Toprakları üzerinde, kendilerine hiç bir söz hakkı tanınmadan inşa edilen ırkçı duvarın ortaya çıkardığı en trajik hikayelerden birinin kahramanı Batı Şeria'nın Hizma kasabasında yaşarken kendilerini Yahudi yerleşimcilerin arasında bulan Hatip Ailesi'nin dramı...
Birkaç yıl öncesine kadar Hizma toprakları üzerinde olan ailenin evi, duvarın kasabayı bölerek inşa edilmesiyle birlikte yahudi yerleşimcilerin yaşadığı "Pisgat Ze'ev" sınırları içinde kaldı.
24 kişilik ailenin ev hapsi, kendilerine yönelik düşmanlığı açıkça ortaya koyan, sokağa çıktıkları anda sözlü ve fiziki tacizlerini gün geçtikçe artıran ırkçı yahudilerin yaşadığı bir mahallede böylece başlamış oldu.
Ailenin reisi 70 yaşındaki Kifah Hatip, hiç bitmeyen tacizler yüzünden sokağa çıkmaya korktuklarını, ailenin geçim kaynağı olan keçi ve tavukların da yahudi komşuları tarafından birer birer çalındığını söylüyor.
"Geçtiğimiz hafta en iyi keçimizi çaldılar" diyen yaşlı kadın, Kudüs belediyesinin de evlerine gönderdiği bir yazı ile bahçelerinde bulunan kümesi ve çardağı yıkmaları ve hayvanlardan "kurtulmaları" emri verdiğini anlatıyor.
Hayvanlarının çoğunu duvarın diğer tarafındaki akrabalarına vermek zorunda kalan aile, yıllardır evlerinin bir parçası olan çardağı yıkmazsa 7500 dolar ceza ödemek zorunda kalacak. Hayvanlarını beslemek için hergün kontrol noktasından duvarın diğer yanına geçen aile üyeleri, bu durumun daha ne kadar devam edebileceğini ise bilmiyor.
Duvarın diğer tarafında kalan yüzlerce akrabalarını, aralarında sadece birkaç yüz metre olmasına rağmen, ancak kontrol noktasından geçerek ziyaret edebilen Hatip ailesinin, evlerinin dışına çıkması ise yasaklanmış. Ailenin anlattığına göre, "kendi evlerinde hapis" yaşamak zorundalar, çünkü yahudi yerleşimcileri arasında dolaşmaya kalkarlarsa İsrail yetkilileri tarafından tutuklanma tehlikesiyle karşı karşıyalar.
Bütün bunların ötesinde, ailenin iki kızı genetik bir rahatsızlık yüzünden tekerlekli sandalyeye mahkum, ve yaşadıkları hayat nedeniyle hiçbir tıbbi yardım alma şansları yok..
İsrailli yetkililer ise, insan hakları örgütlerinin yaşanan trajediyi medyaya taşımasının ardından, Hatip ailesinin durumunu gözden geçireceklerini açıklamakla yetindi.
Dünya Bülteni