İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de devam eden saldırılarına ve yaptığı soykırıma tepki olarak Fransız öğrenciler farklı eylem girişimlerinde bulundu.
Fransız öğrenciler başkent Paris'te, 2024'te ve bu yıl kampüsler bünyesinde büyük çaplı eylemler düzenledi.
Eylemler sırasında polisin öğrencilere sert müdahalesi uluslararası basının gündemine yansırken Filistin'e destekleri nedeniyle gözaltına alınan, para cezasına çarptırılan, disipline sevk edilen ve hakkında suç duyurusunda bulunulan öğrenciler oldu.
Paris'in köklü eğitim kurumlarından Sorbonne Üniversitesi'nde Gazze'ye destek için Mayıs 2024'te yapılan gösteride aralarında öğrencilerin de bulunduğu 88 Filistin destekçisi gözaltına alındı.
Son olarak, 14 Nisan'da Paris'te üniversite kampüslerinde siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı hedefleyen "Yadan" yasa tasarısına karşı gösteriler düzenlendi. Eylemler kapsamında 4 öğrenci gözaltına alınırken, 70'ten fazla öğrenci 400 avroluk para cezasına çarptırıldı.
İsrail'i eleştirmeyi "Yahudi karşıtlığı" gibi gösteren tartışmalı tasarı ise 16 Nisan'da geri çekildi.
Fransız öğrenciler, Filistin'e destek için yaptıkları eylem girişimlerine yönelik polis müdahalesini AA muhabirine anlattı.
"POLİSİN ÜNİVERSİTELERE GİRMESİ, ÖĞRENCİLERİ GÖZALTINA ALMASI BİLE TARİHİ BİR OLAY SAYILABİLİR"
Sorbonne Üniversitesi Filistin Komitesi üyesi Fransız öğrenci Rania, Filistin'i destekleyen eylemlere katılan öğrencilere yönelik hala şiddet uygulandığını belirterek, "Bu da bir öğrencinin, herhangi bir sorun olmadan (polis tarafından) durdurulup, gözaltına alınabileceği anlamına geliyor." dedi.
Rania, bu öğrencilere verilen para cezalarındaki ciddi artışın sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, 14 Nisan'da yapılan eyleme katılan öğrencilerin 400'er avro para cezasına çarptırıldığına işaret etti.
Eyleme katılan öğrencilerin tamamına verilen para cezalarının toplam 35 bin avroyu aştığına dikkati çeken Rania, "Aslında, artık devletin bizlere, 1-2 yıl önceki gibi gözaltılardan ziyade daha çok mali yönden saldırmaya çalıştığını anlıyoruz." şeklinde konuştu.
Rania, bu öğrencilerin ana taleplerinin boykot olduğunu, üniversitelerinin, Gazze'deki soykırıma suç ortaklığı eden firmalar ve İsrailli üniversitelerle işbirliği yaparak soykırım suçuna ortak olmasını istemediklerini dile getirdi.
ÜNİVERSİTEM FİLİSTİNLİLERİ ÖLDÜRMEYE TEŞVİK EDEN İSRAİLLİ ÜNİVERSİTELERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE
Sorbonne Üniversitesinin, Filistin topraklarında insanların sürekli öldürülmesine sebep olan bazı Fransız silah şirketleriyle işbirliği yaptığını savunan Rania, "Üniversitem ayrıca, öğrencilerini orduya katılmaya ve özellikle Filistinlileri öldürmeye teşvik eden İsrailli üniversitelerle işbirliği içinde." ifadesini kullandı.
Rania, Paris hükümetinin, söz konusu Fransız firmalar ile işbirliğini sonlandırmasını talep ettiklerini belirterek, Fransa'da okumak için dosyalarının tamamlanmasına rağmen Gazzeli öğrencilerin artık eğitimleri için bu ülkeye gelemediğine, bu durumun çözülmesini istediğini kaydetti.
Filistin'le ilgili gösterilere yönelik Fransa'daki baskıya ilişkin Rania, "Bu kadar baskıya maruz kalan başka meseleler olduğunu düşünmüyorum, en azından benim yaşadığım dönemde böyle. Polisin üniversitelere girmesi, öğrencileri gözaltına alması bile tarihi bir olay olarak sayılabilir çünkü aslında bunun bir emsali yok." dedi.
Rania, daha öncede öğrencilerin sömürge karşıtı eylemlerde seferber olduğuna işaret ederek, "İlk defa öğrenciler esasen herkesin savunması gereken bir mesele uğruna bu kadar baskıya maruz kalıyor." diye konuştu.
"BU SOYKIRIMCI DEVLETLE TAM ANLAMIYLA BİR İŞBİRLİĞİ"
Öğrenci Sendikası Federasyonu (FSE) üyesi Sofia ise Yadan tasarısının özgürlük karşıtı olduğu mesajını vermek için öğrencilerin 14 Nisan'da Sorbonne Üniversitesi'nde eylem düzenlediğini hatırlatarak, tasarı hakkında "Bu soykırımcı devletle tam anlamıyla bir işbirliği." ifadesini kullandı.
Polis üniversiteye girene kadar eylemin 6 saatten fazla sürdüğünü aktaran Sofia, "(Polisler) Öğrencileri şiddetli bir şekilde yerinden etti, vurdu, ırkçı saldırılar oldu." dedi.
Sofia, polislerin öğrencilerin kimliklerinin fotoğrafını çektiğini belirterek, "Öğrenciler adres veya telefon numaralarını vermek istemeyince gözaltına almakla tehdit ettiler, bu tamamen yasa dışı." diye konuştu.
Öğrencilerin Fransız üniversitelerinin farklı silah şirketleriyle ortaklığına karşı seferberliğini sürdürdüğünü vurgulayan Sofia, "Baskıya ve üniversitelerin tamamen suç ortağı olmasına rağmen Filistin halkının özgürlüğüne kavuşması için mücadele etmeyi sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.
Sofia, 18 yaşındaki Teba isimli Paris 1 Pantheon-Sorbonne Üniversitesi öğrencisinin, sınıfının sosyal medya grubundan İsrail ordusunun hesabını takip eden kişileri çıkardığı için okulu tarafından mahkemeye verildiğini belirterek, "Onu Yahudi karşıtlığıyla suçluyorlar, halbuki tek yaptığı şey siyonizmi reddetmek." dedi.
"POLİS SON DERECE BASKICI ŞEKİLDE HAREKET ETTİ"
Komünist Gençlik üyesi İbrahim ise bu yıl Sorbonne Üniversitesi'nde 2 hafta arayla eylem yaptıklarını söyledi.
İlk eylem sırasında Fransız polisinin Filistin destekçisi öğrencilere şiddetli şekilde müdahale ettiğini dile getiren İbrahim, "Polis son derece baskıcı bir şekilde hareket etti." diye konuştu.
İbrahim, Fransa'da üniversite merdivenlerine Filistin bayrağını tasvir ettikleri ve okullarında Filistin'i destekleyen afişler yapıştırdıkları için disiplin kuruluna sevk edilen öğrenciler olduğunun altını çizerek, "Bu şu anda içinde bulunduğumuz ortamı yansıtıyor. Üniversite yönetimleri, burjuva devlet ve son derece baskıcı polis ile ele ele vererek, Filistin'deki soykırıma karşı ve Filistin'in hürriyeti için sesini yükselten tüm sesleri bastırıyor." ifadelerini kullandı.
aa