Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Mü'min Suresi 45-52. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
45 . Nihâyet Allah onu, kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu; Fir‘avun âilesini ise o azâbın kötüsü kuşatıverdi.
46 . (O kötü azab) ateştir! (Onlar) sabah akşam ona arz olunurlar. (1) Kıyâmet kopacağı gün ise: “Fir‘avun âilesini azâbın en şiddetlisine sokun!” (denilecektir).
47 . O vakit (Cehennem ehli) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar o büyüklük taslayanlara der ki: “Gerçekten biz (dünyada iken) size tâbi‘ olanlar idik. Şimdi siz ateşin birazını olsun, bizden def‘ edebilir kimseler misiniz?”
48 . Büyüklük taslayanlar (da): “Doğrusu biz hep berâber onun içindeyiz; şübhesiz ki Allah, kullar arasında gerçekten hükm(ünü) vermiştir” derler.
49 . Artık ateşte olanlar Cehennemin bekçilerine der ki: “Rabbinize (bizim için) duâ edin, (hiç değilse) bir gün olsun, bizden azâbı hafifletsin!”
50 . (Cehennemin bekçileri:) “Size peygamberleriniz mu‘cizeler getirmiyorlar mıydı?” derler. Onlar: “Evet (getiriyorlardı)!” derler. (Bunun üzerine bekçiler:) “Öyle ise (kendiniz) duâ edin!” derler. Hâlbuki kâfirlerin duâsı, ancak boşuna (yorulmak)tır. (2)
51 . Şübhesiz ki biz, peygamberlerimize ve îmân edenlere, hem dünya hayâtında, hem şâhidlerin (ameller için şâhidlik etmek üzere) ayağa kalkacakları o günde elbette yardım ederiz.
52 . O gün zâlimlere, özür dilemeleri fayda vermez; artık onlar için lâ‘net vardır ve yurdun kötüsü onlarındır.
1- Kabir azâbının delillerinden biri de bu âyet-i kerîmedir. (Nesefî, c. 4, 118)
2- Cehennem bekçilerinin kâfirlere: “(Kendiniz) duâ edin!” demelerinin sebebi, kâfirlerin onlara: “Ne olur! Bizim buradan çıkıp kurtulmamız için bir de siz yalvarsanız!” diye teklifte bulunmalarıdır. (Beyzâvî, c. 2, 343)