Bismillahirrahmanirrahim
MEYVE RİSALESİNDEN ALTINCI MESELE
...
Hem nasıl ki: Dört yüz bin millet, içinde bulunan ve her milletin istediği erzâkı ayrı ve istîmâl ettiği silâhı ayrı ve giydiği elbisesi ayrı ve tâlimâtı ayrı ve terhisâtı ayrı olan bir ordunun mûcizekâr bir kumandanı, tek başıyla bütün o ayrı ayrı milletlerin ayrı ayrı erzâklarını ve çeşit çeşit eslihalarını ve elbiselerini ve cihâzâtlarını, hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak verdiği o acip ordu ve ordugâh; şüphesiz, bedâhetle o hârika kumandanı gösterir, takdirkârâne sevdirir.
Aynen öyle de: Zemin yüzünün ordugâhında ve her baharda yeniden silâh altına alınmış bir yeni ordu‑yu Sübhânî’de nebâtât ve hayvanat milletlerinden dört yüz bin nev'in çeşit çeşit elbise, erzâk, esliha, tâlim, terhisleri gayet mükemmel ve muntazam ve hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak bir tek kumandan-ı âzam tarafından verilen küre‑i arzın bahar ordugâhı, ne derece mezkûr insan ordu ve ordugâhından büyük ve mükemmel ise – sizin okuyacağınız fenn‑i askerî mikyâsıyla – dikkatli ve aklı başında olanlara o derece küre‑i arzın Hâkim’ini ve Rabbini ve Müdebbir’ini ve Kumandan‑ı Akdes’ini hayretler ve takdislerle bildirir ve tahmîd ve tesbihle sevdirir.
Bediüzzaman Said Nursi
Sözler