13 Mayıs 2009 tarihinde Palembang şehrinde bulunan Raden Fatah İslam Enstitüsü’nde Âyetü’l-Kübrâ’nın Endonezya dilinde tercümesinin kitap tanıtım semineri düzenlendi. Seminere 80 civarında üniversite öğrencisi dinleyici olarak katıldı. İslam Eğitimi Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Dr. İsmail Sukardi ve Ümera Kardeşlik Forumu’nun sekreteri H. Ömer Said konuşması olarak katıldı
Dr. İsmail Sukardi tebliğinde, Âyetü’l-Kübrâ’da temel iki bahsin olup, bunların kâinattan Halıkını soran bir seyyahın müşâhedâtı ve Tevhid delilleri olduğunu belirtti. Birinci mebhasta Üstad’ın, âlemdeki her şeyin Allah’ın varlığına delil olduğunu gösterdiğini ve ikinci mebhasta ise Üstad’ın, Ulûhiyet, Fettâhiyyet gibi delilleri izah ettiğini söyledi. Üstad’ın metod olarak Kur’an’da da kullanılan temsil metodunu kullandığını izah etti. Üstad’ın Âyetü’l-Kübrâ’da naklî âyetler ile kevnî âyetleri kullandığını vurguladı.
Dr. İsmail, Âyetü’l-Kübrâ’da birkaç önemli mesajın olduğunu söyledi. Birincisi, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını anlamak için âlemdeki mahlukatı incelemek gerekir. İkincisi, kâinatı anlamakla kâinatın boş yere yaratılmadığını ve bir gayesinin olduğu idrak edilir. Üçüncüsü, bütün mahlukat kendi dilleriyle Allah’ı tesbih, tehlil, tahmid ettiğini bilinir.
Ömer Said Âyetü’l-Kübr’a’nın, komünizmin Türkiye’ye girmesine engel olunması için yazıldığını ifade etti. Üstad’ın Âyetü’l-Kübrâ’yı yazarken akıl ve kalbi birleştirdiğini söyledi. Said Nursi çok ihlaslı olduğu için okuyanları etkilemektedir, dedi. Üstad’ın Allah’tan başka kimseden korkmadığını ve Üstad’ın Kur’an’daki “ Ülü’l-Elbâb ” tâbirine mazhar olduğunu söyledi. Ülü’l-Elbâb’dan maksad, insanın sadece Allah’a müteveccih olması ve her amelinde Allah’ın rızasını gözetmesidir, diye izah etti.
CAKARTA SYARIF HİDAYATULLAH DEVLET ÜNİVERSİTESİ’NDE ÂYETÜ’L-KÜBRÂ’NIN TANITIM SEMİNERİ
14 Mayıs 2009 tarihinde Syarif Hidayatullah Devlet Üniversitesi’nin Usûlü’d-Din Fakültesi’nde 60 civarında öğrenci ve öğretim görevlisinin katıldığı Âyetü’l-Kübrâ tanıtım semineri düzenlendi. Türkiye’de master ve doktora yapmış olan Dr. Nur Rofiah ve Usûlü’d-Din Fakültesi’nin Akide ve Felsefe bölüm başkanı Dr. Syamsuri, seminerde birer tebliğ sundular.
Tebliğinde Nur Hanım, ilk önce Üstad’ı ve Risaleleri kısaca tanıttı. Türkiye’deki İslam’dan bahsetti. Âyetü’l-Kübrâ’da hedef okuyucu kitlesi bu kâinatı iman şuurundan ayrı düşünen ilim ehli ve Allah’ın kevnî bir âyeti olarak kâinata nasıl bakılması gerektiğini düşünen müminlerdir, dedi. Tefsir ehlinin genellikle Kur’an’daki kevnî âyetleri ihmal ettiğini ifade ettikten sonra Üstad’ın bu noktada bir öncülükte bulunduğunu arz etti.
İkinci konuşmacı Syamsuri Bey tebliğinde Üstad’ın Âyetü’l-Kübrâ’da üç yaklaşım kullandığını ve bunların kozmoloji delili, kalbî delil ve teleoloji delili olduğunu söyledi Kozmoloji delilinin sema, bulut, nebatât gibi âlemdeki varlıkları okumayı ve tefekkür etmeyi sağladığını, kalbî delilin insanın vicdan yoluyla hakikati aramasını sağladığını ve teleoloji delilinin ise kâinattaki intizam, tesanüd, teavün sırlarıyla kâinatın, yaratıcısına ulaşmaya vesile olduğunu izah etti. Dr. Syamsuri’ye göre Âyetü’l-Kübrâ’dan alınacak menfaat eğer anlaşılır ve hayata tatbik edilirse, ilme’l-yakînden başlayıp hakka’l-yakîne varan hakiki imana ulaşılmasına vesile olacaktır.
Her iki seminerde de Âyetü’l-Kübrâ basta olmak üzere tercümeler kitap standında sergilendi.
Barlaplatformu.net
Seminerden fotoğraflar için TIKLAYINIZ