Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Rahman Suresi 39-45. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
39 . Artık o gün (günahkârlar hemen tanındıklarından) ne insan, ne de cin günâhından (öğrenmek için) sorulmaz!
40 . Şimdi Rabbinizin ni‘metlerinden hangisini yalanlarsınız?
41,42 . Günahkârlar sîmâlarıyla (yüzlerinin karalığıyla) tanınır, derhâl perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır (da Cehenneme atılıverirler)! Şimdi Rabbinizin ni‘metlerinden hangisini yalanlarsınız? (1)
43,44,45 . Bu o Cehennemdir ki, günahkârlar onu yalanlar! (O gün) onunla (o Cehennem ile) kaynar su arasında dolaşır dururlar! Şimdi Rabbinizin ni‘metlerinden hangisini yalanlarsınız?
1- “Hâlık-ı Rahmân (olan Allah), ibâdından (kullarından) istediği en mühim iş şükürdür. Furkān-ı Hakîm’de (hakkı bâtıldan ayıran çok hikmetli Kur’ân’da) gāyet ehemmiyetle şükre da‘vet eder. Ve şükür etmemekliği, ni‘metleri tekzib (yalanlamak) ve inkâr sûretinde gösterip:فَبِاَيِّ اٰلَٓا ءِرَبِّكُماَ تُكَذِّباَنِ [Şimdi Rabbinizin ni‘metlerinden hangisini yalanlarsınız?] fermânıyla, Sûre-i Rahmân’da şiddetli ve dehşetli bir sûrette otuz bir def‘a şu âyetle tehdîdediyor. Şükürsüzlüğü, bir tekzib ve inkâr olduğunu gösteriyor.” (Asâ-yı Mûsâ, 28. Mektûb, 237)
(Hayrat Neşriyat, Kur'an-ı Kerim Meali)