Hattın şaheserlerine interaktif sunum

Sakıp Sabancı Müzesi, 'Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu'nu çağdaş bir tasarımla yenilenen Atlı Köşk'te ziyarete açtı

200'den fazla İslam sanatı eserinin interaktif sistemler ve i-padlerle gezilebildiği sergide ziyaretçiler eski harflerle oynayacak, yazılar yazacak, kompozisyonlar oluşturacak. Serginin bitiş tarihi yok, tıpkı hat sanatı gibi o da sonsuz.

Çağdaş sanatçı Haluk Akakçe geçtiğimiz günlerde Zaman Gazetesi'ne verdiği bir röportajda, geçmişin şimdimizi ve geleceğimizi etkilemesinden, aynı zamanda geleceğimizin de geçmişimize hükmetmesinden bahsederken "Batı'da zaman neden düz bir çizgide akar, hiç düşündünüz mü?" diye sormuştu. Düşünmüştük; hem Batı'daki hem Doğu'daki zamanı. Doğu'da, İslam sanatında, zaman genişti. Mesela hat sanatında... Çerçevenin içinde bir parçasını görsek de yazının sonsuza dek uzayıp gittiğini bilir, o sonsuzluğu hissederdik. Akakçe'nin aradığı tam da buydu: "Ben artık sanatıma bir his vermek istiyorum. Yani sadece bir çerçeve içinde kısıtlı kalsın istemiyorum. Aynı hat gibi..."

Yine o günlerde 'Rembrandt ve Çağdaşları-Hollanda Sanatının Altın Çağı' isimli serginin detaylarını konuşmak üzere Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer'in yanına gitmiştik. Konu, müzenin 10. yılının nasıl ve ne şekilde kutlanacağına geldiğinde Ölçer, Sabancı ailesinin Osmanlı hat sanatı koleksiyonunu Türkiye'de hiç yapılmamış bir biçimde sergileyeceklerini anlattı: "Müthiş bir interaktif sistem... Gezenler eski harflerle oynayacak, yazılar yazacak, kompozisyonlar oluşturacak. Değişik yazı tekniklerinin belgesellerinden kitap sanatının tüm ayrıntılarına çok büyük bir sergi olacak..." Bugün itibarıyla oldu bile! Sakıp Sabancı Müzesi 'Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu' çağdaş bir tasarımla yenilenen Atlı Köşk'te ziyarete açıldı. Aile salonlarıyla birlikte...

Nazan Hanım, "Hattın nasıl çağdaş, sonsuz ve ilham verici bir sanat olduğunu herkese göstereceğiz." dediğinde inanmış ve heyecanlanmıştık elbette, hafif bir ürpertiyle... Ama şu cümlelerle su serpilmişti içimize: "Anlamını bilseniz de bilmeseniz de; o harfler, çizgiler, kıvrımlar... Sonsuzluğa doğru bir ufuk açacak zihninizde." Haklıymışız!

HER ŞEY AVUCUNUZUN İÇİNDE

Şimdi Atlı Köşk'te sanatseveri çok büyük bir kitap sanatları ve hat koleksiyonu beklemekte; anlamını bilse de bilmese de. İslam sanatının 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan dönemine ait 200'den fazla eser: Başta Kuran-ı Kerim nüshaları olmak üzere nadir elyazması kitaplar, kıta ve murakkalar, levha ve hilyeler, tuğralı ferman ve beratlar ve hattatların yazı yazmada kullandığı araçlar... En önemlisi de artırılmış gerçeklik teknolojisi ile hazırlanan animasyon ve interaktif uygulamalar... Çünkü dün sabah gerçekleşen basın toplantısında Ölçer'in de dikkat çektiği üzere: "Müzeleri galerilerden ayıran en mühim ayrıntı ziyaretçinin eserleri görmesinin ötesinde onlarla, onların yapıldığı dönemle ilgili pek çok şey öğrenmesi ve karşılaştırma yapabilmesi. Geleneksel sanatları teknolojiyle buluşturduk ki herkesin, bilhassa gençlerin ilgisini çeksin. Sanatımız, çağdaş sanata ve sanatçılara ilham olsun."

Biraz da bu niyetle... Koleksiyonun sunumu Ahmet Oran'ın yazı alıştırmalarına gönderme yapan 2005-2006 tarihli kaligrafik kompozisyonuyla başlıyor ve Kutluğ Ataman'ın hüsnühat sanatının 'müsenna' veya 'aynalı' ismi verilen simetrik yazı kompozisyonlarını hatırlatan 2009 yapımı videosuyla bitiyor. Arada; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'yle birlikte hazırlanan ve elyazması kitap üretiminin aşamalarını detaylarıyla anlatan 'Kitap Sanatları' konulu bir belgesel film var. 6 ekrana yayılan filmde; kâğıdın aharlanması, mürekkebin hazırlanması, farklı hat üsluplarıyla yazılan sayfaların tezhiplenmesi, altın varakların ezilerek kullanıma hazır hale getirilmesi, metinlerin resimlenmesi ve sayfaların dikilerek kitap haline getirilip ciltlenmesi izlenebiliyor. Ayrıca sergi girişinde dağıtılan i-Padler yardımıyla kimi yazıların anlamları, kimi kitapların tek tek sayfaları ve kimi motiflerin en ince detayları ziyaretçinin avuç içine yerleşiyor.

Bir tarafta bunlar olurken diğer taraftaki 'Aile Odaları'nda Sabancı ailesinin köşkteki hayatları; kuş sesleri, çatal bıçak şıngırtıları ve çocuk kahkahaları eşliğinde ziyaretçiye anlatılmıyor, yaşatılıyor. O odalar sadece ailenin resim koleksiyonu, özellikle de Ayvazovski tabloları için de görülmeye değer.


Daha fazlası için

12 Mayıs Cumartesi günü, Paris Sorbonne Üniversitesi'nden gelen kitap sanatları uzmanı Prof. Dr. François Deroche, 'Kodikoloji - Elyazması Kitaplar Üzerine Araştırmalar' konulu bir seminer verecek. 26 Mayıs Cumartesi günü ise 'Ölümünün 500. Yılında Sultan II. Bayezid: Kitaplar, Şairler, Sanatkârlar' başlıklı bir panelle anılacak. Uzman akademisyenlerin katılımıyla, yeni bulgular ışığında Sultan II. Bayezid dönemi ve Batı'yla ilişkilerin konuşulacağı panelin ardından, SSM koleksiyonlarında bulunan, Sultan II. Bayezid için yazılmış bir şiir kitabının tıpkıbasımı tanıtılacak. 21 Mayıs - 25 Haziran tarihleri arasında, Yrd. Doç. Ali Rıza Özcan tarafından "Gelenekten Günümüze Uygulamalı Hat Sanatı" konulu yetişkin eğitimi verilecek.

Zaman

Güncel Haberleri