Devlet 28 Şubat mağdurlarından özür dilesin

28 Şubat döneminde başörtüleri nedeniyle pek çok sıkıntı yaşayan kadınlar duruşmayı ellerinde belgeler ve iddianame metinleriyle izledi.

Kezban Bülbül - Aynur Ekiz - Ayfer Mallı - Elif Özlem Karataş'ın haberi:

Mağdurlar yaşanan çilelerin ve tarihin yeniden tekerrür etmemesi için duruşmaya katıldıklarını söyledi

28 Şubat döneminin mağdur ettiği kesimler arasında ilk sırada gelen başörtülü kadınlar 28 Şubat'ın yargılanmaya başlandığı ilk gün mahkeme salonunda yeraldılar. 28 Şubat döneminde başörtüleri nedeniyle pek çok sıkıntı yaşayan okullarından ve işlerinden olan kadınlar, duruşmayı ellerinde belgeler ve iddianame metinleri ile birlikte izlediler. Duruşmayla ve geçmişte yaşananlarla ilgili duygularını anlatmalarını istediğimizde çoğunun elleri titredi, gözyaşlarına hakim olamadılar. Kadınlar, duruşmayla birlikte yaşadıkları zor günleri yeniden hatırladıklarını belirterek, mahkemenin 28 Şubat dönemine ilişkin gerçekleri ortaya çıkarmasını, sorumluları cezalandırmasını istediler.

'YÜREĞİM SIZLIYOR'

Van'da öğretmenlik yaparken görevden alınan ve davaya müşteki olarak katılan Leyla Güngör, mahkeme salonuna gelince kendisini yeniden yorucu bir yola çıkmış gibi hissettiğini belirterek, 'Yaşadığımız travmaları hiçbir şey düzeltemez, hala o travmalar bizimle birlikte. Hala yüreğim sızlıyor, hala yaşadıklarımı hatırlamak istemiyorum. Buraya katılmamın tek sebebi, yaşananlar tekerrür etmesin' dedi.

'DEVLET ÖZÜR DİLESİN'

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bir İmamhatip lisesinde öğretmen olan Hatice Kanan da 28 Şubat mağduru olarak davaya müdahil olan bir isim. 13 yıllık öğretmenken 2001 Mart ayında görevden atılan Kanan, 'Bütün hukuksuzlukların giderilmesini, hak kayıplarının telafi edilmesini ve devletin daha önce mağdur ettiklerinden özür dilediği gibi 28 Şubat mağdurlarından da özür dilemesini' istiyor. 28 Şubat döneminde yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan Kanan, o dönem görev yaptığı yerdeki Kaymakam ve Milli Eğitim Müdürü'nün başörtülü öğretmenlere üniversitelerdeki 'ikna odaları'na benzer bir uygulamada bulunduğunu söyledi.

'Tüm haklarımız iade edilmeli

28 Şubat'ta başörtüsü nedeniyle görevinden ihraç edilen öğretmenlere ait belgelerin aradan 15 yıl geçmesi nedeniyle arşivlere taşınması, belgelere ulaşımda sorun yarattı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı çağrının ardından da başvuru süreci sona erdi. Ancak göreve dönüş için başvuru yapamayan adayların hala bir şansı bulunuyor. Çünkü 6945 sayılı torba kanunla disiplin yönünden tekrar memurluk görevine dönmeleri için başvuru süresi 3 ay, aday memurluk sürecinde ise tekrar dönmeleri için 2 aylık süre öngörülüyor. Kanunun 2 Ağustos 2013 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, aday memurlara 2 Ekim, diğer memurlara ise 2 Kasım tarihlerine kadar başvuru süresi tanınması gerekiyor. 29 Ağustos'ta başvuru sürecinin sona ermesiyle ilgili olarak Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, 'Bakanlık, 29 Ağustos'a kadar başvuru yapmayanlar yönünden de bakanlıkça duyurulan başvuru süresinin geçirildiği zannıyla başvuru yapmayı düşünmeyenleri dikkate alarak kanunda öngörülen süreler çerçevesinde başvuru hakkı bulunduğunu duyurmalı, bu sayede yeni mağduriyetlere sebebiyet vermemelidir' dedi. Sadece başörtüsü yüzünden görevden atıldıklarını dile getiren Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Safiye Özdemir, 'Tüm yasal haklarımızla mağduriyetlerimizin giderilmesini haklarımızın iade edilmesini istiyoruz' dedi.

Özgürlük istedim diye üç kızımla hapse atıldım

28 şubat sürecinde başörtüsü ile ilgili yazdığı yazılar nedeniyle yargılanmaya başlayan 52 yaşındaki yazar Hüda Kaya daha sonra 4 kez hapse girdi. 3 yıl hapis yatan Kaya, 5 çocuğu ile birlikte ailece hapis yattı. 3 kızı ile birlikte aylarca idam kararıyla yargılanan Kaya dün başlayan 28 Şubat davasını izlemek için İstanbul'dan kalkıp gelen Hüda Kaya davaya niçin müdahil olduğunu şöyle anlattı: '28 Şubat sürecinde 1997'de ailemle yargılanmaya başladık. 98'de başörtüsü ile ilgili yazdığım bir yazıdan dolayı 312'inci maddeden hapse girdim. 20 ay ceza aldım. 99'da ise başörtüsü eylemlerinde o zaman Malatya İHL'ye giden üç kızımdan bir tanesi Özgürlük Türküsü okumuştu. Rahmetli olan kızım lise son sınıftaydı. Elinde fotoğraf makinesi ile olayları takip ediyordu. Hepsi Hüda Kaya'nın kızı olmak, özgürlük istemek, özgürlük isteyerek halkı kışkırtmak, İmam Hatip öğrencisi olmak, polisin götürdüğü vatandaşları elinde almak, ıslık çalmak saçma sapan iddialarla tekrar ailece hapse girdik. Okuldan alındılar çocuklarım. Birinci davada da 13 yaşında olan oğlumla birlikte yargılanmıştık. Cezaevinden yeni çıkmıştım bu sefer kızlarımla beraber tekrar cezaevine götürüldük. Ölen kızım için de buradayım, gelemeyen kızlarım için de gelemeyen on binlerce kızlarımız adına burdayım.'

Dersi bitirmeme izin verilmedi

Salonda bulunan kadınlardan biri 28 Şubat döneminde 19 yıllık matematik öğretmenliği görevinden alınan Fatma Akdoğan. Eşi Şahin Akdoğan'ın da aynı dönemde görev yaptığı ordudan atıldığını ve ailecek büyük sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Akdoğan, çocuklarının da yaşananlardan psikolojik olarak etkilendiğini dile getirdi. Görevden alındığını bir dersin ortasındayken sınıfa giren başka bir öğretmenin söylediğini belirten Akdoğan, 'Dersi bitireyim sonra dedim. Savunmam bile alınmadan görevden alındım' dedi. Mağduriyetlerinin halen giderilmediğini belirterek bu konuda beklentilerini sıralayan Akdoğan, mahkemenin de dönemin tüm sorumlularını cezalandırması gerektiğini dile getirdi.

Yeni Şafak

Güncel Haberleri