Çağlar Avcı'nın haberi:
Uzmanlar ise hangi gıdaya intoleransı olduğunu bilen hastaların daha rahat kilo vereceğini söylüyor.
FerinGroup’un ‘York Testi’ ile 120 bin kişiyle yaptığı çalışmaya göre 10 kişiden 3’ünde mayaya karşı hassasiyet bulunuyor. Uzmanlar ise bu hassasiyetin sebebini, bilinçsiz kullanılan antibiyotiklerin bağırsaktaki faydalı bakterilerin öldürmesi olarak ifade ediyor. Özellikle ekmek türü gıdalarda çok fazla maya kullanılması bu hassasiyetin oluşma sebeplerinden biri. Listeye giren kaju hassasiyeti ise bu gıdanın 5-10 yıldır Türkiye’de satılıyor olması ve vatandaşın bağırsak sisteminin buna hazırlıksız yakalanması olarak belirtiliyor.
FerinGroup Satış Müdürü Hasan Küçük, çalışmaya katılanların yüzde 65’inin kadın, yüzde 35’inin de erkek olduğunu belirtiyor. Beslenme ve diyet uzmanı Seçil Kenar, kişinin hangi besine karşı intoleransının olduğunu bilmemesi halinde aşırı kilo, gaz ve şişkinlik, mide sorunları, genel ağrılar, kronik yorgunluk ve deri rahatsızlıkları gibi birçok olumsuz duruma maruz kaldığını ifade ediyor. Uzman, “Yapılan testler sonucunda hassas olunan gıdalardan en az 6 ay uzak duruluyor. Sonra durumuna göre bu gıdalara kontrollü bir şekilde başlanıyor. Ayrıca onun yerine benzer gıdalar da veriyoruz. Tamamen bir yoksunluk söz konusu değil. Rahatsızlıklardan kurtulma oranı ise çok yüksek.” ifadelerini kullanıyor. Gıda hassasiyetinin kilo verememeye de sebep olduğunu anlatan Seçil Kenar, “Bize kilo problemi ile gelenlere aynı diyet programını uyguluyoruz. Fakat biri kilo verirken diğeri veremiyor. Sonra York Testi’ni yaptığımızda kişinin o gıdaya hassasiyet gösterdiğini fark ediyoruz. Bu gıdalardan uzak durunca 95 kiloluk hastamız 65 kiloya düştü.” diyor. Türkiye’de en çok mayaya karşı hassasiyet olduğunu ifade eden Kenar, bunu iki şekilde açıklıyor: “Birincisi antibiyotik kullanımı çok fazla. Bu da bağırsaklardaki faydalı bakterileri öldürüyor. İkincisi Türkiye’de maya gıdalarda çok fazla kullanılıyor. Bir ekmeğe Almanya’da kullanılanın 3-4 kat fazlası maya katılıyor. Bu da hassasiyetleri artırıyor.” diyor. Sırasıyla süt, sarımsak ve yumurtadaki hassasiyetin de çok fazla olduğunu aktaran Kenar, “Bu tür kişilere de farklı önerilerimiz oluyor. Eğer kişinin inek sütüne karşı hassasiyeti varsa ona keçi sütü ya da başka sütler öneriyoruz. Sarımsak yerine soğan öneriyoruz. Yumurtada ise beyazına ya da sarısına hassasiyeti oluyor. Ona göre bir planlama yapıyoruz.” bilgisini veriyor. Kaju hassasiyetini ise bu ürünün Türkiye’de yeni olmasına bağlayan Kenar, bağırsak sistemi buna hazırlıksız olduğu için sıkıntı yaşandığını ve hassasiyet gösterenlere başka çerezler önerdiğini söylüyor.
Gıda alerjisi, gıda intoleransından tehlikeli
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, dünya nüfusunun yarısında gıda intoleransı var. Vücutta bazı enzimlerin olmaması, bağırsak florasında bozukluklar veya geçici sendromlar, besinlerin bağırsakta parçalanmasını engelliyor. Gıdalar kana parçalanmadan geçiyor. Savunma sistemi, bunlara karşı harekete geçiyor. Bu saldırıyla vücutta enflamasyonlar oluşuyor ve yan etkiler gerçekleşiyor. Böylece halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri görülüyor. Hastanın aynı gıdayı, farkında olmadan düzenli tüketmesiyle birçok kronik hastalık gelişmeye başlıyor. Gıda intoleransı, gıda alerjisinden farklı. Gıda alerjisi az kişide görülüyor ve kısa sürede öldürücü etkilere sebep olabiliyor. Gıda intoleransında ise olumsuz etki 3-24 saat arasında çıkıyor. Kişi, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, sorunun hangi gıdadan olduğunu tespit edemiyor. Bu durum şişmanlık, kilo verememe, migren, akne, nedeni bilinmeyen ödem, gaz, şişkinlik, kronik yorgunluk, kabızlık ve cilt problemlerine sebep oluyor.
Zaman