İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Lemi Tolunay, deri sektörünün gıda sektörünün artıklarından katma değer üretmeye çalıştığına dikkati çekti.
Müslüman ülkelerin ''Kurban Bayramı sırasında ham maddelerinin bollaşması'' gibi bir avantajı olduğunu aktaran Tolunay, Kurban Bayramı'nın deri sektörüne bir getirisi bulunduğunu ancak bunun çok başarılı bir getiri olmadığını söyledi.
Tolunay, Türkiye'de son bir kaç yıldır alınan tedbirlerin kesimlerin yüzde 15'ine tekabül ettiğini anlatarak, ''Kurbanlıkların geri kalan yüzde 85'i ehil olmayan ellerde, tamamıyla sokak aralarındaki kasaplar tarafından kesilip, derisi de tamamıyla bilgisizce, deri sektörünün kullanım şartlarına uygun olmayacak şekilde yüzülüyor. Bu deriler de birtakım kurumların eline kalıyor. Eskiden hiç olmazsa Türk Hava Kurumu vardı, Kızılay denetimli yapardı'' dedi.
''Deri, çok hızlı çürümeye başlar''
Derinin, organik bir madde olduğuna dikkati çeken Tolunay, derinin, gerekli tedbirlerin alınmaması, tuzlama ve ilaçlamanın yapılmaması halinde çok hızlı şekilde çürümeye başladığını belirtti.
Tolunay, bayramlarda bunlara dikkat edilmediğini ve bu işlemlerin doğru yapılmadığını ifade ederek, derilerin kasapların kontrolünde başarısızca yüzüldüğünü kaydetti.
''Derilerin ihracat endüstrisine fazla katkısı yok''
Lemi Tolunay, yanlış yüzme, ilaçlama ve tuzlama nedeniyle kurban derisinin, deri endüstrisi için çok önemli bir kaynak olmadığını vurgulayarak, bayramlarda elde edilen derilerin de sektöre büyük katkı sağlamadığını şu sözlerle anlattı:
''Katkı sağladığı ürünler, katma değeri ve getirisi yüksek ürün kalemleri arasında bulunamıyor. Dolayısıyla kurban derilerinden ayakkabı astarı, basit okul çantaları yapılıyor. Tüyü de yün endüstrisine gidiyor. Kurban derilerinin yanlış kesimi ve tuzlanmasından dolayı ihracat endüstrisine fazla katkısı yok. Derinin kalite standardını bilmek lazım. Deri öyle bir şey ki, her hayvanın üzerindeki deri farklı. Bir ceket üretmek için 7 veya 8 hayvanın derisini kullanmak zorundasınız. Bu 7-8 hayvanın renk, ırk olarak bütünlüğü gerekiyor. Mantıklı ve kaliteli ürün o şekilde ortaya çıkar. Kurban derisinde bunu sağlayamıyorsunuz. Çok değişik ırktan hayvanlar kesiliyor, hepsi bir araya toplanıyor. Zaten tuzlanıp ilaçlanamadığı için yüzde 40'ı fire veriyor. Dolaplama esnasında bakıyorsunuz deri akmış, çürümüş.''
''Türkiye'nin kaliteli ham maddeye ihtiyacı var''
Üretim için ham deri olarak ya İtalyan, İspanyol kalitelerinin ya Trakya kuzusundan elde edilen derinin ya da Akdeniz Bölgesi'nde yetişen merino tipi hayvandan elde edilen derinin kullanılması gerektiğini dile getiren Tolunay, Trakya kuzusunun miktarının çok az olduğunu, sayısı az olan ve Akdeniz çanağında yaşayan merino tipi hayvanın da mevsiminde adeta kapış kapış gittiğini anlattı.
Tolunay, hayvancılığın son yıllarda sancılı dönemlerden geçtiğini belirterek, ''Türkiye'nin kaliteli ham maddeye ihtiyacı var. Canlı hayvan yetersizliği de var. Hayvancılık zor ve meşakkatli bir olay. Hayvan, ne tatil ne de bayram dinler. 365 gün bakım ve ilgi ister. Hollanda ve Almanya'da hayvancılık büyük devlet teşvikleriyle oluyor. Ülkemizde de var ama yetersiz. Türkiye'de hayvancılığın artık biraz daha entegre ve dev tesislerde yapılması lazım. Bu işlere başlandı ancak daha çok başındayız. Bakanlıkla yaptığımız görüşmede bu konuda tedbirler alındığını duyuyoruz'' diye konuştu.
Haber7