CRR’nin fuayelerinde, İstanbul Antik Sanat Galerisi’nin tertip ettiği Uluslararası Hilye-i Şerif Yarışması’na katılan 500 eser arasından dereceye giren 50 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Davut Bektaş, Ali Toy, Gulam Hüseyin Emir Hani ve Kerem Ali Şirazi’den müteşekkil jürinin 500 hilye-i şerif arasından seçtiği 50 hilye-i şerif levhası sanatseverlerin beğenisini kazandı.
Hilye-i Şerif sergisine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Milletvekili Muammer Güler, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile birlikte hat ve tezhip sanatçılarıyla sanatseverlerden oluşan yaklaşık 1.000 kişi katıldı.
Hilye-i Şerif yarışması sergisinin ödül töreninde gözlerim, hat sanatının duayen üstadlarını aradı… En azından, yarışmada ödül kazanan hattatların ödüllerini hocalarının elinden alması vakıa mutabık olabilirdi. Daha önce pek çok uluslararası hat sanatı yarışmasında jüri heyeti üyelikleri ve başkanlıklarında bulunan Reisü’l-Hattatin Hasan Çelebi, Üstad Hüseyin Kutlu, Fuad Başar ve Uğur Derman üstadlarımız programda yoktu.
Hilye-i Şerif sergisine katılan bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları levhaları tek tek inceleyip hattatından ve müzehhibinden bilgi aldıktan sonra düzenlenen törende, yarışmada derece alan hilye-i şeriflerin hattatlarına ödüllerini takdim ettiler.
Ödül töreni, fuaye alanı yerine CRR’nin konser salonu sahnesinde yapılsaydı daha güzel olabilirdi. Fuayede düzenlenen ödül töreni sergiye katılanların çok azı tarafından takip edilebildi.
HİLYE-İ ŞERİF YARIŞMASI BEKLENENİN ÜZERİNDE RAĞBET GÖRDÜ
İstanbul Antik Sanat A.Ş.’nin, Uluslararası Kültür Sanat Derneği UKSD ile birlikte düzenlediği Uluslararası Hilye-i Şerif 2011 Yarışması’na yüzlerce hat sanatçısı, birbirinden âlâ yüzlerce eserle katılarak rağbet gösterdi.
Hat sanatı camiasına, geçtiğimiz Nisan ayında ilan edilen sergiye dünyanın muhtelif coğrafyalarından 500 hat sanatçısı eser gönderdi.
Yarışmaya en çok Türk hattatları rağbet gösterdi. Organizasyona ülkemiz hattatlarının yanı sıra İran, Irak, Pakistan, Suriye, Mısır, Tunus, Fas ve Cezayir’le birlikte İngiltere ve ABD’de yaşan hat sanatkârları da eser göndererek sanat müsabakasında yerlerini aldı.
Uluslararası Hilye-i Şerif Yarışmasına Davut Bektaş, Kerem Ali Şirazi Ali Toy ve Gulam Hüseyin Emir Hani’den oluşan değerlendirme heyeti, 31 Mayıs 2011 tarihine kadar İstanbul Antik Sanat’a gönderilen/teslim edilen eserleri değerlendirmeye tabi tuttu.
İKİ AYRI KATEGORİDE 500 HİLYE-İ ŞERİF ESERİ YARIŞTI
Yarışmada hat nevileri iki kategoriye ayrılmış. Sülüs, Celi Sülüs, Muhakkak, Reyhanî, Celi Divani ve Kûfi hat nevileri birinci kategoride ele alınırken; Talik, Celi Talik, Hurde Talik ve Şikeşte Talik yazıları ikinci kategoride değerlendirilmiş.
Kanaatimce tüm hat nevilerinin tek bir kategoride değerlendirilmesi daha isabetli bir karar olabilirdi. Çünkü takdir edileceği üzere, hangi gerekçeyle olursa olsun, hiçbir yazı nevinin diğerine karşı bir rüçhaniyeti bulunmuyor. Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen uluslar arası bir hat yarışmasında da talik yazı nevinde birinci olan hattata sülüstekinden yüzde otuz kadar daha az bir ödül takdim edildiğini hayretler içerisinde gözlemlemiştik.
CEVAD HURAN CE AHMED FARİS RIZK BİRİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ PAYLAŞTI
Yarışma jürisinin yaptığı değerlendirmeler neticesinde 50 bin dolarlık Jüri Özel Ödülü ile Sülüs, Celi Sülüs ve Nesih hat dalının birincilik ödülü birleştirilerek Cevad Huran ve Ahmed Faris Rızk arasında paylaştırıldı.
Yarışmanın Sülüs, Celi Sülüs, Muhakkak, Reyhanî, Celi Divani ve Kûfi hat nevilerinden oluşan birinci kategorisinde ilk ona giren hattatların isimleri şöyle: Abdürrezzak Karakaş, Ziyad Mühendis, Midhat Topaç, Muhammed Ali Zahid, İhap İbrahim Ahmed Sabit, Cuma Muhammed Hemahir, Enver Abdüsselam Helevani, Muhammed Al Sai ve Diyad Abdullah…
Bu kategoride Ahmet Bursalı, Cumali Gündoğdu, Eyüp Kuşçu, Ferhat Şirhani, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Ahmed Sırrı, Hüseyin Türkmen, Levent Karaduman, Mahfuz Ubeydi, Muhammed Hüseyin Yusuf, Mustafa Cemil Efe, Nurullah Özdem, Resul Afşin Okur ve Said Abuzeroğlu isimli hattatlarımız mansiyon ödülüne layık görülmüş.
