'Hanginiz imam olursa namazı hafif kıldırsın'

“Ey insanlar! İçinizde nefret ettirenler var. Hanginiz halka imam olursa, namazı hafif kıldırsın. Çünkü arkasında yaşlı, küçük ve ihtiyacı olan insanlar bulunmaktadır”

Prof. Dr. Zekeriya GÜLER’in HADİS GÜNLÜĞÜNDEN

NEFRET ETTİRMEMEK

Enes b. Mâlik’ten (r.a) rivâyet edildiğine göre Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Sevdirin/sevindirin, nefret ettirmeyin!”[1].

AÇIKLAMA

Ebû Musa el-Eş’arî (r.a), Rasûl-i Ekrem’in Muâz ile birlikte kendisini Yemen’e gönderdiğinde şöyle buyurduğunu rivâyet eder: “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birlikte hareket ederek anlaşın, ihtilaf etmeyin”[2]. Ayrıca o, Rasûl-i Ekrem’in, ashâbından birisini bir iş ve vazife için gönderdiğinde de aynı talimâtı verdiğini nakleder.

Ukbe b. Amr el-Bedrî anlatıyor: Peygamber’e (s.a) bir adam gelerek şöyle dedi: “Falan imamın uzatmasından ötürü sabah namazından ben geri kalıyorum”. Hiçbir konuşmasında ben, Rasûlullah’ın o günkü kadar öfkelendiğini görmemiştim. O şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! İçinizde nefret ettirenler var. Hanginiz halka imam olursa, namazı hafif kıldırsın. Çünkü arkasında yaşlı, küçük ve ihtiyacı olan insanlar bulunmaktadır”[3].

Devlet tarafından görevlendirilen vali, kaymakam, hakim, savcı, müftü, doktor, öğretmen, imam-hatip gibi memurlar, halkın dinî ve sosyal hayatlarını kolaylaştırma ve rahatlatma konusunda gayret göstermelidirler. Uygulanacak yönetmelik maddeleri, yani hüküm ve fetvâlar, bir kral edasıyla değil, sempatik ve müşfik bir üslupla halka açıklanmalıdır. Çünkü, muhataba değer vererek, sevdirerek ve benimseterek gündeme getirilen talimât, kolaylıkla uygulama imkanı bulabilecektir. Aksi halde insanlar, bazı düzenleme ve uygulamaları angarya, formalite veya bürokratik oligarşi olarak görecekler ve onları baştan savacaklardır. Özellikle dini başkalarına öğretme görev ve sorumluluğu olanlar, bu noktada çok daha dikkatli olmak zorundadırlar.

Dinden soğutan veya dindardan ürküten yanlış bir görüş ve uygulama, zikredilen hadise ters düşen kötü bir çığırdan başka bir şey değildir.
***
[1] Buhârî, İlim, 11, Meğâzî, 60, Edeb, 8.

[2] Müslim, Cihâd, 7.

[3] Buhârî, İlim, 28; Müslim, Salât, 183; Nesâî, İmâmet, 35; İbn Mâce, İkâmet, 48; Dârimî, Salât, 46; Muvatta’, Cemâat, 13; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 256.

haber7

Güncel Haberleri