Gelin Tefekkür Edelim

Halil İbrahim DEDE

Her mümin, imanın gereği olan İslam’ın emirlerini yerine getirmeye gayret göstermeli ve yasaklarından da sakınmalıdır. Her insanın (Peygamberler hariç) günahı vardır, hatasız kul olmaz. Ama önemli olan ve bizden beklenen bu hatada ısrarcı olmamamız ve nedamet edip, pişmanlık gösterip bu hatamızdan tövbe etmemizdir.

Kişinin imanı arttıkça ibadetlerini yerine getirmekteki gayreti ve günahları işlememeye karşı olan hassasiyeti de artar. İmanı arttırmak, iman ettiği Allah’ı tanımakla olur. Tanımak için marifetullah derslerini okumalı ve bu yönde ehil kişilerden dersler dinlemelidir. Kişi nasıl ki tanımadığı bir insanı bile sevemezken, iman ettiği Rabbini de sevebilmesi için tanımalıdır. Tanımak için Cenâb -ı Hakk’ın bize bildirdiği isimlerini bilmek ve ne manalara haiz olduğunu anlamak ve bunun üzerinde tefekkür etmek gerektir. Etrafımızdaki her şeye öğrendiğimiz bu esmalarla bakmalı; müşahede ettiğimiz mahlûkat üzerindeki yansımasını bu esmalarla görmemiz gerekmektedir.

Gelin sizinle beraber Cenâb-ı Hakk’ın en büyük isimlerinden biri olan Kayyum ismini tefekkür edelim. Bu esmanın mahlûkat üstündeki yansımasını, fiiliyatını ve tecellisini hep birlikte görelim, öğrenelim.

Öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki; Cenâb-ı Hakk’ın isimleri sadece doksan dokuz tane değildir. Doksan dokuz ismi sadece Kuran’da bize bildirilenlerdir. Rabbimizin her şeyi sonsuz olduğu gibi isimleri de sonsuzdur. İlmi de, kudreti de, fiiliyatı da, mülkü de, iradesi de, kısacası her şeyi sonsuzdur. Cenâb-ı Hakk’ı ihata etmek; yani tamamıyla bilmek, anlamak, idrak etmek mümkün değildir. Ama bize bildirdiği isimleri ile Onu tanımak ve mahlûkat üzerindeki yaratmasını bu isimleri ile görmek bu yönde tefekkürler yaparak imanımızı arttırmak ve marifetullah kapısından girerek muahabbetullah kapısına gidebilmek mümkündür.

Gelelim Kayyum ismine. Kayyum isminin sözlük manası “her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı ayakta tutan ve idare eden” demektir. Yani gözümüzle gördüğümüz, en küçükten en büyüğüne kadar her şeyin devamını sağlayan, ayakta ve bir arada tutan ve devam ettiren Kayyum olan Allah’tır. Bu, makro düzeyden mikro düzeye kadar böyledir. Yani en küçük varlıktan en büyük varlığa kadar bu böyledir.

Şöyle bir başımızı kaldırıp, makro düzeyde, uçsuz bucaksız uzaya bakacak olursak evrendeki 2 trilyon galaksiyi ve her bir galakside 10 milyondan 1 trilyona kadar yıldızın akıl almaz kütleleri ve müthiş hızları ile çekip çeviren ve bir arada tutan Kayyum olan Allah’tır.

Trilyonlarca galaksiden biri olan ve içinde bulunduğumuz samanyolu galaksisinde, kozmografyanın dediğine göre, 100 milyar ila 400 milyar arasında yıldız bulunmaktadır. Bu galaksideki sistemler içerisinde dünyamızın da olduğu güneş sistemi bulunmaktadır. Güneş sisteminde etrafında 8 gezegen ve 1 cüce gezegen olmak üzere 9 gezegen vardır. Güneşe en yakın olan Merkür gezegeninin saatteki hızı 170.500 km/s tir. Düşünebiliyor musunuz bu hızı? Saatte 170.500 kilometre! Dünyamızın saatteki hızı ise 107.200 km/s’tir. Bu hızı anlamak için şöyle bir kıyaslama yapalım. En hızlı giden barutlu mermi saatte 5100 km/s hızla gitmektedir. Dünyanın hızı ise buna kıyasla 21 kat daha hızlıdır ve bu sadece Dünyamızın hızı. Bunun gibi milyarlarca gezgen belli bir yörüngede ve dehşet verici hızda döndürülmektedir. Bu muazzam büyüklük, dehşet verici hız ve hayret verici düzene bakıp Kayyum olan Allah’ı tefekkür edip ALLAHUEKBER dememek elde değil.

