Cezayir ordusundan rehine krizine kanlı son

Cezayir, Büyük Sahra Çölü’ndeki rehine krizini dördüncü gününde kanlı bir şekilde bitirdi.

Cumali Önal'ın haberi:

 El Kaide bağlantılı olduğu öne sürülen militanlara dün bir operasyon daha düzenleyen Cezayir özel birlikleri 11 militanı öldürdü.

Ancak yetkililer, operasyonun başlamasıyla birlikte militanların da ellerindeki 7 rehineyi öldürdüğünü ifade etti. Rehinelerin militanlar tarafından mı, yoksa operasyonda Cezayir askerlerince mi öldürüldüğü ise kesinlik kazanmadı. Operasyondan kısa bir süre önce militanların lideri olduğu belirtilen Abdurrahman el Nigeri, Cezayir hükümetinin ya kendileriyle pazarlık yapacağını veya rehineleri ölüme terk edeceğini açıklamıştı. Geçtiğimiz çarşamba günü sayıları tam olarak belirlenemeyen militanlar Büyük Sahra Çölü’nde Libya sınırına yakın Tiganturin bölgesindeki In Amenas doğalgaz tesislerini basarak yüzlerce Cezayirli ve yabancı çalışanı rehin almıştı. Eylemden hemen sonra Cezayir birliklerinin düzenlediği operasyonda çok sayıda militan ve rehine ölmüş, operasyon olayda vatandaşlarını kaybeden bazı ülkelerin de tepkisini çekmişti. Cezayirli yetkililer rehine eylemini sona erdiren dünkü operasyona kadar en az 12 rehinenin öldürüldüğünü açıklamıştı. Cezayir özel kuvvetleri dün gün içinde ise tesislerde yanmış 15 cesede rastladıklarını açıklamıştı. Batılı ülkeler hâlâ 20 civarında vatandaşlarının kayıp olduğunu belirtiyor. Dünyanın en büyük doğalgaz üreticilerinden biri olan Cezayir’in In Amenas’taki yatakları İngiliz British Petroleum (BP), Norveç firması Statoil ve Cezayir devlet şirketi Sonatrach tarafından ortak işletiliyordu.

Batılı gözlemciler Cezayir’in son operasyonunun, yönetimin terörist olarak adlandırdığı kişilere yönelik muamelesini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Cezayirli yetkililer, teröristlerle hiçbir şekilde pazarlık yapmayacaklarını vurgulamışlardı.

1991 yılındaki ilk demokratik seçimleri İslami Selamet Cephesi’nin kazanması ve ardından ordunun seçim sonuçlarını iptal etmesiyle ülke 10 yıl süren kanlı bir iç savaşa sahne olmuş, 200 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Son operasyon, Arap Baharı kıskacındaki Cezayir’in bu tür gelişmelere ne tür bir tepki vereceğinin en bariz delili olarak gösteriliyor.

Doğalgaz tesislerini basarak çalışanları rehin alan militanlar, Fransa’nın Mali’deki operasyonuna tepki olarak eylem gerçekleştirdiklerini öne sürüyordu. Fransa ise mevcut şartlar göz önünde bulundurulduğunda gerçekleştirdiği operasyonun haklılığının ortaya çıktığını savunuyor. Ancak bölgeyi 1960’lı yılların başına kadar işgal altında tutan, daha sonra da dolaylı yollardan bölgedeki ülkeleri kontrol eden Fransa’nın izlediği politikaların fakirlik ve yolsuzluklara zemin hazırladığı, bunun da bölgede radikalizmi doğurduğu ifade ediliyor.

Öte yandan, Mali’ye operasyon düzenleyecek Batı Afrika ülkeleri birliği ile ilgili belirsizlik sürüyor. Dün Fildişi Sahili’nin başkenti Abican’da toplanan Afrikalı liderlerin özellikle Mali’ye gönderilecek gücü kimin finanse edeceği sorusuna cevap aradığı belirtiliyor. Batılı diplomatlar da kimin ve ne tür bir mekanizmanın Mali’ye gönderilmesi planlanan 5 bin kişilik Batı Afrika birliğini finanse edeceğinin belli olmadığını ifade ediyor. Fransa’nın hava ve kara desteğiyle operasyonlarını sürdüren Mali ordusunun ise isyancıların eline geçen Konna’dan sonra Diabali kentini de geri aldığı ifade ediliyor. Ancak Mali ve Fransız birliklerinin daha ileri gitmeyerek, Batı Afrika birliklerinin gelmesini beklediği öne sürülüyor.

Zaman

Dünya Haberleri