F. Gülen kullanılarak Risale-i Nur hizmeti bitirilmek istendi

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) tahşiyecilere kurduğu kumpas sonucu 17 ay hapis yatan Turan...

Tahşiye Yayınevi'nin eski sahibi Mehmet Nuri Turan, F. Gülen ile Risale-i Nur hizmetininin bitirilmek ve şüphe karıştırılmak istendiğini söyledi.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) tahşiyecilere kurduğu kumpas sonucu 17 ay hapis yatan Turan, Gülen hareketini, geçmişten bugüne faaliyetlerini ve tahşiyecilere kumpas sürecini değerlendirdi.

Gülen'in 1980'li yıllarda adını ciddi anlamda duyurduğunu aktaran Turan, "Gülen'in 12 Eylül yönetiminden ciddi destek gördüğünü düşünüyorum. Önlerini açtılar." dedi.

Risale-i Nur hareketinin Türkiye'deki İslami faaliyetin ve hizmetlerin omurgası olduğunu dile getiren Turan, Bediüzzaman Said Nursi'den başka eser veren olmadığını aktardı.

Turan, Bediüzzaman'ın hareketinin sivil olduğunu belirterek, kendisinden sonra kimseyi de işaret etmediğini anlattı.

"Gülen, hiçbir zaman 'Nurcuyum' demedi"

Bu hizmette veraset olmadığı için herkesin bu hizmete girip çıkabileceğine dikkati çeken Turan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hiyerarşik bir yapı olmadığı için kimsenin Gülen'den hesap soracak bir durumu yoktu. Hizmetin kendisini bitirmek istediler. Risale-i Nur hizmetine şüphe karıştırıldığında diğer hizmetler zaten tutunamaz ve dağılır. Bu hizmet kitap temelli bir hizmet. Vaazlarına ve sohbetlerine bakıldığında bu hizmeti baştan sona kadar kullandığını görüyoruz. Hiçbir zaman 'Nurcuyum. Risale-i Nur talebesiyim.' demedi. Mahkeme kayıtlarında da demedi. Hatta reddetti. Bediüzzaman'ın adını bile anmazdı. Hareket içinden Gülen'e uyarılar oldu o dönemde. Büyüklerimiz idare-i maslahatla hareket ettiler. Risale-i Nur eserlerini sadeleştirmeye başladığında net tavır koydular. Çok geç kalındı."

Turan, FETÖ'nün birçok eseri sadeleştirdiğini ve bunlarda tahrifatlarda bulunduğunu vurgulayarak, İslami hükümlerle oynandığını söyledi.

"FETÖ'nün asıl meselesi paralel dindir"

Dinine ihanet edenin devletine ihanet etmesinin beklenen bir sonuç olduğunu aktaran Turan, "Mesele zaten paralel devlet değil. Benim buna itirazım var. Asıl mesele paralel dindir. Devlette böyle bir yapı oluşturmalarının sebebi de o paralel dini tesis etmekti. Onu halkın resmi dini haline getirmekti. Bu uluslararası bir projedir. Bediüzzaman, bunların tümüne 'Gizli dinsizlik komiteleri' der. O komitelerin Türkiye'de ve İslam alemindeki çalışmalarıydı." ifadelerini kullandı.

aa

 

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Nur Talebeleri Haberleri