Gıybet nedir ve ne gibi zararları vardır

Gıybetle ilgili olarak birçok hadis-i şerifte onun zararları ve insanlar arasındaki ilişkileri zedeleyip uhuvveti bozduğu için şiddetle men ve yasak edilmiştir

Zeki Işık’ın yazısı:

Gıybet nedir ve ne gibi zararları vardır

Gıybet dinimizce haram olan ve yapıldığı zaman da kişinin işlemiş olduğu Salih amelleri yakıp yok eden bir haramdır. Bunun için gıybetle ilgili olarak birçok hadis-i şerifte onun zararları ve insanlar arasındaki ilişkileri zedeleyip uhuvveti bozduğu için şiddetle men ve yasak edilmiştir.

Gıybet Her yerde her ortamda evde işte yolda serviste yemekte gezmekte kısacası her yerde rahatlıkla yapıldığı için sakınmaya özen göstermek gereklidir.

Gıybet diğer günahlardan farklı olarak işlendiği zaman sermaye istemeyen gir günah türüdür. Diğer haramlar için elinizde belli bir paranın olması gereklidir ki onu yapa bilesiniz. Mesela kumar oynamak veya içki içmek için para gerekir. Fakat gıybet yapmak için para gerekli olmadığından herkes kolayca yapa bilir.

Gıybetin bize ne büyük zararı zahmet ve zorlukla kazandığımız sevaplarımızı oturduğumuz yerden kolayca onları sevmediğimiz insanlara hibe etmemizdir.

Gıybetin çok çekiciliği vardır. Herkesi kendine çeker. Mıknatısın demiri kendine çekmesi gibidir. Diğer günahların kötü sonuçlarını herkes çevresinde görebildiği için kaça biliyor veya kerih görerek sakına biliyor. Gıybet ise böyle değildir yapılınca insana tatlı ve hoş geldiği için ondan kaçamaz.

Gıybetin çok yaygın olması ve her kesin kolayca yapa bilmesi gıybeti daha yaygın bir hale getiriyor. Yediden yetmişe gençten ihtiyara kadından erkeğe zenginden fakire alimden cahile kadar herkesi kuşatıp içine alıyor.

Gıybet sanki haram değil de normal günlük bir konuşma şekline dönmüş. Buda gıybetin haram olduğunu unutmaya ve çok kolay bir şekilde içine düşmeyi sağlıyor. Bu durum insanların gafletine ve gıybetten kaçmamaya yol açıyor. Oysa hiç unutmamamız gereken bir şey var. Oda Gıybetinde içki kumar gibi haram olduğu ve ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi; gıybetin de Salih ve sevaplı amellerimizi yiyip bitiren bir günah olduğudur.

Rabbimiz Kuran-ı Kerimde gıybeti bize şiddetle yasaklıyor ve gıybetin aklen kalben insaniyeten vicdanen fıtraten ve milliyeten zararlı olduğunu bildiriyor ve bizi gıybetten men ediyor ve bizi altı mertebede gıybetten tenfir eder. Ayetin manası bil fiil gıybet edenlere müteveccih olduğu zaman manası şöyle oluyor:

Birinci manada aklımıza hitap ediyor ve manen diyor. İyi ve kötüyü birbirinden ayırmak için verilen aklınıza ne oldu ki böyle aklen kötü bir işi yapıyorsunuz.

İkinci mertebede kalbimize hitap ediyor ve sevmek ve nefret etmek yeri olan kalbiniz bozulmuş mu ki, bu kadar çirkin bir işi sever ve severek yapıyorsunuz.

Üçüncü mertebede vicdanımıza hitap ederek bize diyor. Vicdanınız nerede fıtratınız bozuldu mu ki bu kadar kerih ve çirkin bir iş olan gıybeti yapıyorsunuz.

Dördüncü mertebede insaniyetimize hitap ederek diyor. Tüm insanlar bir vücut ise her bir insan da o vücudun azası gibidir. İnsan kendi bindiği dalı kesmediği gibi, kendi azasını da kendi eliyle kesmemelidir. Gıybet eden kimse kendi vücudundaki kendi azasını kesen bir kimde gibidir.

Beşinci mertebede toplum hayatımıza bakar ve der: Bir toplumda birlik ve beraberlik varsa o toplum güçlü ve kuvvetlidir. Birlik ve beraberlik yoksa güç kuvvet ve izzette yoktur. Öyle ise sizin birliğinizi bozan güç ve kuvvetinizi gideren bir iş olan gıybeti neden yapıyorsunuz diye bizi düşünmeye sevk eder.

