Yüksek öğretime geçiş sınav sonuçları açıklandı.
Heyecan bitmedi. Yeni bir aşamaya geçildi. Tercih dönemi başladı bitiyor
Bu vesile ile bu tercih üzerine biz de bir iki söz edelim dedik.
Hayat, insanın “sinn-i mükellef” yaşından itibaren, yani sorumluluk yaşına bastıktan sonra başlıyor. Yani ergenlik dönemi demektir.
Tercihler sonra hayatın yaşama süreci içinde hep tercihler olacak
Bu tercih meselesi sadece insana has bir hasiyet, özellik.
Dağların yüklenmekten çekindiği “EMANET”i insan yüklenmiştir.
Kendisine bir anahtar verilmiş. “ENE” deniyor.
İnsanın kendini ve Rabbini tanıması için vahidi kıyasi denilen kıyaslama özelliği.
Kendini tanıması, sorumluluğunun farkında olmasının anahtarı.
“Ene” bahsi ayrı ve derin bir bahis. Şimdilik teğet geçiyoruz.
İnsanı yücelerin yücesi mertebeye çıkabilmesine vesile olduğu gibi aşağıların aşağısı derekeye de düşmesi yine bu eneyi yanlış yerde kullanmasından kaynaklanıyor.
Üniversite sınavını kazanmak bir insan için çok mühim bir kırılma noktası.
Ne olacak kazanınca. Bir meslek sahibi olup o meslek ile maişetini temin edebilmek.
Maişetin yegane vesilesi aracını mutlak surette üniversite okunması şartına bağlı olsaydı hayatın devamı mümkün olmazdı.
İnsanların binle çeşit temel ihtiyaçları var. Binlerce farklı meslek var ihtiyaçtan doğmuş. O mesleklerin icrasi lisans eğitim şartına bağlı değil.
Toplumun genel kabulü, gelenek, göreneklerden, halkın dedikodusu ve insanın kıymetini yüksek tahsil diplomasına eşitleyen eksik yanlış yaklaşım söz konusu maalesef.
Gençlerin hepsini aynı kanaate göre zorlamak fıtrat kanunlarına aykırı.
Gönülden geçenlerle eldeki puanlar arasında “makas aralığı çok fazla” olabiliyor.
Sınava girenler çok yönlü baskı altında.
Aile, arkadaş, öğretmenler, çevre, dost akraba herkesin gözü bir kişinin sınav sonuçlarında.
Kolay değil genç adayımızın işi.
Hayatta başarının yegane göstergesi olarak üniversitede herkesin iyi dediği bir bölümde okumak
“İyi bir bölüm, iyi bir meslek” ne demek?
Kime göre? Neye göre?
Kamuoyunda genel kabul görmüş fakat doğru bilinen yanlışlar binlerce genç hayatı yaşayamadan ıskalıyor.
Aklı başına geldikten sonra iş işten geçmiş oluyor. Keşkeli bir hayat devam ediyor. Mutsuz.
Önce insanı insan eden değerlerle donanımlı bir insan profili hasletlerini kazanmasını temin etmek. Manevi donanım
İnsan hayatı için neyin çok önemli neyin tali derecede önemli olduğu hayat prensiplerini idrak etmiş bir genç sınavları ölüm kalım meselesi olarak görmez
Elinden geleni yapar. Kısmet ise olur der. Olmazsa farklı alternatif işler, sevdiği esleklerden rızkını arama yoluna girer.
Rızık Cenab-ı Allah’ın taahhüdü altında olduğunun idraki içinde olan insana umulmadık yerden nasipler çıkar evvel Allah.
“Kadere iman eden kederden emin olur.”
“İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareynı iktiza eder.” (Sözler 23.söz)
Bu teslim ve tevekkül meselesi çok ama çok mühim. İnsanın stresten, gamdan, kederden endişeden kurtulmasının reçetesidir.
Elinden geleni yaptıktan sonra tevekkül etme zamanı. Nasipte ne varsa denilmeli.
Yüksek öğrenim tercihleri yapacak gençlerimize tercihlerine, gönüllerinden geçenlerin nasip olmasını temenni ve niyaz ederim