Özdemir, "O dönemki hükümet, 28 Şubat'ın emellerini ve siyasi hedeflerini hayata geçirmek için oluşturulmuş hükümetti. Bir taşla birkaç kuş vuruldu. Bu süreçte cezaevlerindeki olaylara bakın fotoğrafı görürsünüz" dedi
Hayata Dönüş Operasyonu'nun 1995 yılından itibaren planlandığını belirten Eski Bayrampaşa Cezaevi Savcısı Necati Özdemir, "Hayata dönüş operasyonu ile karanlık amaçların olduğunun muhakkak" olduğunu söyledi. Özdemir o günleri şöyle anlattı: "Bu hukuka aykırı bir durumdur. Bu 1995'de planlanan bir olay. O zaman yapılacaktı, ama ben sürekli yazılar yazdım. Ben o zaman Afyon Cezaevi savcısıydım. Cezaevine asker sokmam, dedim, operasyona gerek yok, dedim.
Çünkü ne amaçla böyle bir operasyon yapacaksınız. Ben böyle bir operasyona gerekçe gösterilen her şeyin yapay olduğuna inanıyordum. İşte nedir bu terör örgütü mensuplarını dağıtmak, bu teröristler bir araya gelmiş gruplaşmışlar bunları dağıtılamıyor. Ben Bayrampaşa Cezaevine geldim teröristlerle konuştum ve onlardan memleketlerine yakın yerlerdeki cezaevlerine gitmeleri konusunda talepler aldım. Bakanlıkla konuştum ve suçluların paralarını (Masraflarını) kendilerinin vermeleri koşuluyla sevk yapabileceğimi söyledim. Ben iki araba da sevk yaptım ama iki grup sevk yaptık üçüncüde durdu. Niye göndermiyorsunuz bu adamları memleketlerine dedim. Bu sefer de oraları da örgütlerler. Daha başka şeyler de var cevabını aldım."
ADIM ADIM KAMUOYU HAZIRLANDI
Necati Özdemir operasyon için medyanın da alet olduğunu ve operasyonun kamuouyu oluşturma ayağının böylece sağlandığını kaydetti. Hayata dönüş operasyonundan önceki 5 yılın dikkatlice incelenmesi durumunda olayın nasıl tezgahlandığının anlaşılacağını söyleyen Özdemir şunları kaydetti: "O süreç 28 Şubat'ın devamı olan bir süreç. 28 Şubat aktörleri tarafından yıkılıp iktidarları ellerinden alınıp yerlerine getirilen hükümetlerin geneliydi. Zaten onların 28 Şubat iradesine karşı çıkacak güçleri yoktu, bir de 28 Şubat'ın emellerini ve siyasi hedeflerini hayata geçirmek için oluşturulmuş hükümetlerdi. Bir taşla birkaç kuş vuruldu. Ben 1997 yılının ekim ayında ayrıldım. Orada üç yıllık bir ara süreç var. Bu süreçte Türkiye cezaevlerinde geçen olaylara bakın. Mustafa Duyar'ın öldürülmesi, Uşak'ta Nuriş'lerin birkaç kişiyi öldürmesi, hatırlayın o pencereden bağırıyor Veli Küçük'e selam söyleyin diyor, Bayrampaşa Cezaevi koridorlarında bazı kişilerin öldürülmesi. Yani o dönemde yok koğuş ağalarının boy boy resimleri, koğuşların görüntüleri yani kamuoyu buraya hazırlandı. Çünkü benim Bayrampaşa'da yaptığım uygulamalar böyle bir operasyona ihtiyaç bırakmamıştı."
BAZI ÖRGÜT MENSUPLARI TASFİYE EDİLDİ
Bayrampaşa'nın eski savcısı Necati Özdemir, operasyonun asıl amacının devletin karanlık odaklarının temas kurduğu bir takım örgüt mensuplarını tasfiye etmek için yapıldığını anlattı. Özdemir, "Yani ben bu operasyonlarla bir kısım terör örgütleri içerisinde başka yerlerle de bağlantısı bulunanların yani daha açıkça söyleyeyim vazifesini tamamlamış olan bir kısım örgütlerin ve örgüt mensuplarının tasfiyesi olarak görüyorum. daha önce kirli işbirliği içerisinde bulunmuş örgüt ve örgütlerin tasfiye planı olarak görüyorum. Asıl amacın da bu olduğunu düşünüyorum o tarihte. Bu memlekette işte içinde bulunduğumuz Ergenekon operasyonlarına da bakıyoruz devletin kirli elinin olmadığı hiçbir örgüt olamaz. Devletin kirli elinin olmadığı hiçbir mafya örgütü olamaz. İşte bu kirli devlet organizasyonunun yargıya, askere, polise sivil toplum örgütlerine kadar uzandığını görüyoruz Ergenekon operasyonları ile" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE TARİHİNDE BİR İLK YAŞANACAK
Askeri darbelerin mutlaka hesabının sorulması gerektiğini söyleyen Özdemir, "Türk milletinin belki de tarihinde ilk defa yargı 12 Eylül darbesiyle yani meşru halkın seçtiği iktidarı dabeyle indirilmesinin hesabının sorulacak. Yarın 28 Şubat'ın Susurluk'un soruşturalacağını göreceğiz. Faile meçhullerle daha birçok şey ortaya çıkmadı. Bu operasyonda şeklen F Tipine gitmek istemeyen mahkumların oraya götürülmesi ama bu çok sanal ve yüzeysel bir bahane. Eğer bir devlet mahkumları başka cezaevlerine nakletmek için girip yakarak, öldürerek nakletmeye çalışıyorsa o devlet bitmiş demektir aslında" şeklinde konuştu.
Yeni Şafak