Risale Haber-Haber Merkezi
Eski askerî hâkim ve askerî savcı Faik Tarımcıoğlu, “Islak imza” tartışmalarıyla gündeme gelen darbe planının bir ekip tarafından yapıldığını söyledi. Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e konuşan Tarımcıoğlu’nun sözleri:
Genelkurmay Karargâhı’nda bir darbe planı hazırlandığı ortaya çıktı. Planı bir albayın hazırladığı anlaşıldı. Bir ihbar mektubu ise emri bir orgeneralin verdiğini ileri sürdü. Sizce bu planın hazırlanmasını kim emretti?
Böyle bir planın hazırlanmasını ancak Genelkurmay İkinci Başkanı emredebilir. Çünkü bir karargâh planının hazırlanması emrini ancak karargâh komutanı verebilir. Karargâh komutanı da Genelkurmay İkinci Başkanı’dır. Ayrıca bu planı Genelkurmay’da tek başına bir albay hazırlayamaz.
Bu tür bir eylem planını kaç kişi hazırlar?
Muhtevasına bakarak söylüyorum... Bu eylem planı bir kâğıt parçası olamaz. Bunun gibi planlar 30-40-hatta 50 kişilik bir ekip tarafından hazırlanır. Bunun için çeşitli birimler görevlendirilir. Önce planın taslağı hazırlanıp, Daire Başkanı’na sunulur, ki o Daire Başkanı, genellikle Genelkurmay Harekât Dairesi Başkanı’dır.
Rütbesi nedir daire başkanının?
Korgeneraldir. Sonra bu taslak Genelkurmay İkinci Başkanı’na verilir. O da sonra Genelkurmay Başkanı’na sunar.
Böyle bir planın hedefi neydi ya da kimdi?
Bu plan, 22 Temmuz seçimlerine bir tepkidir. Çünkü o seçim yenilgisinde büyük bir travma yaşadılar ve bu harekât planını hazırladılar. Hedef, hükümeti devirmek ve cumhurbaşkanlığı kalesini geri almaktır. Bir diğer hedef de hükümete destek veren Gülen Cemaati’ni ezmektir. Planda yer alan Alevilere yönelik eylemler de, toplumda huzursuzluk yaratmak içindir.
Niye özellikle Aleviler seçiliyor?
Çünkü toplumda huzursuzluk yaratmak için ya Türk-Kürt savaşı çıkartacaksın, ya da Alevi-Sünni kavgası yaratacaksın. Bunun başka bir yolu yoktur. Aslında 27 Mayıs da, 12 Eylül de hep toplum mühendisliğini içeren bu tür eylem planlarıyla yapıldı. 12 Eylül öyle müthiş bir harekât planıydı ki, bir düdükle bir saat içinde bütün Türkiye’ye en ücra karakollara kadar hâkim olundu.
Peki, şimdiki eylem planı uygulandı mı? Yoksa kâğıt üzerinde mi kaldı?
Muhtevasına dikkatle baktığımız zaman bir sürü uygulanmış şeyler var bu planda. Bu bir psikolojik harekât olduğu için önce gazetelerin manşetlerine bakmak lazım. Psikolojik harekâtın izlerini ve planın uygulanıp uygulanmadığını gazetelerin manşetlerinde, televizyon haberlerinde mutlaka görürsünüz. Televizyonlarda konuşmalar olur, birileri çıkıp avaz avaz bağırır.
Genelkurmay’ın psikolojik harekâtı medyayla bu kadar iç içe midir?
Evet, maalesef öyledir. Üstelik bu ilişki, bir bayrak yarışı gibi devam eder. Komuta kademesinin değişmesi pek bir şey değiştirmez. Hükümeti devirme planları yapılmaya devam eder ve bu planlar uygulanmak için müsait bir ortam beklerler. 22 Temmuz seçimlerine dönersem...
…
İhbar mektubunu yazan subay, Genelkurmay Başkanı’nın bu plandan haberdar olduğunu söyledi. Sizce Org. Başbuğ bu plandan haberdar mıydı? Ya da şöyle sorayım Genelkurmay Başkanı’ndan habersiz böyle bir plan hazırlanabilir mi?
Hazırlanabilir ama genelkurmay başkanının böyle bir plandan haberinin olmaması mümkün değildir. Planın emrini vermemiş olabilir ama sonunda mutlaka bilgisi olur. Çünkü plan hazırlandıktan sonra ona arz edilir. Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde 367 tartışmalarının yapıldığı sırada yaptığı bir konuşma çok sonra internet sitelerine düştü. Bu ses kaydında Karadayı “aksi olursa, Genelkurmay gereğini yapar” diyordu. Bu ne demektir?
Ne demektir?
Bu, “darbe planları yapılıyor” demektir.