Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi 30 Avrupa ülkesinden gelen yaklaşık 250 genç, Ankara ve Marmara üniversitelerinin uluslararası ilahiyat bölümünde din eğitimi alıyor. Onları farklı kılan, ilahiyat öğrencisi olmak değil. Önümüzdeki yıl ilk mezunlarını verecek olan bölümün gurbetçi gençleri, doğup büyüdükleri ülkelerde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın din görevlisi olarak hizmet edecek. Hem Türkçeyi hem de doğup büyüdükleri ülkelerin dilini konuşabilen öğrenciler, İslam'ı anlatmanın yanı sıra kültürler arasında köprü olacak. Diyanet'in uluslararası imamları, gurbetçilere yaşadıkları topluma uyum sürecinde rehberlik yapacak.
Reyyan, İbrahim ve Hilal, proje kapsamında Marmara Üniversitesi'nde okuyan 110 gençten sadece birkaçı. Almanya'nın Hamburg şehrinde doğup büyüyen Reyyan Özen'i (20) uluslararası ilahiyat bölümünde okumaya yönelten sebep, Türkiye'den Avrupa'ya giden din görevlileriyle yaşadıkları dil ve kültür uyuşmazlığı olmuş. Küçük yaştan beri din eğitimi alan Özen, imamların Almanca bilmedikleri için çocuklarla iletişim kurmakta zorlandıklarını anlatıyor. 3. sınıf öğrencisi Murat Karacan, Almanya'da iktisat eğitimi alırken birden karar değiştirip ilahiyat okumak istemiş. Kendini dini anlamda yeterli görmeyen genç, şöyle konuşuyor: "Her ne kadar dinî ortamda büyüyor olsak da ezan sesinden uzağız. Yurtdışındaki çoğu çocuk cami bile görmüyor. Bu nedenle onlara dini anlatmak ve sevdirmek çok zor oluyor." Karacan, Almanya'da din öğretmenliği yapmayı planlıyor.
Belçika doğumlu Şenel Günal da Avrupa'ya gönderilen din görevlilerinin yeniliklere açık olmamasından şikayetçi. Dil bilmeyen imamların sadece namaz kıldırıp hafta sonları Kur'an dersi verdiğini anlatan Günal, çocukların camiden soğuduğunu söylüyor. Kendisinin de küçükken ailesinin zoruyla camiye gittiğini ifade ederek, "Çocuklar evde çizgi film seyretmek, dışarıda futbol oynamak varken camiye gitmek istemiyor. Büyüyünce de Batılı arkadaşları gibi eğlenceye düşkün oluyorlar. Diyanet'in görevlendirdiği imamların gençlere yönelik projeleri olmalı." diyor. Günal, şunları öneriyor: "İmamlar çocukların ve gençlerin dilinden anlamalı. Onları futbol maçına veya bowling maçına götürebilir, sonrasında sohbet etmeye çalışabilirler. Sanatsal ve sosyal aktivitelere teşvik edebilir, bu arada dini bilgileri anlatabilirler."
Almanya'nın Bremen şehrinden gelen Hilal Kaldırım, Avrupa'daki Türk gençlerinin iki kültür arasında ezildiklerine ve aitlik problemi yaşadığına dikkat çekiyor. Fransa'da doğup büyüyen 23 yaşındaki İbrahim Coşkun ise okulu bitirip döndüklerinde İslam'ı en iyi şekilde tanıtacaklarını ifade ediyor.
Zaman