İnternete düşen kayıt, Çiçek'in iki kez tutuklandıktan sonra serbest kaldığı soruşturmayı etkilemek için çeşitli girişimlerde bulunduğunu ortaya koyuyor.
Dursun Çiçek, 1 Temmuz ve 13 Kasım 2009'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 'oyçokluğuyla' serbest bırakıldı. Gerekçe, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100'üncü maddesindeki "kaçma ve delilleri karartma şüphesi" bulunmaması hükmüydü. TCK'nın 312. maddesine göre "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "Ergenekon terör örgütü üyeliği" suçundan tutuklanan ve halen bu suçlardan şüpheli olan Çiçek'e ait olduğu ileri sürülen ses kaydı, bu gerekçelerin ortadan kalktığını gösteriyor. Çiçek'in hakkındaki soruşturma için üst makamlarla irtibata geçtiği, muhalefet partisinin desteğini almak için Deniz Baykal'la görüşme yaptığı görülüyor. Çiçek'in serbest bırakılma gerekçesi olan CMK'nın 100/2 maddesi şöyle: "Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni varsayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma". Bu hususlarda kuvvetli şüphe oluştuğu takdirde şüpheli ve sanığın tutuklanacağı belirtiliyor. Çiçek'in bu maddenin iki fıkrasını da ihlal ettiği görülüyor. Yani mahkemelerin Çiçek'i serbest bırakma gerekçesi ortadan kalktı.
Zaman