Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Muhammed (asm) Suresi 31-33. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
31 . Celâlim hakkı için, içinizden cihâd edenleri ve sabredenleri belli edinceye ve haberlerinizi (sırlarınızı) ortaya çıkarıncaya kadar, sizi imtihân edeceğiz! (1)
32 . Şübhesiz ki inkâr edip Allah yolundan men‘ edenler ve kendilerine hidâyet belli olduktan sonra peygambere karşı gelenler, elbette Allah’a hiçbir zarar veremezler. Çünki (Allah), onların amellerini boşa çıkaracaktır.
33 . Ey îmân edenler! Allah’a itâat edin! Peygambere de itâat edin! (2) (Tâ ki) amellerinizi boşa çıkarmayın!
1- Vaktiyle bir eşkıya reisi iken tevbe eden ve ma‘neviyâtta çok inkişaf eden Fudayl bin İyad hazretleri (ra), bu âyet-i celîleyi okudukça ağlar ve derdi ki: “Allah’ım! Bizi böyle imtihan buyurma! Çünki bizi, (sırlarımızı açığa çıkarmakla) imtihân edersen, rüsvay etmiş ve bizim perdelerimizi yırtmış olursun. Nice kusurlarımız meydana çıkar.” (Bilmen, c. 7, 3402)
2- “Evet Cenâb-ı Hakk’a îmân eden, elbette O’na itâat edecek. Ve itâat yolları içinde en makbûlü ve en müstakîmi (istikāmetli olanı) ve en kısası, bilâ-şübhe (şübhesiz) Habîbullâh’ın(Allah’ın en sevgili kulu olan Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın) gösterdiği ve ta‘kîb ettiği yoldur.” (Lem‘alar, 11. Lem‘a, 54)
(Hayrat Neşriyat, Kur'an-ı Kerim Meali)