Din eğitimi, inanç özgürlüğünün parçasıdır

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Kur'an ve Siyer'in seçmeli ders olmasına destek verdi. "Din eğitimi, inanç özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası. Bir insanın bundan daha makul ve masum bir isteği olamaz." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Müslüman bir ülkede bir insanın çağdaş okul ortamında Kur'an-ı Kerim'i hem yüzünden hem de anlamını öğrenme talebinin makul ve masum olduğunu söyledi. Diyanet tarafından düzenlenen 'Yaygın Din Eğitimi Sempozyumu'na katılan Görmez, Kur'an ve Hz. Muhammed'in (sas) hayatının seçmeli ders olması ile ilgili tartışmaları değerlendirdi. Din eğitiminin inanç özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. "Bu ülkede, bu topraklarda yapacağımız en önemli işlerden biri, din eğitimini, tartışma konusu olmaktan çıkartmak. Çünkü bizim dinimiz bizi birleştirmeye geldi, ayrıştırmaya gelmedi. Biz onu öğrendikçe birbirimize daha çok bağlanırız. Kimse korkmasın." ifadelerini kullandı. 

"Türkiye kadar din eğitimini tartışan bir ülke olmuş mudur?" diye soran Görmez, "Yani enerjisini din eğitimi tartışmalarına bizim kadar harcayan başka bir ülke var mıdır acaba? 88 yıldır ne zaman eğitimi tartışsak tartışmalar dönüp dolaşıp din eğitimine geliyor." ifadelerini kullandı. Bu tartışmaların yüz yıllık gönül kırgınlıklarına yol açtığını ve din eğitimini öksüz bıraktığını belirtti. Ankara'da 1949 yılında ilahiyat fakültesi kurulmasına karar verildiğini, ancak Türkiye'de bu ilimleri okutacak bir akademisyenin bulunamadığı için yurtdışından gelen hocalar ile uzman yetiştirilmeye başlandığını hatırlattı. Türkiye'de 88 yıllık din eğitimi tartışmaları gözden geçirildiğinde, toplumda sağlıklı bir din eğitimi bilincinin halen oluşmadığını söyleyen Görmez, şöyle devam etti: "Yaygın din eğitiminde şu an sahip olduğumuz müesseseler (Kur'an ve hafızlık kursları) o sağlıksız tartışmalar olmasaydı sadece kurs seviyesinde, ki yıllarca camilerin altında üstünde, kaçak-köçek, bir oda iki oda, camilerin tuvaletlerinin üstünde altında, zor sıkıntılı yerlerde çocuklarımıza bunları öğretmek zorunda mı kalırdık? Yoksa başka müesseseler mi doğardı? Bunu kendimize sormamız lazım."

'Dört kapıyı' da '12 İmam'ı da bilmek zorundayız

Dinin temel kavramları ile toplumdaki farklı inançların herkes tarafından bilinmesi gerekliliğine işaret Görmez, "Dini bilmeyen bir arkadaşımız Âşık Veysel'in türkülerini, Yunus Emre'nin şiirlerini anlayamaz. Aynı zamanda her Sünni, Alevi vatandaşımızın inanışlarını bilmek zorunda ki, yalan yanlış bilgilerle hareket etmesin. Dört Kapı, Kırk Makam nedir? Hacı Bektaş-ı Veli kimdir? Oniki İmam kimlerdir? Bütün bunları bilecek. Biz birlikte yaşıyoruz. Dolayısıyla birbirimizin dünyasına asgari hangi kelimeler, hangi kavramlarla konuşmamız gerektiğini tespit etmek için buna ihtiyacımız var." dedi.

Zaman

Güncel Haberleri