İsmail Efe'nin Haberi
İzmir Musevi Cemaati Başkanı Jak Kaya, "Biz de konuyu hayretle karşıladık. Böyle bir davranış, İsviçre gibi medeni bir ülkeye yakışmadı. Aynı zamanda insan haklarıyla da ilgili. İnanç, bir insan hakkı. Bunun referandumla sınanması, oylanması söz konusu olmamalı. Ayrıca minarenin camiden farkını ben bilemiyorum. Mimariye de bir müdahale oluyor. Cami kabul, minare kabul değil. Madem bu tarzda inanan insanlar var, sen kilisenin kulesini, havranın çanını kaldırıyor musun da caminin minaresini kabullenmiyorsun? Dolayısıyla çok üzüntü verici bir durum. Böyle bir düşünceyi kınıyoruz." dedi.
Türkiye'de havraların kapatılmasıyla ilgili bir referandumun da buna benzeyeceğini vurgulayan Kaya, şunları kaydetti: "Ben Türkiye vatandaşıyım. İstediğiniz kadar referandum yapın, vatandaşlık sizin olduğu kadar benim de hakkım. Dolayısıyla benim dinimin değişik olması hiçbir şeyi değiştirmez ki. İsviçre'de de bu böyle olmalı, kişisel insan hakları korunmalı."
Merkezi İzmir'de bulunan Protestan Kiliseler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şahin de İsviçre'deki referandumun sonucunun, inanç özgürlüğü açısından vahim bir durum olduğunu vurguladı. Şahin, "İsviçre halkının çoğunluğunun böyle düşünmediğini sanıyorum. Maalesef sadece bu görüşü savunanlar sandığa gitmiş herhalde. İnanç özgürlüğü alanında sandığa gidilmesi yanlış. Böyle bir demokratik hakkın olmaması lazım. Şimdi Türkiye'de bir referandum olsa, kiliseler istenmese, bu demokratik hak olur mu? Bu bir anlamda faşizmdir. O bakımdan her hak, her oylama demokratiktir diyemezsiniz." şeklinde konuştu.