Bu da Geçer Yâ Hû!

Habip ARTAN

Vaktin bereketi 

Birçok insan gibi biz de evde mecburen home-ofis çalışıyoruz. Gün içinde insanların yollarda geçirdiği süreler ve bir takım lüzumsuz zaman harcamalarını içinden çekip alırsanız bir hayli vakit kalıyor. Zaman tasarrufu önemli tabii, bir-iki ay evvelinde, günlerin de kısa olmasını göz önünde bulunduracak olursam, kendi kendime şikâyet ediyordum. “Bu günler, haftalar, aylar ve hatta seneler çabuk geçiyor, kazançlarımızda olduğu gibi vakitlerde de bereket kalmamış” diyordum. Bir türlü taleplerimizi ve istediklerimizi yetiştiremiyorduk. Hızlı koşuşturmalar, yetmeyen vakitler, adeta bizi çepeçevre sarmalamıştı. Ardından tabi ki buna bağlı olarak farkında olmadan meydana gelen stres ve sair sıkıntılar baş gösteriyordu. Yine de bizler çok şükür gönüllü STK‘lar vasıtasıyla bir araya gelebiliyor dini sohbetlerimizi yaparak bir nevi rahatlıyorduk ama bir de bu ortamları eline geçiremeyen veya düşünmeyen, düşünse ve bulsa bile nefsine ve zamana yenik düşerek bu manevi atmosfere katılmayanlara ne demeli.

Hane halkına zaman ayırmak 

Haliyle evde kalınarak, zamanın bereketli ve yeterli olduğunu gördüm. Bu zaman zarfında Kur’an-ı Kerim tilaveti, Risale-i Nur okumaları, ailece topyekun evdeki misafir sultan papağanımız da dahil olmak üzere her akşam derslerimizi muntazaman yapıyoruz. Evdeki her bireyin mutfak ve temizlik işlerinde birbirine yardım etmesi, ev hanımlarının kıymetini bir kez daha anlamamızı sağlıyor. Bu arada biz emekliliğe adım atmış insanların evde emeklilik provası yapmış olmalarını da ayrıca bir kazanım olarak kaydetmemiz gerekiyor.

Atmaca kuşu, serçe kuşu

Atmaca kuşu serçe kuşunun istidadını geliştirir derler ya, aynen bunun gibi bizler de STK aracılığı ile bugüne kadar yapmış olduğumuz sohbetlerimize bir süreliğine ara verdik. Ama yeni stratejiler geliştirdik, şartlara kendimizi adapte etmeyi ihmal etmedik. Gerek on-line ve gerekse of-line e-toplantılar, e-sohbetler yaparak bunları sosyal medya ve diğer medya ortamlarında paylaşarak elimizdeki hakikatlerin daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflerken içeride de canlılığı muhafaza etmeyi ve Risale-i Nurların okunmasını sağlamış olduk. 

Bu da geçer Yâ Hû!

Kovid-19 pandemisi dünyayı derinden kasıp kavurmaya devam ederken, bizler de Risale-i Nurlardan aldığımız derse binaen deriz ki: “Evet, evet! eğer sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağamatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder.” (Tarihçe-i Hayat, Risale- i Nur Külliyatı)

Vesveseye meydan vermeden, moralimizi bozmadan tedbirlerimizi alarak ilahi takdire de rıza göstermekten başka çaremiz yok. Mevlâm neyler, neylerse güzel eyler deyip, gelen musibet ve hastalıkların bir şekilde vazifesini yapacağını ve ardından çekip gideceğini düşünmek ve ona göre davranmak elzemdir. Bize kalan kâr; bu hastalığın misafirlik süresinde sabır, sebat ve şükür etmeyi elden bırakmayarak musibet zamanının uzun olmasını da hesaba katarak baki ömür sermayesini burada kazanmaya çalışmaktır. Rabbimin lütfu da hoş kahrı da hoş. Dert veren Allah dermanını da verirmiş diyerek ümitvar olmamız gerekir. Bu duygu ve düşünceler ile tüm okuyucularımızın Berat gecesini tebrik eder, başta Alem-i İslâmın ve ülkemizin kurtuluşuna ve uyanışına vesile olmasını Cenab-ı Mevlamdan niyaz ederim. Allah’a emanet olunuz.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.