Ege'de pamuk üretiminde gerileme
Ege Bölgesi'nde pamuk ekim alanlarının azalmaya devam ederek 2009-2010 sezonunda geçen yıla göre yüzde 29 daraldığı belirtilerek, üretimin ise 73 bin 370 ton olarak gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi.
İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Odası, Söke Ticaret Borsası ve Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü'nün katılımıyla düzenlenen ve uzaktan algılama yöntemine göre yapılan tahmin çalışması raporu, borsada düzenlenen toplantıda açıklandı.
Açıklanan rapora göre, Ege Bölgesi'nde 2009-2010 sezonunda 52 bin 686 hektar ekili alandan dekar başına 366 kilogram verimle 193 bin 79 ton kütlü pamuk üretilecek, bundan da yüzde 38 randımanla 73 bin 370 ton mahlıç pamuk elde edilecek.
Rakamı değerlendiren Borsa Başkan Yarımcısı Barış Kocagöz, geçen yıl 74 bin 482 hektarlık alanda ekim yapıldığı dikkate alındığında, ekim alanlarında yüzde 29'luk bir daralmanın yaşandığını, en büyük daralmanın yüzde 48 ile İzmir ve yüzde 45 ile Manisa'da gerçekleştiğini söyledi. Kocagöz, üretimin ise geçen yıla göre yüzde 22 oranında gerileyeceğini ifade etti.
Üreticinin mısır ve buğdaya yöneldiğini, ancak bu ürünlerde de arzın fazla olmasının fiyatı düşürdüğünü ifade eden Kocagöz, bu yıl pamukta verimin normalin üzerinde olması nedeniyle üretimin kritik noktaya inmediğini dile getirdi.
Kocagöz, şunları söyledi:
''Pamuk ekim alanlarında 2001 yılında başlayan daralma tüm hızıyla devam ediyor. Hükümetten bazı temsilciler bize 'Sürekli ağlıyorsunuz' eleştirisinde bulunuyor. Onlara pamuk üretim alanları ve miktarındaki düşüşü anlatan grafikleri göstermek istiyoruz. 2001'de 721 bin ton olan kütlü üretim bugün 193 bine düştü. Üretici ağlıyor, çünkü haklı bir gerekçesi var.
Bu yıl da üreticinin çok fazla borçlu olması nedeniyle tarladan topladığı ürünü hemen sattığını görüyoruz. Satmazsa batacak durumda olduğu için Kasım-Aralık aylarında arz fazlası oluşuyor, bunun fiyatlara olumsuz yansımaları oluyor.
Bu yıl dünya pamuk piyasası daha heyecanlı. Stokların daha az olduğunu görüyoruz. Krizden çıkışta tüm tekstil üreticisi ülkelerde talep artışı gözleniyor. TARİŞ'in alım yapmamasına rağmen piyasa tutunuyor. Dünya ülkelerinden de Ege pamuğuna ilginin olduğunu görüyoruz. Bu yıl pamukta dip noktayı yaşadığımızı ümit ediyoruz. Bu yıl iyi bir piyasa oluşması halinde, gelecek yıl ekili alanlarda artışın olacağını düşünüyoruz.''
-GDO'SUZ ETİKETİ-
Kocagöz, dünya pamuk üretiminin yüzde 60'ının genetik değişikliğe uğrayarak üretildiğini, bu konuda Türk pamuğunun doğal yapısıyla özel bir ürün haline geldiğini belirterek, Türk pamuğu kullanan tekstil ve konfeksiyon sanayisiyle işbirliği yaparak etiketlere ''GDO'suz pamuk kullanılmıştır'' ibaresinin yazılması için çalışma başlattıklarını dile getirdi.
Dünyada Ege pamuğu gibi ürünlerden elde edilen kaliteli elyaf üretiminin azalmaya başladığına da dikkati çeken Kocagöz, Ege pamuğunun katma değerini artırmak için çaba gösterdiklerini dile getirdi.
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Sabri Ünlütürk ise tekstil ve konfeksiyonda Türkiye'nin rekabetçi gücünü pamuk-iplik ve kumaş sanayisi entegrasyonundan aldığını, talebin tamamı ülke üretiminden karşılanamasa da önemli bir miktarın yerli üretimden alınmasının önemli olduğuna işaret etti. Ünlütürk, prim sisteminde kaliteli pamuğa ödül verecek bir yapılanmaya gidilmesinin de şart olduğunu ifade etti.
Zaman