Demokratik açılıma doğru (9) Katılımcı siyaset ve...

İsmail BERK

Demokratik açılıma doğru (9) Katılımcı siyaset ve STK için şeffaflık demokrasisi

Demokratikleşmenin ana yapısı için üzerinde çalışmaya değer bulduğumuz diğer maddelerimize gelince;

13- Siyaset erkinin katılımcı, rekabetçi, taban siyasetine dayalı bir siyasi partiler yarışına çekilmesi ve mutlak halk iradesinin mecliste taçlandırılmasıdır.
Siyaset demokratikleşmedikçe, demokratikleşme siyasetinde kadük kalmaktadır. Çok partili demokrasimizin, askeri vesayetle birlikte siyasetin şeffaf ve toplumun temsiline ve eğilimine uygun aday belirleme yöntem ve yollarına açık olmamasından kaynaklanan sıkıntıları vardır.
Siyasi partiler yasası acilen değişmeli, seçim barajı düşürülmeli ve aday belirleme yöntemleri daha katılımcı olmalıdır.

14- Açık medya, açık toplum, şeffaf ticaret, demokratik grup/cemaat/ STK’lar  için gerekli sivil düzenlemeler yapılmalıdır.  Medyanın darbe çığırtkanlığı yapmaması, meşru zeminlere ve milli iradeye saygılı olmasını sağlayacak  ve hak ihlallerine yol açan yanlı ve yanlış haberleri  sorgulanabilmelidir.
Sivil toplum kuruluşlarının periyotlara bağlı yönetim kurullarının değişmesi,  amaçları ve görevleri içinde kalmaları, meclise saygı duymaları, milli iradeyi hazmetmeleri için devlet kaynaklarından  ve rejim bağlantılı yönlendirilmelerden uzak tutulmalıdırlar.
Düşünce gruplarının ticaret ve siyaset dışı aktivitelerini rahat yapabilmeleri için kamu kurumlarının bütün altyapı ve tesislerini kullanacak şekilde özendirilmeleri sağlanmalıdır.
Devlet; kültür, eğitim, sanat ve irfan merkezli sosyal ve yardımlaşma ağırlıklı bu tür faaliyetlerde taraf olmadan ve çekince koymadan sosyal devletin bir hizmeti ve faydası olarak görmelidir.

15- Meslek odaları ve sendikaları, hızlı değişebilir ve yenilenebilir yönetim kurulları ve sistemleri ile dinamik ve değişken olmaları sağlanmalıdır. STK’lar,“Sendika ağaları” kanaatini pekiştiren, ayrılanın yerine sultasını devam ettiren  “derin yapı”ların sürdüğü düzenler değişmelidir. Buna ciddi çözümler bulunmalıdır.
Batı standartlarında sendikacılık icra edilirken, İLO sözleşmelerine uygun  uygulamalar esas alınmalıdır. Savunuculuk boyutu ihmal edilmeden emek ve ücret dengesi sağlanmalıdır.

16- Üniversitelerin öğretim dışında ar-ge tabanlı, toplumla paylaşılır ve en aykırı sözü/fikri/tezi ortaya koyacak cesarette ilim adamlarına kuvvet vermesi veya ilim adamlarının bu yolu kendilerine açması sağlanmalıdır. Özgür üniversite,bilim özerkliği ve özgür beyin üretimini temin etmelidir.
Demokratik zeminin en farklı tartışma,araştırma ve söylemleri üniversitelerde geliştirilmelidir.
Kanaat önderleri için kürsüler açılmalı,enstitüler kurulmalıdır.

17- Güneydoğunun  Marksist temelli bir örgütten ve Kemalist menşeli bir rejimden kurtulma istidadı ve Kürtlerin dindar, kapalı, eğitimsiz ve işsiz olmalarının sürüklediği, ırkçı/Türkçü rejimin tahrik ve haksızlıklarıyla oluşan terör ve onun türevlerinin, asla çözümün parçası olamayacağı bilinerek ona göre insanileşme ve Anadolu kardeşliği temelinde demokratikleşme sağlanmalıdır.
Demokratikleşmenin olabilmesi için insanileşme sürecinde istihdam,köye dönüş,yaşam standartlarının ciddi anlamda iyileştirilmesi aciliyet kazanmıştır.

18- Kürt-Türk kardeşliğinin, kendini, kültürünü, dilini ve örfünü yaşamaya ve farklılığın koruyucu bir beraberlik güvencesi olduğuna,halkı inandıracak mesajlarla ve şefkatli devlet yaklaşımları ile desteklenmesi şarttır.
Bu anlamda sivil kuruluşlar,cemaatler ve toplumu etkileyen şahsiyetler iş birliği yapmalı,halkın moral gücünü ve milletin birliğini arttıracak söylemlere ağırlık vermelidirler. Özel programlar ve projeler hayata geçirilmelidir.

19- Bediüzzman’ın Medresetü'z-Zehra projesi, günümüz şartlarında uygulanabilir projeler serisi ile ortaya konulması (mesela e-learning /uzaktan eğitim, yerel çalışma/eğitim atölyeleri, halkla şefkat ve sevgi seminerleri, STK güçlendirmeleri, Marifet eğitimleri, Din hakikatinin bilimle kol kola örneklerinin gösterilmesi, pratik sonuçlar v.s.) öncelikle Risale-i Nur mensuplarının her katmana taşıması gereken bir sorumluluk olarak görülmelidir.
Bu meyanda bilim adamlarının öncülük edeceği müzakere zeminleri ve platformlar oluşturulmalıdır.

20- Ailede çocuğu merkeze koyarak anne-baba iletişimini gündeme alacak eğitim projeleri yapılmalıdır. Aile içi demokratikleşme ile  paylaşım kültürü kazanma,katılımı arttırma, sıkıntıyı değil ferahlamayı ve çözümü konuşarak zihni rahatlama sağlayacak mutlu mekanlar kılmayı sonuç verecek hedefler ortaya konulmalıdır. Şefkat elçiliği misyonu,ailede oluşacak sevgi iklimine bağlı olarak şefkat kahramanları anneler/kadınlar üzerinden yürütülebilir.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.