İnternet andıcı belgesinin paraf ve imzasıyla gerçek bir belge olduğunu ve bunu her yerde söylediğini ifade eden Çiçek, "İnternet andıcı gerçek bir belgedir. Bu internet sitelerinin arşivleri imha edildiği için bu haberleri bulmak imkânsız." ifadelerini kullanmıştı.
Dursun Çiçek, 'internet andıcı' soruşturması kapsamında 20 Temmuz 2011'de savcılığa ek ifadesinde önemli bilgiler verdi. Çiçek'in o dönemdeki komutanları Korgeneral Mehmet Eröz, Korgeneral İsmail Hakkı Pekin ve Tümgeneral Hıfzı Çubuklu hakkındaki sert ifadeleri sorgu tutanaklarında yer aldı. Çiçek, sorumluluğun kendisinde olduğu kadar sıralı amirlerinde de olduğunu anlatıyor. İşte Çiçek'in o ifadeleri: "Ben 2004-2007 yılları arasında cari işlem şube müdürüydüm. Personel tarafından sitelere haber konulur. Şube müdürünün siteye haber koyma yetkisi yoktur. Haberi seçer veya onay verir. Aynı yetki daire başkanı, harekât başkanına da aittir. Sıralı amirler olarak bunların da sorumluluğu vardır. Benim görevim olduğu kadar, sıralı amirlerin bu denetimi yapmak da görevleri içerisindedir. Mevzuata uygun olup olmadığını, açma kapatma yetkisi üst komutanlara aittir. 4 Şubat'ta kapatma emrini kim verdiyse, aynı komutan siteleri daha önce yayından kaldırabilirdi. Bu konuda üstlerimizin bilgi sahibi olmaması hayatın olağan akışına aykırıdır."
BENİM SUÇUM NEYSE, AMİRLERİMİN DE ODUR
Mustafa Bakıcı ve Mehmet Eröz'e 15 Haziran 2011 tarihli sorgularında söz konusu sitelerde yayınlanan haberlerin içerikleri sorulmuştu. İki isim de haberlerin içeriklerini bilmediklerini, sorumluluğun kendilerinde olmadığını savunmuştu. Bu ifadeler Dursun Çiçek'e de soruluyor. Çiçek, şunları söylüyor: "Mehmet Eröz ve Mustafa Bakıcı'nın beyanları doğruysa bu, takip ve kontrol görevinin yeterince yapılmadığını gösterir. Aynı konuda benim gözümden de kaçan bir haber varsa yine benim de bu konuda zafiyet gösterdiğim ortaya çıkar. Benim bu konuda suçum neyse, amirlerimin de suçu aynıdır."
ZAMAN