Dünyada artıyor Türkiye'de değişmiyor

Yurtdışında zeytinyağı fiyatları artarken Türkiye’de ise fiyatlar önemli bir değişim yaşanmıyor.

İpekçe Çelik'in haberi:

Geçen yıldan kalan 80 bin ton zeytinyağının yanında bu yıl beklenen 200 bin tonluk rekolte arz-talep dengesini olumsuz etkiliyor.

Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) Başkanı Metin Ölken, hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, fiyatların yükselmemesindeki en büyük etkenin arz-talep dengesizliği olduğunu söyledi. Ölken, şunları söyledi:

“Yurtdışında ana pazar özellikle İspanya’da bulunuyor. Fiyatlar orada artarken bu artışa Tunus, İtalya gibi ülkeler de uyum sağlıyor. Ancak Türkiye’deki değişmemesinin sebebi arz talep dengesinin olmayışından kaynaklanıyor. Piyasada fiyat, arz ve talebin kesiştiği noktada olur. Talep yetersizse fiyat hareket etmez. Bu açıdan baktığımızda talebin daha az olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Ancak 3-5 ay öncesi ile bugüne baktığımızda fiyatlarda ciddi bir düşüş yaşamıyoruz. Bugün yemeklik sızma zeytinyağı fiyatları üreticiden alım fiyatları 5 TL civarında. Marketlerde ise 1 lt zeytinyağı 8-14 TL arasından satılıyor."

DESTEK ARTMALI

'Önemli olan nokta sektördeki ürünleri katma değerli bir şekilde ekonomiye sokmamız' diyen Ölken, sözlerine şöyle devam etti:

“Avrupa ülkelerinde, Avrupa Birliği üreticiyi korumak için ürünlere kilo başına 2 liradan prim desteği veriyor. Türkiye’de zeytin fidanı dikilmesini teşvik ediyorlar ve devletin verdiği destek 50 kuruş. Bu desteğin artması 1 ya da 1,50 TL civarında olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer artmazsa ‘sanayici üreticiyi sömürüyor mu?’ gibi sıkıntılar her zaman karşımıza çıkacaktır. Genel olarak bakacak olursak bu durum sadece primi artırmakla halledilmez. Üretim maliyetleri Türkiye’de pahalı durumda ve ölçeği sağlayan tarım modeli yok. Tarla ve araziler ufak veya hep bölünmüş.”

Bu yılki zeytinyağı rekoltesinin 200 bin ton üzerinde olduğunu söyleyen Ölken, “bu durum zeytinyağı sektöründe dünya ikinciliğini hedefleyen Türkiye için iyi bir sayı. Sofralık zeytin için belirlenen rekolte ise 400 bin ton civarında. Geçen yıllardan kalma stokların olması da talepten daha fazla arz olduğunu gösteriyor” dedi.

Makineli tarıma geçilip, toprak bütünlüğü sağlanmalı

Ölken, zeytincilikte ölçek ekonomisinin önemine de şu sözlerle dikkat çekti:

“Güneydoğu Bölgesine baktığımızda Antakya, Adana, Mersin, Mardin gibi şehirlerde 30-50 bin ağaçlık araziler yapılıyor ve işi ciddi anlamda iyi yapıyorlar. Alan küçük olduğu zaman sıkıntılar doğuyor. Zaten mazota, işçiliğe zam hep gelecek. Bu yıl 1 TL destek istersin seneye 2 olur 3 olur bu istek hep artacaktır. 200 dönümlük bir arazi önce 5 çocuğa sonra 7 toruna bölününce herkesin maliyeti kendi içinde artıyor. Her birim oranda maksimum belirli ölçeklemeler var. Sadece prim yükseltilmemeli aynı zamanda maliyeti düşük üretim yapılmalı, üretimde ölçeği düşük olan makineli tarıma geçilmeli ve toprak bütünlüğü sağlanmalı diye düşünüyorum”

Hürriyet

Ekonomi Haberleri