Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde Sancaktepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde, T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayelerinde, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ve IRCICA işbirliği ile gerçekleşen "İslam Ülkelerinde ve Toplumlarında AİLE" Uluslararası Sempozyumu'nda Emine Erdoğan da açılış konuşması yaptı.
Erdoğan'ın konuşmasından özetler:
- Ailenin çürütüldüğü her toplum yok olmaya mahkumdur.
- Bu coğrafyadaki ortak medeniyetimiz aile kavramı üzerine inşa edilmiştir.
- Ortak medeniyetimizden aile olgusu çekilip alınırsa toplum özünü, ruhunu bütün manevi değerlerini kaybeder.
- Son yüzyıllardaki aile kavramına gelen saldırılar, köklü medeniyetimize yöneliktir. Bu saldırıları dayanışma ve kardeşlikle bertaraf etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
- Aile sadece anne, baba ve çocuktan oluşmaz. Bizler birbirini kardeş gören, birbirini kardeş görmekle emrolunan bir medeniyetiz.
- Türkiye, Arnavutluk, Cezayir, Fas, Filistin, Irak, İran, Macaristan, Mısır, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Ürdün, Lübnan tüm halklarıyla büyük bir ailedir. Farklı dilleri konuşan kardeşleriz.
- Eminim ki bu salonda bulunanların tamamı Afganistan, Irak, Somali'de yaşanan acılar karşısında aynı kaygıları duyuyorlar.
- Yine inanıyorum ki bu salondakilerin hepsi Suriye'de, Suriye'nin kentlerinde yaşanan kardeşlerimizi, masum çocukları hedef alan saldırılar karşısında aynı kıbleye yönelip, aynı duaları ediyorlar.
- Sevgili kardeşlerim, bir ailenin mensubu olmak bize, hepimize ortak sorumluluklar yüklemektedir. Nasılki bir anne çocuklarına, bir babaanne torunlarına karşı sorumluysa büyük bir ailenin fertleri olarak bizler de birbirimizden sorumluyuz.
- Biz Afganistan'dan Irak'a, Filistin'e, Suriye'ye sırtımızı asla dönemeyiz. Afrika'nın ve Ortadoğu'nun diğer ülkelerindeki açlığa, sefalete karşı sessiz ve tepkisiz kalamayız.
- Aynı ailenin çocukları olarak, aynı medeniyetin mensupları olarak aile içindeki her mesele bizim aynı zamanda kendi meselemizdir. Bu büyük ailenin mensupları olarak dayanışmalarımızı daha da arttırmak zorundayız. Kardeşlik hukukunun gerektirdiği gibi birbirimizle daha fazla görüşmek, daha fazla dertleşmek, daha fazla kucaklaşmak zorundayız. Büyük ailemize yönelik her türlü saldırıya birlikte göğüs germek, ailemizi çürümekten, dağılmaktan, bozulmaktan korumak zorundayız. Hangi mezhebin mensubu olursa olsun. Hangi etnik kökene, hangi dile sahip olursa olsun ailenin tüm fertleri bir elin parmakları gibi birbirine kenetlenmek, kucaklaşmak zorundadır.
- Şunu burada açıkça ifade etmek istiyorum, biz Türkiye olarak, millet olarak bu büyük ailenin bir ferdi olmaktan gurur duyuyoruz, şeref duyuyoruz. Bu büyük aile içinde dayanışmayı, paylaşmayı, kardeşliği yüceltmek için çok samimi gerçekten gayret gösteriyoruz. Bütün bu coğrafyanın kandan, acıdan, gözyaşından arınması için, çatışmaların son bulması, barışın egemen olması için yoğun şekilde mücadele ediyoruz. Bu mücadelede siz değerli kardeşlerimizi yanımızda görmekten güç alıyor, bundan da ayrıca heyecan hissediyoruz. İnşallah bizi biz yapan medeniyetimizin temel taşı olan aileyi korumaya devam edeceğiz. Kendi çekirdek ailelerimiz kadar mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük ailemizle de ilişkilerimizi her zaman sıcak, her zaman samimi tutacağız. Rabbim bizlere aile acısı yaşatmasın. Huzurlu, müreffeh, barış içinde bir aile olarak hep birlikte el ele aydınlık geleceğe birlikte yürümeyi Rabbimin bize nasip etmesini diliyorum.