Mehmet Gökçe'nin haberi
Dicle Üniversitesi (DÜ), Valilik, Büyükşehir Belediyesi ile Ticaret ve Sanayi Odası'nın desteğiyle İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi'ni tanıttı. Finansmanı Avrupa Birliği (AB) tarafından sağlanan projeyle ilgili DÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonu'ndaki toplantıya Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Dicle Üniversitesi Prof. Dr. Rektörü Ayşegül Jale Saraç, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Galip Ensarioğlu kamu kurumlarının yöneticileri katıldı.
Toplantıda konuşan DSTO Başkanı Galip Ensarioğlu, Diyarbakır'da son 3-4 yıl içinde KOSGEB, İş-Kur ve STK'lar tarafından çok sayıda girişimcilik eğitimleri uygulandığını söyledi.
Eğitimler sonunda kendi işini kuran kimsenin olmasının üzücü olduğunu belirten Ensarioğlu, "Devlet girişimcilik konusunda bir politika oluşturmaya çalışıyorsa o zaman en az girişimci kadar risk alacaktır ve ilk sermayenin önemli bir kısmını aktaracaktır." dedi. Diyarbakır'da her yıl 60 civarında şirket kurulduğunu ve 50'ye yakın şirketin kapandığını ifade eden Ensarioğlu, açılan şirket sayısının Türkiye ortalamasının üstünde, kapanan şirket sayısının ortalamanın altında olduğunu belirtti. Bunu Diyarbakır'ın girişimcilik konusunda cesaretine bağlayan Ensarioğlu, çekirdek sermaye için destek gerektiğini dile getirdi.
Ensarioğlu, GAP Eylem Planı, teşvik mevzuatı, KOSGEB mevzuatları, İş-Kur mevzuatları ve Kalkına Ajansı ve Hibe Programlar gibi konularda cesur adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
KALKINMA VE GİRİŞİMCİLİK KURULU ÖNERİSİ
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise Diyarbakır'ın içinde yer alan coğrafyanın dünyada ilkleri başaran bir coğrafya olduğunu anımsattı.
İlk robotun icat edilmesi, buğdayın ve hayvanın ehlileştirilmesinin bu coğrafyada başarıldığını söyleyen Baydemir, "Varlık içinde bir boyutuyla da yokluğu yaşıyoruz. Muazzam bir turizm potansiyelimiz var. Diyarbakır en az Çin Seddi kadar ilgiyi hak etmektedir. Çin Seddi'ni yılda 3 milyon kişinin ziyaret ediyor. Dolayısıyla Diyarbakır'a her yıl 8-9 milyon insanı çekebiliriz." diye konuştu.
Kalkınma ve Girişimcilik Kurulu oluşturulmasını öneren Baydemir, "İçinde Vali Bey'in, Rektör Hanım'ın ya da üniversite içinde kalkınmaya ilgili akademisyenlerin, belediyenin, ticaret odamızın, borsamızın ve diğer departmanlarımızın olduğu bir kalkınma bir girişimcilik kurulu oluşturabilir miyiz?" Kurul her ay bir araya gelip, hangi bileşenlerin kalkınma sürecinde ne yapması gerektiğine dair bir temenni kararları çıkarabilir mi? Aynı zamanda kamuoyuyla paylaşabilir mi? Dolayısıyla kent olarak neyi ne zaman merkezi hükümetten isteyebileceğimizin de toplu duruşunu da ortaya koyabilir miyiz? Kanımca bunu başarabilirsek siz gençlere karşı olan sorumluluğumuzun gereğini de en azından yerine getirmiş olmanın çabasını ortaya koyarız." şeklinde konuştu.
Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu da çocukluk, lise ve üniversite yıllarında yaptığı girişimcilik denemelerinden bahsetti. Mutlu, 4, 5'inci sınıftayken evlerinin bodrum katını sinema salonu olarak işlettiğini söyledi. Film karelerinden oluşturduğu görüntüler sayesinde film yapıp arkadaşlarına belli bir bedel karşılığında izlettiğini söyleyen Mutlu, "Böylelikle çocukluk yıllarımda sinema salonu işlettim." dedi.
Lise yıllarından da örnekler veren Mutlu, bir sepetin içine piknik tüpü koymak suretiyle hafta sonları stadyum önünde ciğer sattığını, avukatlık stajı yaptığı yıllarda ise tulumba tatlısı sattığını anlattı. Vali Mutlu, büyük sermaye gerektirmeyen bu girişimcilikte en önemli sermayenin ailesinden aldığı özgüven olduğunu söyledi. Mutlu, emekli olduğunda da 5-6 hayvan alıp küçük işletme kurmak istediğini de sözlerine ekledi.