Dünyevileştikçe, camilerde tabure arttı

Beşer, camilerde son zamanlarda artan taburelere dikkat çekti

Risale Haber-Haber Merkezi

İlahiyatçı Faruk Beşer, camilerde son zamanlarda artan taburelere dikkat çekerek, bunun sebeplerini ve hükmünü yazdı.

Beşer'in Yeni Şafak'taki "Camilerdeki tabure bidatı" yazısı şöyle:

Son birkaç yıldır bu bidatin önlenemez bir tırmanışta olduğu her camiye gidenin malumudur.

Neden böyle oldu, aklımıza gelenleri söyleyelim:

1.Kötü bir beslenme, kültürümüz haline geldi ve neredeyse herkes bir nebze şişmanlık hastalığına müptela oldu. Oysa az yemek, az uyumak, az konuşmak müslümanın ahlakı olmalıydı. Bilinçsiz ekmek, hamur ve şeker tüketimi dengemizi bozdu ve daha da bozacak. Son birkaç yılda şeker hastalığının yüzde yüz arttığı söyleniyor.

2.Teknoloji hareket alanımızı gereğinden fazla daralttı, en yakın yerlere bile yürüyerek gitmekten erinir olduk. Tembelliğe ve hantallığa alıştık.

3.Dünyevileştik, rahata daldık. Namazdaki eğilip kalkmalar bile rahatımızı bozar oldu. İbadetleri dahi keyfimize göre yapmak istiyoruz. Oysa biraz zorlansak çoğumuzun normal şekilde oturabileceğimizi göreceğiz.

4.Sanıyorum alafranga tuvaletlerin de bunda etkisi var. Dizler tuvalette de bükülmeyince büküleceği başka bir yer kalmadı.

Elbette namaz sadece Allah'ı anmak için kılınır, namaz bir spor değildir, bir ibadettir ama salt ibadetlerin bile dünyaya bakan yönleri vardır. Namazdaki eğilip kalkmalar işte böyle bir dünyevi fayda da sağlar. İnsanın yaşadığı sürece esnek, hareketli ve sağlıklı olmasına yardım eder.

Camilerde bir an önce yarışıp bu sandalyeleri kapan insanlara bakıyorum, çoğu yetmiş yaş altı insanlardır. Bu yaşlardaki insanların oturamaması normal midir? Bu kardeşlerimiz kendi sağlıkları için olsun birazcık gayret göstermeli değiller midir?

İşin hükmüne gelelim:

1.Her nasıl olursa olsun (ayağını öne ya da yana uzatarak, bağdaş kurarak) oturma gücüne sahip insanların sandalyede namaz kılmaları caiz değildir. Çünkü oturma / ka'de namazın bir ruknüdür. Ruknü bulunmayınca namaz da olmaz.

Bir şekilde yapabilenler kendilerini zorlayıp oturmaya çalışmalıdırlar, görülecektir ki, sandalyede kılanların çoğu bir şekilde oturabilecektir.

2.Camilerdeki bu oturacaklar kalıcı ve cazip hale getirilmemelidir.

3.Hiç bir surette oturamayacak olanlara gelince, onlar için ihtiyaten birkaç tabure bulundurulabilir.

4.İmam arkadaşlarımız bu durumu cemaatlerine zaman zaman hatırlatmalıdırlar.

Yoksa bu gidişle on yıl sonra oturup normal diz çökerek namaz kılanlar için kenarda küçücük bir yer kalmış ve camilerimiz kiliseye çevrilmiş olacaktır.

Bilkent camiinde birkaç kez namaz kıldım. Gözüm hep arkadaki dekoratif ve rahat koltuklara takıldı. Öyle koltukların olduğu yerde neden iki büklüm olup yerlere kapanayım diyenlerimiz elbette çıkar.

Yazının tamamı için tıklayınız

Güncel Haberleri