Bu ülkede 'Kafes planı' çıkmadı mı?

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in Şişli'deki gazete binasının önünde katledilişinin 3. yıldönümünde binlerce kişi, olayın işlendiği yerde bir araya geldi.

Soğuk ve karlı havada katılanlar, 'Hrant için adalet için' diye bağırdı. Agos gazetesinin penceresinden kalabalığa hitap eden Hrant Dink'in oğlu Arat Dink, "Burası tuhaf bir ülke. Bu ülkede insan babası öldükten 3 yıl sonra bile ağlamaktan utanıyor. Nasıl utanmasın ki? Daha 12 yaşındaki bir çocuğun bedeninden 13 tane devlet kurşunu çıkarılıyor. Bu ülkede insan babasının ölümüne nasıl ağlasın?" diye konuştu.

Aradan geçen 3 yıla, hesabı sorulacak 3 yılın daha eklendiğini söyleyen Arat Dink, bu sürede babasının katillerinin kendi ailesiyle alay edişinin medyada en çok yer bulan şeyler olduğunu söyledi. Babasının, ölümünden 3 gün önce İstanbul Valiliği'ne çağrılarak tehdit edildiğini yazdığını belirten Dink, "Mahkemeye, o iki kişiyi sormasını istedik. Valilik, 12 buçuk sayfa masal anlattı, dalga geçti. Avukatlarımız mahkemeden tekrar cevap yazılmasını istedi. Mahkeme gerek olmadığını söyledi. Bu kez mahkeme bizimle dalga geçti. Valilik bu devletin İstanbul'daki temsilcisi değil miydi?" şeklinde konuştu.

Konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan ve ses tonu yükselen Arat Dink, "Benim bu öfkemden sonuç çıkarıp cam ve çerçeve indirenlere yuh olsun. Ben de Agos'un güvenlik bölümünün çerçevesini, babamın büstünü kırıp parçalamak istiyorum. Çünkü büstleri sevmiyorum, insanları seviyorum." dedi.

Konuşmasının sonunda kalabalığa "Bu ülkede daha geçen yıl Kafes planı çıkmadı mı?" diye soran Hrant Dink'in oğlu şöyle devam etti: "Orada 'Hrant Dink operasyonu' ifadesi geçiyor. Orada sadece bunu mu söylüyor? Gayrimüslimler üzerinde korku salmaktan bahsediyor." ifadelerini kullandı. Arat'ın son sözleri şu oldu: "Yüzyıl önce avdık. Şimdi yem olduk."

Hrant Dink'in karısı Rakel ise anma toplantısına katılanlara, "Hoş geldiniz, acılarımızı birlikte paylaştığımız akrabalarımız, sevgili kardeşlerim. İnadına arkadaşlık ve sevgi yolunda olacağız. İnadına birlikte yürüyeceğiz." sözleriyle seslendi.

Anma toplantısına katılanlar Dink'in gerçek katillerinin bulunamamasını, 'Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeni'yiz', 'Faşizme inat kardeşimsin Hrant', 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' gibi sloganlarla haykırdı. Öldürüldüğü saat 15.00'te saygı duruşuna geçen kalabalığa Hrant Dink'in ses kaydı Agos'un hoparlörlerinden şöyle seslendi: "Benim üzerime gelinmesinin temel nedeni Sabiha Gökçen'in Ermeni bir yetim kızı olduğunu ve Atatürk'ün onu bir Ermeni yetimhanesinden evlatlık aldığını yazmam oldu. Genelkurmay, 'Bu yazıyı yazan bu ülkenin bütünlüğüne nifak sokmuştur.' dedi. Ertesi gün bana 'sana haddini bildireceğiz' dediler. O günden sonra bana 301'den dava açılıyor. Haddim bildirilmeye çalışılıyor." Dink'in bu sözleri üzerine kalabalıktan 'Hrant'ın katili Ergenekon' sesleri yükseldi.

Bu arada saat 15.00'te törenin başlayacağı duyurulmasına rağmen iki saat öncesinde gazetenin önüne yığılan kalabalığa geçen sürede Sezen Aksu'nun Hrant Dink için yazdığı 'Güvercin', Selda Bağcan'ın 'Güvercinleri de Vururlar' şarkısı ve Kardeş Türküler'in Ermenice okuduğu 'Sarı Gelin' türküsü ve Zülfü Livaneli'nin 'Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor' türküsü eşlik etti.
Zaman

Güncel Haberleri