Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Hucurât (asm) Suresi 6-8. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
6 . Ey îmân edenler! Eğer fâsık (yalancı, günahkâr) bir kimse size bir haber getirirse, önce (onun doğruluğunu) iyice araştırın ki (1) bilmeyerek bir topluluğa sataşırsınız da (bu hareketiniz doğru olmadığından) yaptığınıza pişmân olan kimseler olursunuz.
7 . Hem bilin ki, şübhesiz aranızda Allah’ın Resûlü vardır. Eğer (o), birçok işte size uyacak olsaydı, gerçekten sıkıntıya düşerdiniz; fakat Allah, size îmânı sevdirmiş ve onu kalblerinizde süslemiştir. Küfrü, fıskı ve isyânı ise size (kalblerinize) çirkin göstermiştir. İşte onlar, gerçekten doğru yolda olanlardır!
8 . (Bu,) Allah’dan bir lütuf ve bir ni‘mettir. Allah ise, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
1- Âlimlerimiz bu âyetin mefhûm-ı muhâlifinden (zıd ma‘nâsından), haber-i vâhidin yani âdil bir kişi tarafından yapılan rivâyetin kabûl edilir bir delîl olduğu netîcesini çıkarmışlardır. (Râzî, c. 14/28, 121)
(Hayrat Neşriyat, Kur'an-ı Kerim Meali)