Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Sad Suresi 59-70. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
59 . (Azgınların elebaşlarına:) “İşte bunlar, sizinle berâber körü körüne (ateşe) girecek bir topluluktur” (denilir). (Fakat reisler:) “Onlar rahat yüzü görmesin! Çünki onlar (kendileri hak ettiği için) ateşe gireceklerdir” (derler).
60 . (O elebaşlarına uyanlar ise:) “Hayır! (Asıl) siz rahat yüzü görmeyin! Bunu bizim başımıza siz takdîm ettiniz (siz getirdiniz). Artık o ne kötü karargâhtır!” derler.
61 . (Yine onlar:) “Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim takdîm etti (getirdi) ise, artık ona ateşteki azâbı bir kat daha artır!” derler.
62,63 . (Azgınların reisleri) yine derler ki: “Bize ne oldu ki, (dünyada iken) kendilerini kötülerden saymakta olduğumuz adamları (fakir Müslümanları burada aramızda) göremiyoruz?” “Onları alaya alıyorduk; yoksa (buradalar da) gözler(imiz) mi onlardan kaydı?”
64 . Şübhesiz ki bu, ateş ehlinin (böyle) birbirleriyle çekişmesi elbette haktır.
65,66 . De ki: “Ben ancak (Allah’ın azâbını haber veren) bir korkutucuyum! Vâhid (bir olan), Kahhâr (herşeyden en üstün) olan Allah’dan başka hiçbir ilâh yoktur. (O,) göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, Azîz (kudreti dâimâ üstün olan)dır, Gaffâr (çok bağışlayan)dır.”
67,68 . De ki: “Bu (Kur’ân), büyük bir haberdir! Siz ondan yüz çeviren kimselersiniz.”
69 . “(Onlar Âdem hakkında) tartışırlarken benim o mele-i a‘lâ (melekler topluluğu) hakkında hiçbir bilgim yoktu.”
70 . “Ben ancak apaçık bir korkutucu (peygamber) olduğum için bana vahyediliyor.”