Şehrin tarihiyle özdeşleşen Hamidiye kaynak suları, ticari bir marka olmanın yanında İstanbul su medeniyetinin çeşmeler gibi günümüze kalmış bir unsuru.
Sultan II. Abdülhamit tarafından 1902 yılında kurulan Hamidiye Su, İstanbul'un en eski markalarından ve değişmez tatlarından biri. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir iştiraki olan Hamidiye Su AŞ, sadece İstanbul ve Anadolu'da değil, 27 ülkede satış yapıyor. Lezzeti ve kalitesi kadar İstanbul'la özdeşleşen tarihi ve kültürel hikâyesi de dünyanın ilgisini çekiyor. Hamidiye, işlenmemiş ve katıksız bir su. Belgrad Ormanları'ndaki 15 kuyudan yani yerin 200 metre derinliğinden çıkıyor. İstanbul'da barajların suyunun çekildiği kurak yıllarda bile kaynak suları kurumamış.
Hamidiye AŞ'nin Genel Müdürü Kenan Kılıç, Türkiye'nin en çok ihracat yapan su şirketi olduklarını söylüyor. Birçok uluslararası toplantının da resmi içeceği olmuşlar. İklim Zirvesi'nde, IMF toplantılarında, Dünya Su Formu'nda hep Hamidiye suları içilmiş. Yine 20'den fazla uluslararası havayolu şirketi, yolcularına Hamidiye sularını ikram ediyor.
2005 yılında kurdukları bir ekip yurtdışında kapı kapı dolaşıp Hamidiye sularını pazarlamış. İlk müşterileri Hollanda Kraliyet Havayolları olmuş. Kılıç, bu kadar kısa sürede dünya piyasasında önemli bir yere gelmelerinin sebebini şöyle açıklıyor: "200 metre derinlikten kendi cazibesiyle çıkan bir kaynak suyu Hamidiye. Sondaj yapılarak çıkartılan bir su değil, dikkatinizi çekerim. Kendi marifetiyle çıkarken su, topraktaki mineralleri alıyor. Besleyici ve lezzetli oluyor. Sondaj yapıldığında bu mümkün olmuyor. Farklı damak zevkine sahip milletlerin bizim suyumuzu rahatlıkla içmesinin sebebi bu. Anadolu'da Hamidiye kaynak suları kadar lezzetli ve kaliteli suların olduğunu biliyorum. Ülkesine hizmet etmek isteyen işadamlarını buralara yatırım yapmaya davet ediyorum. Dünyada böyle bir açık var."
Çünkü gıda deyince akla, kaşık-çatalla yediğimiz, çiğneyerek yuttuğumuz besinler geliyor. Fakat su da aslında besleyici bir gıda. Özellikle kaynak suları vücudun ihtiyaç duyduğu birçok maddeyi barındıran bir besin maddesi. Bunu gelişmiş ülkeler yeni fark etti. Yemek sırasında tüketilen yapay içecekler yerine doğal kaynak suyu içmeye başladılar.
Zaten içme suları da kendi içinde üçe ayrılıyor: Birinci grup, vücuda faydalı sular. Besin olarak kabul ediliyor. İkinci grup, faydası ya da zararı olmayan sular. İşlenmiş, arıtma cihazından çıkmış sular. Üçüncü grup, zararlı sular. Kılıç, piyasada bu sulardan çok fazla olduğunu söylüyor. Tüketiciyi uyarıyor ve "Laboratuvarlar uygun fiyata ve kısa zamanda tahlil yapıyor, üşenmesinler, içtikleri suları tahlil ettirsinler. " diyor.
Kullan at karton damacana
Hamidiye, dünyada yoğun ilgi gören bir 'kutu su' geliştirmiş. Su, musluğu bulunan antiseptik torbaya dolduruluyor ve sonra özel bir kartona yerleştiriliyor. 12 ve 20 litrelik versiyonları olan kutu, su bittikten sonra atılabiliyor.
Hamidiye A.Ş'nin Genel Müdürü Kenan Kılıç, İstanbul'un su markasının 27 ülkede satılmasının Türkiye'nin tanıtımına büyük katkı sağladığını söylüyor.
Gelişmiş ülkeler içeceğin organiğini yeni keşfetti: Su
Meyve ve sebzede, giyimde ve temizlik malzemelerinde yaşanan doğala/organik olana dönüş içecekte de var. Organik içecek denirken kaynak suları kastediliyor. Gelişmiş ülkeler, insan vücuduna en faydalı ürünün su olduğunu fark etti. Gazlı içecekler başta olmak üzere diğer içecek türlerinin yerine su tüketmeye başladılar. Özellikle Avrupa'da birkaç yıl öncesine kadar normal su bulmak zordu. Mineralli su tüketiliyordu. Fakat son yıllarda içme suyunun önemi anlaşıldı. Sağlık endişesi yaşayan Avrupalılar, kaynak sularına yöneldiler. Bu sebeple Hamidiye suları Avrupa'da çok satıyor.
***
İçme suyunun kalitesi nasıl anlaşılır?
Yudumladığınızda suyu ağzınızda hissetmeniz lazım. Hissetmiyorsanız kaynak suyu değildir. İşlenmiş sudur. Aşırı yumuşak, ağızda adeta hissetmeden direkt mideye inen su işlenmiş, faydası da zararı da olmayan bir şey haline getirilmiş demektir.
Suyun içtikten sonra şişkinlik vermemesi lazım. Bol miktarda su içtikten sonra nefes alamaz hale geliyorsanız suda sorun var demektir.
Suyu içtiğinizde size tatlı geliyorsa, tatlandırılmıştır. Günümüz teknolojisiyle bu mümkün.
Su, hazmı, bağırsak sağlığını ve hatta psikolojik durumu bile etkileyen bir besin.
Pet şişe ve damacana sularını dikkatli kullanmak gerek. Kaliteli olmayan ambalajlardaki sulara plastikten istenmeyen maddeler bulaşabilir. Güneşe maruz kalan, buzlukta dondurulan suları kullanmaktan kaçının.
Su için en sağlıklı madde cam. Kenan Kılıç, gelecekte pet şişenin yerine cam kullanılacağını söylüyor.
Zaman