Hesaplanmayan hesap

Sabri ALTUN

Yine Hacivat yine karagöz…
Yine bir orta oyunu yine bildik bir senaryo…
Yine kendiliğinden(!) doğan bir lider…
Yine lokal bir manevrayla topluma ray değiştirtmek…
Evet değişim devam ediyor.
Ülkenin baş etmesi gereken birçok problemine set olan siyaset dünyasının (özelikle ana muhalefet olması sebebiyle CHP’nin) bir operasyonla değiştirilme girişimini daha yaşadık.
Ve siyasete yeni bir maya çalındı…
Müdahale gerekliydi hatta şarttı ama maya tutar mı?
Orası meçhul…
Çünkü bana göre ortada hesaplanmayan bir “hesap” var.
*
Eğer gerçekten aşağıda anlatacağım şekilde ülke yeni bir derinliğin etkisiyle değişim geçiriyorsa… (ki bir çok otoriter ve yazar böyle düşünüyor)
Ve eğer çalınan maya da tutarsa ülke demokrasisi batı tipi bir demokrasiye dönüşebilir.
Zira CHP şimdiye kadar ana muhalefet görevini sadece hükümetin her hareketine karşı çıkmakla yerine getiriyordu.
Mesela Kürt sorununa MHP gibi bakıyordu.
Ergenekon davasına avukatlık yapıyordu.
Her fırsatta askeri yanına çağırıp ihtilallere çanak tutuyordu.
Demokrasi ve cumhuriyeti savunur gözüküp, “başörtüsü” meselesine her zaman karşı çıkıyordu.
Laik anti laik bir zıtlaşmayı ısrarla sürdürüp Müslüman mahallesinde salyangoz satıyordu.
Hükümetin çıkardığı hemen hemen tüm kanunları Anayasa Mahkemesi’ne taşıyarak meclisin önünü her fırsatta tıkıyordu.
Tabi bu durum iktidar partisinin hiçbir şey yapmadan her zaman iktidar olmasına yardımcı oluyordu.
Böylece iktidar da, CHP’nin bu tavrını halka dramatik bir dille aktarınca pirim toplayıp; “ben yapmak istiyorum bunlar bırakmıyor” havasıyla hem yapması gerekenleri yapmıyor hem de iktidar nimetlerini istedikleri şekilde kullanıyordu.
Sonuçta birçok konuda dönüp dolaşılıp bir arpa boyu yol alınmadan yıllar geçiyordu.
Ve işte şimdi eğer aşı tutarsa Türkiye de iki parti asırlık birikintileri temizleyip yeni dünyanın yeni Türkiyesini imar edecekler.
Mesela başörtüsü meselesi CHP’nin onayıyla rahatlıkla aşılır.
Yepyeni bir sivil anayasa kolaylıkla yapılır.
Ülkenin önünü tıkayan birçok siyaset üstü konular rahatlıkla aşılır.
Tabii bunun olması Kılıçdaroğlu’nun istenilen şekilde davranmasına bağlıdır.
Kılıçdaroğlu ilk etapta CHP’nin üslubunu değiştirip bu değişikliği tabanına kabul ettirdikten sonra en iyi bildiği yolsuzluk dosyalarıyla iktidarı zorlayacak.
Böylece 2000 yılların başından bu yana Türkiye’nin girdiği değişim potasında strateji gereği devlet sermayesinin akışının adil bir mecraya girmesi sağlanmış olacak.
İktidar da farklı bir tasfiye süreci başlayacak, böylece yenidünyanın yeni liderlerinden olacak yeni Türkiye’nin ideal insanları idarenin başında olacaklar.
Evet, yukarda anlattığım bir ütopya gibi geliyor değil mi?
Aslında son on yılın Türkiyesini iyi gözlemleyen birçok yazar ve düşünürlere göre bu bir ütopya değil bu hakikaten süregelen bir değişimin bir parçasıdır. Ve ülkede yepyeni bir yapılanma söz konusudur. Farz edelim ki böyle bir yapılanma var ve böyle bir plan yapılmaktadır.
O zaman Türkiye gerçekten hedeflerini çok büyük koymuş demektir.
Dolayısıyla:
Eğer Türkiye yenidünyanın yeni liderlerinden birisi olacaksa…
Ve Türkiye’de her zaman yüzde 30’luk bir sol varsa…
Adil bir rejimde herkesin temsil edilmesi gerekiyorsa…
Böyle bir durum kaçınılmaz olacaktır.
Yani CHP her zaman söz sahibi olacak ve belki de iktidara bile gidecektir.
Fakat işte bu noktada yanlış bir hesap var.

Türkiye'yi bu değişim mecrasına sokan her kimlerse bu stratejistlerin hala bilmediği bir gerçek vardır.
O da Bediüzzaman gerçeğidir.
Her alanda olduğu gibi Türkiye’nin gelecekteki siyasi yapısının temelleri atılacaksa mutlaka Bediüzzaman'ın bu konudaki tespitlerini nazarı dikkate almaları gerekmektedir.
Yoksa akim kalır ve ülke zaman kaybeder.
Çünkü Bediüzzaman'ın gelecekteki siyasi yapılanmadaki tespitlerinde CHP yoktur.
“Halkın hiçbir zaman CHP’yi iradesiyle iktidar yapmayacağını” belirtmiştir.
Zira bu halkın toplumsal hafızasında CHP’nin sicili çok kirlidir.
Bu ülkeye komünizmin fikirleri, bu ülkeye anarşizm, bu ülkeye her türlü sefahat, bu ülkeye faşizm, bu ülkeye Ergenekon tipi yapılanmalar, bu ülkeye her türlü zıtlıklar CHP’nin kanatları altında gelmiştir.
Ve belki de hepsinden önemlisi tüm ihtilallere çanak tutmuştur.
Dolayısıyla benim şahsi fikrime göre: eğer sol iktidara göz dikmişse, eğer değişim stratejistleri siyasette iki büyük partiyle yola devam etmek istiyorlarsa CHP’yi baştan sona değiştirmeleri gerekmektedir.
Sadece Kılıçdaroğlu yetmeyecek…

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.