Aynı şekilde mikro düzeyde de bu yönde tefekkürümüzü genişletebiliriz. Yani maddenin en küçük yapı taşı olan atomu ele alacak olursak atomun çekirdeğinde yer alan proton ve nötronun etrafında elektronlar vardır. Çekirdekte yer alan proton ve nötronun etrafında dönen elektronlar ışık hızına yakın bir hızda muazzam bir denge ve hızda dönmektedir. Bu muazzam hıza rağmen elektronlar birbirine kesinlikle çarpmamaktadır.

Ortalama büyüklükteki tek bir insan hücresinde yaklaşık 100 trilyon atom bulunmaktadır. Dikkat edin lütfen bir hücrede 100 trilyon adet atom. Bir yetişkin bireyde yaklaşık 33 trilyon hücre olduğunu da şöyle bir kenara yazacak olursak ve buna dünyadaki insan nüfusu olan 8,3 milyar insanı da bu işleme ekleyecek olursak ve de bunların hepsini çarptığımız zaman ortaya çıkan sonuç 27 desilyondur. Yani dünya üzerindeki insanların hücreli yapısında bulunan atom sayısı yaklaşık 27 desilyon atomdur. 27 desilyon demek 27 rakamının yanına tam 33 tane sıfır koymak demektir. Ortaya çıkan rakama bakar mısınız? 27 desilyon atom. 27 desilyon atomun etrafında ışık hızına yakın muazzam bir hızda ve birbirine çarpmadan dönen bir o kadar elektronu da düşünebiliyor musunuz? İşte bütün bu düzeni yaratan, ayakta tutan, çekip çeviren Kayyum olan Allah’tır. 27 desliyon atomun etrafında ışık hızına yakın bir hızda birbirine çarpmadan dönüp duran elektronları çekip çeviren bizatihi Kayyum olan Allah’tır.

Şimdi bu makro ve mikro düzeyde beraberce tefekkür ettiğimiz misalleri üzerimizdeki hayreti ile beraber bu iki misalle Cenâb-ı Hakk’ın Kayyum ismini anlıyor, biliyor ve görüyoruz. Gözümüzün gördüğü, görmediği ve göremediği her şey adeta halleri ve varlıkları ile bağıra bağıra YA KAYYUM YA ALLAH diye bağırıyor. Yarattığı mahlûkatın vücudunu devam ettirmekte bizlere KAYYUM ismini okutuyor, öğretiyor, tanıtıyor, bildiriyor.

Şimdi bu misalleri aklımızda tutarak şöyle de bir tefekkürü hep birlikte yapalım. Makro ve mikro düzeydeki bu muazzam yönetim, çekip çevirme, hâkimiyet, düzen Cenâb -ı Hakk’ın Kayyum ismi ile her an yaratması, her an tecelli etmesi ile olmaktadır, bu düzen ve kütlesel bütünlük bu esmanın tecellisi ile devam etmektedir.

Bunu şöyle de anlatırsak hata etmiş olmayız diye düşünüyorum: Makro ve Mikro düzeyde yani kâinattaki devasa kütlelerin ve çıplak gözle göremediğimiz atomların idaresi Kayyum olan Allah’ın bu esmasının tecellisi ile devam etmektedir. Cenâb-ı Hak bir an Kayyum isminin tecellisini kesecek olsa her şey yok olur. Atom bazında dağılma meydana gelir. Bütün sistem dağılır. Ortada kütle kalmaz ve her şey ama her şey yok olurdur. İşte şuan bu yazıyı okurken baktığımız ekran, ekranı oluşturan parçalar ve bu parçaları oluşturan atomlar ve atomları meydana getiren proton, nötron ve elektron dağıldığı gibi bu ekrana bakan biz de atom bazında dağılarak yok olurduk. Yani her an varlığın bütünlüğünü devam ettirmek makro düzeyden mikro düzeye kadar Cenâb-ı Hakk’ın her an yaratması ile devam etmektedir. Mahlûkata bu nazar ile baktığımızda ve bu bakış ile Cenâb-ı Hakk’ın esmalarını görüp, tecelliyatını anladığımızda işte bu bakış ve görme ile tefekkür penceremizi genişletmekle birlikte marifetullah mertebelerinde de ilerleyerek imanımız güçlendirmiş olur ve muhabbetullah mertebesine doğru ilerlemiş oluruz.

Rabbim bizlere esmalarını öğrenmeyi, bu esmalarla mahlûkata bakarak murifetullaha erişebilmeyi ve ardından muhabbetullah mertebesine eriştiği razı olduğu kullarından olmayı nasip etsin.

Selam ve dua ile.

-Somali Mogadişu-

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.