Melih Gasgar'ın haberi:
Dev DSİ tarafından Havran Barajı suları altında yuvaları kalan yarasalara doğal ortamda bir mağara yapıldığını hatırlatan Eker, “DSİ eskiden yıkıp geçerek hizmet verirdi. Şimdi durum değişti. Artık yapılacak yatırımlarda doğal hayatın akışını göz önünde bulunduruyoruz. Mesela Havran’da yarasalar, Manyas’ta Kuş Cenneti’nin korunması için dengeyi DSİ sağlıyor.” dedi. Balıkesir’in bir tarım bölgesi olduğunu ifade eden Müdür Eker, sulanabilir toprakların artması için çalışma yaptıklarını bildirdi. Eskiden 20 yılda bitirilen bir barajın artık 4 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirten Eker, devletin son 10 yılda yatırımlara daha çok önem verdiğini kaydetti. Eker, “Eskiden projelerimiz Ankara’dan geri dönerdi, şimdi bize proje üretmemiz için baskı yapılıyor. Tarım bölgesi olan Balıkesir’de hedefimiz 590 bin dönüm olan sulanabilir arazi miktarını 1 milyon 170 bine çıkartmak.” dedi.
2014 yılına kadar 14 gölet, İvrindi Barajı, Manyas Sulama kanallarının Tahirova Sulaması, Madra Barajı ve Havran Barajı’nın tam kapasiteye kavuşacağı bilgisini veren Bölge Müdürü Ali Fuat Eker, “Sulamalı tarım yapılan arazi miktarı 590 bin dönümden, 1 milyon 170 bin dönüme ulaşacak. Sulamalı tarım yapan arazilerden çiftçimiz yılda 2 ürün alabilecek. Özellikle hayvancılık yapanlar buğday hasadını aldıktan sonra silajlık mısır ekimi yapabilecek. Bunlar çok önemli gelişmeler olacak. Sulamasız tarım yapan çiftçimiz dönüm başı 300 liralık ürün kaldırırken, sulamalı tarıma geçtiğinde dönüm başı 700 lira kazanacak. Çiftçinin cebi dolarsa şehirde esnafın cebi de dolar. Para sirkülâsyonu fazla olur. Bu da piyasalardaki dengenin ayakta kalması demektir.”
Balıkesir sınırları içerisinde 8 baraj olduğunu söyleyen DSİ Bölge Müdürü Ali Fuat Eker, son aylarda yağan yağmurlar ile doluluk oranlarının yüzde 100’ü aştığını kaydetti. DSİ’nin hem su taşkınlarını önlediğini hem de artık doğal hayatı korumak için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Mesela Havran’da yarasalar, Manyas’ta Kuş Cenneti’nin korunması için dengeyi DSİ sağlıyor. Eskiden sazlıkları bataklık diye kuruturduk, şimdi ise doğal hayatın devamı için kurumaması için suyolları açıyoruz.” diye konuştu.
Zaman