Cuma namazındaki yön değişimi

Alaaddin BAŞAR
Cuma günü Camiye gitti. Namazdan sonra hem kendisine, hem aile fertlerine, hem de arkadaşlarına bol bol dua etti.
 
Bütün duaları kabul olmuş gibi bir his vardı içinde.
 
Kendisini çok hafiflemiş hissediyordu.
 
Her şeye bir başka türlü bakmaya başlamıştı:
 
Kuşlara baktı. Dünün yumurtaları bugün göz, kulak, kanat, ayak takmış uçuyorlardı.
 
İnsanları düşündü. Dünün bir damla suyu bugün düşünüyor, konuşuyor, iş yapıyor, namaz kılıyordu.
 
Üzerinde yürüdüğü toprağa bile bakışı değişmişti: Dünün ateş parçası üzerinde bugün güller bitmişti.
 
Salim  beyin Fatiha Suresi üzerinde yaptığı açıklamalar ruhuna tam manasıyla hükmediyordu.
 
Alemlerin Rabbinin terbiye fiilini her şeyde görüyor gibiydi.
 
Bütün alemleri  onun için ve ona göre terbiye eden Allah, Kur’an-ı Kerim’iyle de onun ruh alemini, kalp dünyasını, aklını, vicdanını,  hislerini terbiye ediyordu.
 
İşte o terbiye ilk meyvesini vermişti. Dün kahveye giden ayakları şimdi camiden geliyordu.
 
Dünün ölgün bakışları bugün canlanmıştı.
 
Sadece işini ve zevkini düşünen aklı, bütün varlık alemini düşünmeye ve onlardan hikmet dersleri çıkarmaya başlamıştı.
 
Çok mutluydu. Kâbe’yi ilk defa gören hacıların heyecanı vardı içinde.
 
Bu heyecanın aynı dozda devam etmeyeceğini biliyordu.
Ama olsundu.
 
O şimdi önemli bir noktaya gelmişti:
 
Artık kahvehaneye değil,  Kâbe’ye yönelmişti. 

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.