Altıncı mertebede bizim uhuvvetimizi nazara veriyor ve birçok cihetle kardeş olduğumuzu hatırlatarak kardeş kardeşin etini yer mi? kardeş kardeşin kuyusunu kazar mı? Kardeş kardeşin arkasından konuşur mu? Diye yine bizi uhuvvete davet ediyor ve o uhuvveti bozan gıybetten bizi men ediyor.

Gıybet Nedir: Gıybet odur ki, arkasından konuştuğumuz kimse eğer bizim konuştuklarımızı işitseydi bizden incinecek ve kırılacaktı. Neden benim hakkımda böyle konuşuyorsunuz diyecekti. İşte bu tür konuşmaların hepsi gıybet sayılmaktadır. Söylenen şeyler doğru ise bu zaten gıybet olmaktadır. Eğer söylenen şeyler doğru değil yalan ise o zaman bu konuşma hem gıybet hem de iftira olmaktadır. Yani iki katlı bir günah olmuş oluyor. Bir kimsenin arkasından onun güzel huy ve hasletlerini konuşmak gıybet olmaz. Gıybette arkasından konuşulan kimsenin duyduğu zaman gücenip kırılacağı tarzdaki konuşmalardır.

Gıybeti en çok birbirini sevmeyen adavet dediğimiz düşmanlık hisleri taşıyan insanlar yapar. Birde haset denen kalbi bir maraz ve hastalığı olanlar bu pis silaha kullanırlar. İzzet-i nefis sahibi olanlar bu pis silaha tenezzül edip onu kullanmazlar. Meşhur birisi şöyle demiştir. Gıybet ile düşmanıma ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum. Zira gıybet zayıf ve zelil olanların kullandığı bir silahtır. 

Gıybet belli şartlarda ve belli maslahatlar için birkaç yerde caiz görülmüştür. Bunların dışında gıybet ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi Salih amelleri yiyip bitiren bir ameldir. Gıybetin caiz olduğu haller şunlardır:

Birincisi. Bir kimse uğradığı bir haksızlığı gidermek ve hakkını o kimseden almak için haksızlık yapan kimseyi yetkili birisine şikayette bulunarak onun hakkında arkasından (söyledikleri doğru olmak şartıyla) konuşa bilir. Bu kimseler müdürü, şefi, ustası veya yönetici konumunda olan birine derdini anlatır ki o haksızlık yapandan hakkını alsın ve uğradığı haksız muamele düzeltilsin. Bu tür konuşmalar gıybet olmaz.

İkincisi. Bir kimse başka birisiyle ortak bir iş yapacaktır veya evlenecek kız alıp veya verecektir. Bu gibi toplumun geleceğini ilgilendiren konularda yanlış iş ve karar vermemek için bize o kimseyi sorsalar ki ben falan kimse ile böyle bir iş yapacağım ne dersin? Tavsiye eder misin? İstişarenin hakkını vermek ve ileride çıkacak problemlerin önünü almak için (garazsız olarak) o kimse hakkında bildiklerini söyleye bilirsiniz. Bu gıybet sayılmaz.  

Üçüncüsü. Toplum içinde bazı insanları tanıtmak veya tarif etmek için onun bilinen bir özelliğini sırf tarif ve tanıtmak için söylese bu da gıybet olmaz. Mesela topal Erol veya kel Memet gibi. Eğer alay veya dalga geçmek niyetiyle söylese bu gıybet olur asla caiz olmaz.

Dördüncüsü. Günahları sıkılmayarak çekinmeyerek utanmayarak rahatlıkla işleyip başkalarını da o günaha teşvik etmek ve o gibi şeylerin gönüllü reklamını yapan bir kimsenin gıybeti dinen caiz sayılmıştır. Bunun bir hikmeti o kimsenin şerrinden başkalarını korumaktır. Kendisi bir kuyuya düşmüş oradan çıkmaya çalışmadığı gibi başkalarının da düşmesine çalışan bir kimse gibidir.  

Yukarıda sayılan bu dört maddenin dışında birisinin arkasından onun istemediği ve duyunca üzüleceği bir şekilde konuşmak gıybet olur. Gıybette bize diğer haramlar gibi yasak olan sonu hüsran ve nedamet olan bir yoldur. Bundan en azami derecede sakınmak ve kaçınmak gereklidir. Gıybeti zaten ateşe benzetmişlerdir. Ateşin bir özelliği yakması ve yakıcı olmasıdır. Diğer bir özelliği de yaktığı şeyin işini bitirmesidir. Demek oluyor ki: Gıybet bizim ateşte yanmamıza sebep ola bildiği gibi, amellerimizi de boşa çıkaran ve onları yiyip bitiren bir özelliğe sahiptir.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Aile Haberleri