci sınıfa başlattı. İki annenin de çocuğu aynı sınıfta, aynı öğretmende okumaya başlamışlar.

Öğretmen sınıf ortamında yaramaz olan çocuğa hangi yöntemi uyguladıysa da çocuğun davranışında hiçbir düzelme olmamış. Çocukla baş edemeyen öğretmen çocuğa şiddet uygulamaya başlamış. Bunun üzerine çocuğun derslerine karşı ilgisi daha azalmış. Okula bile gitmek istemeyecek bir duruma gelmiş.

Anne hale çocuğunun psikiyatriye götürmemek için öğretmene çocuğunun hiperatif olabileceğinden bahsetmemiş. Çocuğun okuldaki başarısı da her geçen gün düşmüş.
Bu durumu görmezlikten gelemeyen samimi arkadaşı dayanamamış. Çocuğun durumunu öğretmene anlatmış. Öğretmen de çocuğun ailesini çağırarak:

“Ali’nin durumundan keşke okulun ilk günlerinde bahsetseydiniz. Ben çocuğun davranışlarının yaramazlık değil de hastalık olduğunu bilseydim çocuğa daha farklı davranırdım, çocuğunuzda bu kadar yıpranmazdı” demiş.

Çocuklarımızda görülen hiperaktifliğinin hastalık mı, yaramazlık mı kararına biz anne babalar veremeyiz. Yukarı da verdiğimiz örnekteki birinci çocuk şimdi gayet başarılı bir ergen oldu. İkinci çocuk ise ilaç tedavisi sonucunda düzelme, okul başarısında yükselmeler gösteren ilköğretim öğrencisi oldu. Birinci çocuğun hiperaktif davranışlarının nedeninin yaramazlık, ikinci çocuğun hiperaktif davranışlarının nedeninin hastalık olduğunu ortaya çıktı.

Çocuklarımızda çok aşırı hareketlilik, davranış bozukluğu, dikkat eksikliği varsa okul öncesi dönemde Rehberlik Araştırma Merkezlerine, uzman olan doktorlara götürülüp, gerekli testlerden geçirilip, İlköğretim okuluna başlamasıyla birlikte ihtiyaç olması durumuna göre doktorun öngördüğü ölçülerde, doktor kontrolünde ilaçla tedaviye başlanır.

hatipoglu@risalehaber.com

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.