En önemli kişi, konu ve an nedir?

Peygamberimiz her zaman karşısındaki kişileri en önemli kişi nazarıyla bakarak hareket ederdi…

Hüseyin Hiçdurmaz’ın haberi:

Dost TV programcısı, eğitimci yazar Seyfettin Bulut Risale-i Nur Enstitüsü Bursa Temsilciliğinde “Varlığın Sırlarını Düşünmek’’ konulu bir konferans verdi

Açış konuşmasını Mustafa Yılmaz’ın yaptığı programda Peygamberimiz Hz. Muhammed’in her zaman karşısındaki kişileri en önemli kişi nazarıyla bakarak hareket ettiğini belirten Bulut şöyle konuştu:

“Bir öyküyle başlamak istiyorum. Bir hükümdar bir duyuru yapmış ve onlara demiş ki; üç şeyi merak ediyorum bu üç soruma cevap verene armağan vereceğim birincisi: en önemli kişi kimdir, ikincisi: en önemli konu nedir ve üçüncüsü en önemli zaman hangi zamandır, hangi andır. Hükümdar bu üç sorunun cevabını bulana yüz altın vereceğim demiş.

“Tabii ödül de büyük olunca duyulmuş her tarafta bütün bilginler cevaplar getiriyor, ama hiç biri hükümdarın cevabı değil. Bu konu bir köylünün kulağına da gitmiş gün görmüş tecrübeli bir piri fani... Gelmiş hükümdarın sarayına, hükümdarın soruları varmış onlara cevap getirdim demiş. Muhafızlar, bekçiler onu küçümsemişler içeri almak istememişler. Yahu siz ne karışıyorsunuz hükümdar her yere duyurun cevabı olan getirsin dememiş mi? Hükümdar da buna önyargılı bakmış bu kadar bilgenin veremediği cevabı sen mi vereceksin demiş? Bu köylü demiş ki hükümdarım, “hazineler harabelerde saklı olur.” Hükümdar insaflı birisiymiş demiş kusura bakma hakikaten senin harabe görüntünün altında hazineler saklı olabilir, sana önyargılı bakmakla hata ettim peki şu hazineni çıkar bakalım cevapları ver. Hükümdara yaklaşmış köylü ve demişki, hükümdarım; dünyadaki en önemli kişi karşındaki kişidir, dünyadaki en önemli konu karşındaki insanla konuştuğun konudur. Hükümdar düşünmüş biraz kafasında evirip çevirmiş sonunda anlamış. Tamam be demiş sen kazandın gerçektende senin harabelerin arasında hazineler saklıymış “harabe ehlini hor görme şakird defineye malik nice viraneler var” demişler ya…

“Ve köylü armağanı kazanmış. Hükümdar şöyle düşünmüş. Gerçekten ben karşımda kim olursa olsun sürekli karşıma gelen muhatablarım değişiyor, ben karşımdaki kişiye en önemli olarak bakarsam, ona öyle bakarsam o değer bana yansır. O da bana aynı değeri verir. Onun konusuna, onun sorununa en önemli konu olarak bakarsam o da beni takdir eder “hükümdarın gıdası tebanın sevgisidir” dolayısıyla o da beni sever böylece saltanatım devamlı olur. Ve en önemli anı içinde bulunduğum an olarak görürsem, bütün anlarım en önemli an olur hayatım maksimum düzeyde olur. Tamam be demiş bu soruların cevabı bu...

“Şimdi bu öyküyü hayat felsefesi olarak benimsedim. İlk derslerimde öğrencilerime bu öyküyü anlattıktan sonra diyorum ki bakın ben hangi sınıfa gelirsem, dünyanın en önemli kişileri o sınıfın öğrencileridir. Karşımdaki kişiler dünyanın en önemli konusu sizinle konuştuğum konudur, dünyada en önemli zaman da o andır. Siz de böyle bakın olaya… Giderim evime. Evimde çocuklarımla, eşimle beraberken en önemli kişiler onlardır. En önemli zaman onlarla geçirdiğim zamandır. En önemli konuda onlarla konuştuğum konudur. Bakın ben bu öyküyü önceden biliyordum ama şunu bilmiyordum. Peygamber efendimizin yanına gider sahabeler ve halk… Peygamber Efendimiz yanına gelen kişiye dünyanın en önemli kişisi gibi davranıyor onu öyle dinliyor, onu önemsiyor, onu geçiştirmiyor. Hatta elini uzatan müsamaha eden kişi elini, çekmeden peygamberimiz elini çekmiyor.

Güncel Haberleri