Güney Kore’li bir öğrenci ile röportaj

Meryem HAMDAN

Almanya’da doğup büyüyen Güney Kore’li bir öğrenci ile röportaj

Ek bilgiler: Güney Kore’de yaşayanların yüzde 46’sı kendilerini dinsiz olarak tanımlıyor.Yüzde 26’sı budist veya hristiyan, yüzde 1’i konfiçyüz öğretisini benimsiyor.Geri kalan kısmı da diğer dinlere mensup kişiler.Güney Kore’de eskilerde şamanizm yaygın imiş.

Anne-babanız hangi dinlere mensuplar?
Annem protestan hristiyanlardan, babam ateist, herşey tesadüf diyor.

Güney Kore’deki insanların birçoğu dinsiz, annen neden hristiyanlığı seçmiş?
Annem, Almanya’daki Kore’li arkadaşının onu buradaki Koreli’lerin kilisesine götürmesiyle hristiyan olmuş. 15 senedir hristiyan. Almanya’daki Güney Kore’lilerin çoğu hristiyan.

Güney Kore’de hristiyanların çoğalmasının sebebi nedir?
300 sene Ispanyol Koloni’sinin tesiri altında kalmışlar.

Çocukluğunda dini yönden nasıl yetiştirildin?
Annemle kiliseye giderdim, bazı dini bayramları kutlardım, ama 5 senedir gitmiyorum artık kiliseye.

Neden?
Çünkü sadece töre olduğu için gidiyordum kiliseye. Annem de artık gitmiyor.

Sen inançlı mısın?
Ben bir dine inanmiyorum. Ama ruhaniliğe inanıyorum.

Neden?
Çünkü dinlerin sert kuralları var. Akıl, inançtan önce gelmeli.

Dinlerin sert kuralları olduğunu nereden biliyorsun, Kuran veya İncil’i okudun mu? Yoksa medyadan duydukların mı?
Kuran veya İncil okumadım, medyadan duydum. İnançlı insanlardan şüpheleniyorum.

İnançlı insanlardan neden şüpheleniyorsun?
Çünkü öyle şeyler yapıyorlar ki, neden yaptıklarının sebebebini bulamıyorum.

Örnek verebilir misin?
Mesela 10 kural içinden yalan söylemeyeceksin kuralı. Bir insanın hayati tehlikesi varsa, yalan söylerim ben.

Ama İslam’da böyle ve benzeri durumlarda beyaz yalan söyleyebilirsin, bir sakıncası veya günahı yok. Dogmatik kuralı nasıl tanımlarsın?
Dogmatik kural demek, insanın kendi aklıyla geliştirmediği kural demektir bana göre.

Dindar insanlar dinlerindeki kurallarının sebeplerini biliyorlar.Akılllarıyla dini kuralların en uygun şekilde geliştirilmiş kural olduğunun bilincine vardıktan sonra, uygulamaya geçiyorlar, körü körüne inanmıyorlar ki…Kendi istekleriyle dini kurallara uyuyorlar, zorla yapmıyorlar.Dünyadaki „insancıl“ kuralların kökleri hepsi ilahi dine bağlıdır zaten.
Bence, herşey  bir kitaba veya ümmete bağlı olmamalı, bireye bağlı olmalı.Kitap kuralları bana göre değil.

Ama insanlar yanlış yapabilir.Yoldan sapabilir.Dindar insanlar da kişiselliğini geliştiren, akıllı  insanlardır.Hem sen de Almanya Anayasası’na bağlısın, anayasa da bir kitapta yazıyor.İlla ki bir kitaba bağlısın işte ve bu sana zor gelmiyor.Almanya Anayasası da, bir „Ümmet“ in kuralı sayılır.
Evet, bu çünkü bireylerin hürriyeti için gerekli.Fakat ben sebebini anlamadığım, ilgi duymadığım sert dini kurallara uymak istemiyorum.

Ama biraz evvel İslam Dini hakkında konuştuğumuz bütün kuralların sebebini anladın, birçok müslüman arkadaşların olduğunu söyledin. (Birçok konu hakkında)
Ama ben yine de kadınların süslenmesinin taraftarıyım.

Ruhaniliği nasıl tanımlarsın? Sana ne gibi fayda sağlıyor? Mutlu mu oluyorsun?
Büyük bir parçanın, küçük bir parçası olduğumu hissediyorum, içimde minnet duyguları oluyor.

Kime karşı minnet duyguları oluyor?
Tanrıya.

Sen yani hristiyan değilsin ama tanrıya inaniyorsun.Neden hristiyan olmak istemiyorsun?
Çünkü hristiyanlar, tanrıyı benden ayrılmış bir parçaymış gibi tanımlıyorlar. Çocukluğumda, tanrıyı bana yukarıdan bakan bir varlıkmış gibi hayal ederdim. Ama şimdi tanrıyı “Herşey” olarak tanımlıyorum. Biz de tanrıdan bir parçayız. Hinduların dediği gibi, tanrı tüm bitkilerin ve hayvanların içindedir aynı zamanda.

Sen biraz hindu, biraz da kendine özel tanrıya inanan bir insan mısın?
Hayır, hinduizm hakkında pek bir bilgim yok. Sanırım hinduların da, müslüman veya hristiyanlar gibi kuralları var, ama bu kurallar illa ki bir tanrı ile alakalı değil. Dinlerde doğru kurallar da vardır. Budist değilim ama benim ruhuma yakınlığı var diyebilirim.
Buda herkesin kendi kendine bir ışık olmasını öğütlemiştir.Kendisi başa geçmek istememiştir.Budizm bir din değildir.

Senin problemin din ve başa geçenlerle mi alakalı?
Tanrı özel birşeydir.Din kurumlarını ciddiye almam.Papazı gülünç buluyorum.Kilise eğlendirici bir sirk gibi.Başta olanlar sert kuralcı, fanatik ve şöhret/kuvvet peşindeler.Kuralları sadece kitapta yazdığı için uyguluyorlar.

Sen hiç camiye gittin mi?
Hayır, ama benim müslüman arkadaşım var, başörtülü, kapalı olması beni rahatsız etmiyor. Çocuğumun öğretmeni başörtülü olsa, beni rahatsız etmez, sadece dini ideolojisini çocuklara aşılamamalı. Birçok iyi müslümanlar var. Bence İslam, hristiyanlıktan daha açık ve birçok konuda ilerlemiş bir din. İspanya’ya kültürü ve ilimi müslümanlar getirmişler.

İslam’da iyi dediğin şeyler nedir?
Öyle sıralama yapamam, ama iyi olan şeyler var. Ben din kavramını pek sevmem. Daha çok bireysel insanları, yaptıklarıyla, iyilikleriyle birlikte severim. Bu bir müslüman da olabilir.

Hayatının anlamı nedir?
Kendimi geliştirmek, problemlerin bilincinde olmak, yeni çözümler üretmek…

Sonra ne olacak?
Bu süreçler hayatın anlamıdır.

Cennet ve cehennem?
Yok, hayır, inanmıyorum.

Ama o zaman kötüler ceza çekmeden kurtuluyorlar.
Ceza onlar için arkalarından kötü anılmaktır.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.