Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-ı Hak (c.c), Sad Suresi 45-58. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:
45 . (Ey Habîbim!) Kuvvet ve basîret sâhibi kullarımız İbrâhîm’i, İshâk’ı ve Ya‘kūb’u da an!
46 . Çünki biz onları, hâlis (bir haslet) olan âhiret düşüncesiyle ihlâslı (kimseler) kıldık.
47 . Gerçekten de onlar, bizim katımızda elbette seçilmişlerden, en hayırlı kimselerdendir.
48 . İsmâîl’i, Elyesa‘ı ve Zülkifl’i de an! Hepsi de en hayırlı kimselerdendir.
49,50 . Bu, (onları güzel) bir yâd etmedir! (1) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri için, gerçekten güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olan Adn Cennetleri vardır.
51 . Orada (o gün artık tahtlar üzerinde) yaslanmış kimselerdir; orada (dilediklerinden) birçok meyveler ve içecekler isterler.
52 . Yanlarında da (kocalarından) başkasına bakmayan aynı yaşta olan (zevce)lervardır.
53 . (İşte) bu, hesab günü için va‘d edilmekte olduğunuz şeylerdir.
54 . Şübhesiz ki bu, gerçekten bizim (verdiğimiz) rızkımızdır; onun tükenmesi yoktur.
55,56 . Bu (böyledir)! Şübhesiz ki azgınlar için de elbette kötü dönüş yeri, Cehennem vardır; oraya girerler. Artık o ne kötü yataktır!
57 . Bu (böyledir!) İşte tatsınlar onu; bir kaynar su ve bir irin!
58 . Ve bunun şeklinden başka çeşit çeşit (azablar) vardır.
1- “Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’a bak ki: O Zât (ASM) herkesçe müsellem (kabûl edilen) ümmîliğiyle (okur-yazar olmamasıyla) berâber, geçmiş enbiyâ (peygamberler) ile kavimlerinin ahvâllerini (hâllerini) görmüş ve müşâhede etmiş gibi Kur’ân’ın lisânıyla söylemiştir. Ve onların ahvâlini, sırlarını beyân ederek âleme neşr ü i‘lân etmiştir (duyurmuştur). Bilhassa naklettiği onların kıssaları (ibretverici hikâyeleri), bütün zekîlerin nazar-ı dikkatlerini celb eden (dikkatli bakışlarını kendine çeken) da‘vâ-yı nübüvvetini (peygamberlik da‘vâsını) isbât içindir.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 158)