Talik, Celi Talik, Hurde Talik, Şikeste Talik hat nevilerinden oluşturulan yarışmanın ikinci kategorisinde dereceye giren ilk on eserin sahibi hattatların isimleriyse şöyle sıralanmış: Mahmood Rahbaran, Habib Ramazanpoor, Hamid Jafari, Peyman Sadatnejad, Seyed Natanzi, Mojtaba Sharifi, Meisam Soltani, Mostafa Abedeni, Seyedhaidr Moosevi ve Ali Piran…
Ahmamd Ahmadi, Mohammed Amin Binazizi, Ehsan Ahmedi, Ali Mogharen Askarî, Mehdi Mansoori, Seyed Rasol Aghamiri, Mirza Ahmad Ghaem, Mostafa Resaei, Seyed Ali Fakhari, Omid Namazian, Ramin Merati, Ghasem Samaadian isimli hattatlar ise ikinci kategoride mansiyon alan hattatlar. Bu kategorinin ne derece ne de mansiyon bölümlerinde hiç bir Türk hattatının yer almaması dikkatleri çeken bir husus oldu.
HAT ÖĞRENMEDİĞİM İÇİN HAYIFLANIYORUM
Hilye-i Şerif yarışmasında ilk 50’ye giren eserle, CRR’nin fuaye alanında sergilendi. Hilye-i Şerifler, hat yazıları kadar narin tezhipleriyle de dikkat çekti.
Tüm hilye-i şerifleri büyük bir dikkatle inceleyerek hattatları ve tezhipçileriyle fotoğraf çektiren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’le kısa bir sohbet etme imkânım oldu. Prof. Dinçer’e, Hilye-i Şerif sergisinde bulunmanın nasıl bir duygu olduğunu sordum. “Çok mutlu oldum buraya geldiğim için. Huzur buldum, eserlerin hepsi çok güzel” dedi. Prof. Ömer Dinçer’e hat sanatına ilgisinin olup olmadığını, hat meşki imkânı bulup bulmadığını da sordum. “Hat sanatına tabii ki her zaman ilgi duymuşumdur. Ama maalesef hat sanatına çalışamadım. Şimdi geriye dönüp bakıyor ve hat sanatına niçin çalışmadım diye hayıflanıyorum. Bir dönem sadece vitray çalıştım.”
Sergide milletvekili ve İstanbul eski valisi Muammer Güler’le de hasbıhal ettik. Güler’e hat eseri olup olmadığını sordum. Güler, “Hiç hat levham yok ama seviyorum bu sanatları” dedi ve ekledi. “İstanbul Valiliğim dönemimde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bu tür sergilere katılarak ev sahipliği yapmıştım. Ama bu serginin daha iyi özel sergi olduğunu söylemem gerekir.”
Yarışmada derece alan hattatlardan Mithat Topaç ve Nurullah Özdem ile de sohbet ettik. Müzehhipler Emine Geçtan ve Fatma Nur Tavaslı ile de görüştük… Fatma Nur Tavaslı, yarışmanın birinci kategorisinde üçüncülük ödülü alan Ziyad Mühendis ketebeli hilye-i şerif levhasını, kardeşi Hatice Kübra Tavaslı ile birlikte 4 ayda tezhiplemiş.
Emine Geçtan da aynı kategoride 13’üncülük ödülü kazanan Muhammed Cellûl’un hilye levhasını arkadaşı Zeynep Karakuş ile birlikte bir buçuk ayda tezyin etmiş. “Tezhip süreci çok stresliydi, yetiştirmek için epey zahmet çektim, tabir caizse bunalıma girdim. Ama sonunda şükür ki güzel bir eser ortaya çıktı” dedi müzehhibe Geçtan…
MARİFET İLTİFATA TABİDİR
İstanbul Antik Sanat A.Ş.’nin patronu Mehmet Çebi için de burada bir paragraf açmak gerekir. Bir zamanlar merhum Aydın Bolak, kaybolmak üzere olan tesbih sanatının/zanaatının ustalarına maaş vererek tesbihçiliğin bugünlere kadar gelmesinde büyük rol sahibi olmuştu. Mehmet Çebi de kendisine hilye yazan, mail kıta yazan hattatları hiçbir zaman boş çevirmemiştir. Böylelikle sanatkârlar kiralarını ödeyerek yeni eserler üretmenin peşinde koşmuştur. Mehmet Çebi gibi, Sami Tokgöz gibi koleksiyonerler, sanatkârlara sürekli siparişler vererek, yazılarını, levhalarını satın alarak klasik İslâm-Türk sanatlarının gelişmesine katkı yapmaktadır. Çünkü marifet iltifata tabi olup müşterisiz meta zayidir.
Program, ödül töreninin ardından bakanlar, sanatkârlar ve sanatseverlerin Büyük Dua (Cevşen) konserini izlemesiyle nihayete erdi.
Dünya Bülteni